WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2022/14395 E.  ,  2023/11059 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli ve 2018/455 Esas, 2018/668 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca içki satışı yapılan yerlere girmekten yasaklanması seçenek yaptırımına çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un
191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca içki satışı yapılan yerlere girmekten yasaklanması seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 20.12.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.08.2022 tarihli ve 2022/13767 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112687 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112687sayılı Kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha evvel 21.04.2015 tarihinde işlemiş olduğu aynı suç nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2015 tarihli 2015/41717 soruşturma, 2015/2635 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine kararı verildiği ve denetim süresi içinde yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle açılan kamu davası sonucunda İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/577 Esas, 2015/734 Karar sayılı kararı ile sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2019/7499 Esas, 2021/4996 Karar sayılı ilâmı ile bozulduğu ve bozma ilamında "... tebligat usulsüz olduğundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediği için, henüz erteleme süresi başlamadığından kamu davasını açma koşullarının oluşmadığı, şüpheli hakkında, 6545 sayılı Kanunun 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği ..." şeklindeki açıklamaları nazara alındığında,
Sanığın 21.04.2015 tarihinde işlemiş olduğu suçtan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2015 tarihli 2015/41717 soruşturma, 2015/2635 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle, sanık hakkında sonraki tarihte İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında durma kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 15.01.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2018 tarihli ve 2018/38759 Soruşturma, 2018/13758 Esas, 2018/10713 sayılı iddianamesi ile İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede, daha önce İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesine 2015/577 Esas sayılı davanın açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
B. Şüphelinin, 10.03.2018 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2018 tarihli ve 2018/72838 Soruşturma, 2018/26799 Esas, 2018/20661 Karar sayılı iddianamesi ile İzmir 28.Asliye Ceza Mahkemesine, doğrudan kamu davası açıldığı, İzmir 28.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2018 tarihli ve 2018/876 Esas, 2018/1000 Karar sayılı kararı ile davanın İzmir 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/455 esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
C. Yine şüphelinin, 24.05.2018 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.07.2018 tarihli ve 2018/82945 Soruşturma, 2018/30587 Esas, 2018/23518 Karar sayılı iddianamesi ile İzmir 25.Asliye Ceza Mahkemesine, doğrudan kamu davası açıldığı, İzmir 25.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.09.2018 tarihli ve 2017/776 Esas, 2018/714 Karar sayılı kararı ile, davanın İzmir 28.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/876 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
D. İzmir 27.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.12.2018 tarihli ve 2018/455 Esas, 2018/668 Karar sayılı kararı ile, sanığın 15.01.2018 ve 10.03.2018 tarihli eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca içki satışı yapılan yerlere girmekten yasaklanması seçenek yaptırımına çevrilmesine, 24.05.2018 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca içki satışı yapılan yerlere girmekten yasaklanması seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 20.12.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.

E. İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasının incelenmesinde;
1. Sanığın daha önceden işlediği, 21.04.2015 tarihli aynı nitelikteki suçu nedeniyle, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2015 tarihli ve 2015/41717 soruşturma, 2015/2635 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği,
2. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2015 tarihli ve 2015/26217 esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
3. Yine 09.08.2015 tarihili aynı nitelikteki suçu nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2015 tarihli ve 2015/29424 esas sayılı iddianamesi ile birleştirme talepli kamu davası açıldığı, davaların birleştirilmesine karar verildiği,
4. İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/577 Esas, 2015/734 Karar sayılı kararı ile, sanığın 21.04.2015 ve 09.08.2015 tarihli eylemlerden cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın kararı temyiz ettiği,
5. Dairemizin 21.04.2021 tarihli ve 2019/7499 esas, 2021/4996 Karar sayılı ilamı ile, erteleme kararının tebliğinin usulsüz olduğu, durma kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
6. Bozmadan sonra; İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli ve 2021/421 Esas, 2021/428 Karar sayılı kararı ile, davanın durmasına karar verildiği,
7. Durma kararından sonra, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2021 tarihli ve 2021/119674 soruşturma, 2021/4686 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
F. Sanığın, seçenek yaptırımın gereklerine uymadığından İzmir 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2019 tarihli ve 2018/455 Esas, 2018/668 Karar sayılı hapis cezalarının aynen infazına ilişkin ek kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı gözetilerek yapılan incelemede;

Sanığın 15.01.2018, 10.03.2018 ve 24.05.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından ayrı ayrı mahkemelere 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davaları açılmış, her üç dava birleştirilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uygulamasına esas alınan davada verilen mahkûmiyet kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair kararının tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle Dairemizin 21.04.2021 tarihli ve 2019/7499 Esas, 2021/4996 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesinden sonra, İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli ve 2021/421 Esas, 2021/428 Karar sayılı kararı ile davanın durmasına karar verildiği, durma kararından sonra da, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2021 tarihli ve 2021/119674 soruşturma, 2021/4686 sayılı kararı ile yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulması kararı verildiği dikkate alındığında;
İnceleme konusu dosyada, doğrudan kamu davası açılması koşulunun oluşmadığı, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 saylı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği, ancak; kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, inceleme konusu 15.01.2018, 10.03.2018 ve 24.05.2018 tarihli eylemlerin her halükârda, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2021 tarihli erteleme kararının bu suçları da kapsayacağı, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş tüm eylemlerin tek suç olarak kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olacağı, bu durumda, inceleme konusu dava yönünden artık kovuşturma şartının gerçekleşmesinin mümkün olmayacağı anlaşıldığından, mahkemece, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasınin birinci cümlesi uyarınca "düşme" kararı verilerek, ileride açılması muhtemel kamu davasında 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde ve cezanın bireyselleştirilmesinde dikkate alınmak üzere İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/119674 sayılı soruşturma dosyasına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli ve 2018/455 Esas, 2018/668 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.