10. Ceza Dairesi 2022/14402 E. , 2023/11066 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2021/33 Esas, 20217135 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 05.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.08.2022 tarihli ve 2022/3126 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113389 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113389 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha evvel 30.11.2016 tarihinde işlemiş olduğu aynı suç nedeniyle Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2017 tarihli 2016/15045 soruşturma, 2017/2 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve denetim süresi içinde yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle açılan kamu davası sonucunda Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2017/488 Esas, 2019/226 Karar sayılı kararı ile sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair karar verildiği, anılan kararın 16.12.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla,
Yapılan incelemede, Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli kararına konu yargılamada Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye erteleme kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı olmaksızın kesin olarak olarak verildiği,
.... Şüpheliye anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu itibarla sanığın uyuşturucu kullanmak suçundan sonraki yargılamalarına ilişkin de kovuşturma şartı gerçekleşmeyeceği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 10.08.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2017 tarihli ve 2017/9748 Soruşturma, 2017/3252 Esas, 2017/2298 sayılı iddianamesi ile cezalandırılması istemiyle
Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında daha önceden kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, ihlal nedeniyle 01.12.2017 tarihinde Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davasının açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
B. Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2018 tarihli ve 2017/791 Esas, 2018/445 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 20.06.2018 tarihinde kesinleştiği,
C. Sanığın denetim süresi içerisinde 01.04.2019 tarihinde işlediği aynı nev'i suçu nedeniyle Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli ve 2019/735 Esas, 2020/227 Karar sayılı kararı ile cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine;
Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.03.2021 tarihli ve 2021/33 Esas, 2021/135 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 05.04.2021 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 30.11.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2017 tarihli ve 2016/15045 soruşturma, 2017/2 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye 22.02.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği,
2. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2017 tarihli ve 2016/15045 Soruşturma, 2017/3103 Esas, 2017/2174 sayılı iddianamesi ile Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2017/488 Esas, 2019/226 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 16.12.2019 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı
bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli/sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usule uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.
5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra veya ısrar şartının gerçekleşmesi nedeniyle dava açma koşulları oluştuktan sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suça ilişkin eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan açılan kamu davasında da, davaya esas alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun şekilde kesinleşip
kesinleşmediğinin ve erteleme kararının ihlali üzerine açılan davanın akıbetinin araştırılması gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda;
Somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulanmasına esas alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, anılan karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de itiraz kanun yolunun gösterilmemesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği anlaşıldığından;
Mahkemece, inceleme konusu 10.08.2017 tarihli eylem erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceğinden inceleme konusu davada kovuşturma şartının gerçekleşmesi mümkün olmayacağından, sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilerek hukuki durumunun belirlenmesi gerekeceğinden; öncelikle Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2017/488 Esas, 2019/226 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma ihbarında bulunulması, sonucunun bekletici mesele yapılması, Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2017/488 Esas, 2019/226 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulması halinde her iki davanın birleştirilmesine karar verilerek sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilerek hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2021/33 Esas, 2021/135 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!