10. Ceza Dairesi 2022/14397 E. , 2023/11061 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
SUÇ TARİHLERİ : 07.03.2020 - 29.06.2020
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Mudanya 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2020 tarihinde 2020/19 Esas, 2020/47 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 16.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.08.2022 tarihli ve 2022/8331 sayılı evrakı ile kanun yararına
bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112682 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112682 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, sanığın 07.03.2020 tarihli eylemi nedeniyle Mudanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/19 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında, 29.06.2020 tarihinde işlediği aynı eylem nedeniyle Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2020 tarihli iddianamesi ile Mudanya 3.Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasının, anılan Mahkemenin 28.10.2020 tarihli ve 2020/273 Esas, 2020/41 Karar sayılı kararı ile incelemeye konu dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini takiben, mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verilip, eylemin zincirleme biçimde işlendiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de;
Sanık hakkında düzenlenen her iki iddianamede anılan Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin istemde bulunulmadığının anlaşılması karşısında, mahkemesince sanığa 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ek savunma için süre verilmesi ve bu sürede sanığın ek savunması alındıktan sonra karar verilmesi gerekirken, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 07.03.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının 24.07.2020 tarihli ve 2020/867 Soruşturma, 2020/843 Esas, 2020/817 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle Mudanya 3. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında daha önceden kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, ihlâl nedeniyle Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
B. Yine, şüpheli hakkında, 29.06.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2020 tarihli ve 2020/1664 Soruşturma, 2020/1237 Esas, 2020/1175 sayılı iddianamesi ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle Mudanya 3. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açıldığı, Mudanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2020 tarihli ve 2020/273 Esas, 2020/41 Karar sayılı birleştirme kararı ile, davanın 2020/19 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,
C. Mudanya 3.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 02.11.2020 tarihli ve 2020/19 Esas, 2020/47 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 16.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Dosya kapsamına göre;
Sanık hakkında düzenlenen Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının 24.07.2020 tarihli ve 2020/867 Soruşturma, 2020/843 Esas, 2020/817 sayılı iddianamesi ve 23.10.2020 tarihli ve 2020/1664 Soruşturma, 2020/1237 Esas, 2020/1175 sayılı iddianamesi ile, 07.03.2020 ve 29.06.2020 tarihli aynı nitelikteki iki farklı eyleminden dolayı ayrı ayrı cezalandırılmasının talep edildiği, mahkemesince, sanık hakkında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan eylem sayısınca hüküm kurulması yerine, sanık lehine olacak şekilde, aralarında hukuki kesinti bulunmayan söz konusu eylemlerin, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği kabul edilerek, kurulan tek hükümle belirlenen ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca arttırım uygulandığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması iddianamede talep edilmemiş ve mahkemede bu hususta ek savunma hakkı verilmemiş olsa da; Cumhuriyet savcısının esas hakkında mütalâasında, sanığın duruşmada hazır bulunduğu sırada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması talep edilmiş olduğundan ve sanıktan esas hakkındaki mütalâaya karşı diyecekleri sorulduğundan, sanığa, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmaması, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurmayacağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!