10. Ceza Dairesi 2022/14393 E. , 2023/11057 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli ve 2017/235 Esas, 2017/624 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.08.2022 tarihli ve 2022/13781 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112698 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112698 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha evvel 16.05.2016 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve denetim süresi içinde sanığın 24.09.2016 tarihinde yeniden anılan suçu işlemesi nedeniyle açılan kamu davası sonucunda İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2017 tarihli ve 2016/1063 Esas, 2017/247 Karar sayılı kararı ile sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/1931 Esas, 2017/2156 Karar sayılı kararı ile, yargılamaya konu 16.05.2016 tarihli eylem sırasında sanığın üzerinde ele geçen ve satışa hazır halde birer içimlik olarak paketlenmiş 10 fişek uyuşturucu esrar maddesi ve 21 adet ecstasy uyuşturucu hapın aynı anda üzerinde bulundurulmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ticari amaçla üzerinde bulundurduğu ve bu sebeple yargılamasının ağır ceza mahkemesinde görülmek üzere görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli ve 2018/150 Esas, 2018/278 Karar sayılı kararıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan mahkûmiyetine karar verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin 25.02.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla,
Şüpheliye verilen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının konusunu oluşturan 16.05.2016 tarihli eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma olarak İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli kararıyla kesinleşmesi karşısında, şüphelinin ilk uyuşturucu madde kullanmak eyleminin 24.09.2016 tarihli eylem olacağı ve bu tarihte uyuşturucu kullanma eylemi sebebiyle ve inceleme konusu 15.02.2017 tarihli uyuşturucu kullanmak eylemi sebebiyle yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilmesi gerektiği, uyuşturucu madde kullanma eylemleri ile ilgili kamu davasının açılmasının ertelenmesi süreci başlatılmayan şüpheli hakkında, inceleme konusu 15.02.2017 tarihli uyuşturucu madde kullanma eylemi nedeniyle açılan kamu davası sonucu İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesince durma kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 15.02.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2017 tarihli ve 2017/32018 Soruşturma, 2017/10826 Esas, 2017/8735 sayılı iddianamesi ile, İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede, şüpheli hakkında daha önce İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesine 2016/1063 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
B. İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 06.07.2017 tarihli ve 2017/235 Esas, 2017/624 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. İzmir 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli ve 2018/150 Esas, 2018/278 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
1. Şüphelinin 16.05.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.07.2016 tarihli ve 2016/64120 Soruşturma, 2016/3024 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
2. Şüphelinin 24.09.2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2016 tarihli ve 2016/64120 Soruşturma, 2016/38007 Esas, 2016/31682 sayılı iddianamesi ile İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2017 tarihli ve 2016/1063 Esas, 2017/247 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/1931 Esas, 2017/2156 Karar sayılı kararı ile, 16.05.2016 tarihinde sanığın üzerinde 10 fişek esrar ve 21 adet hap ele geçirilmesi
olayında eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturabileceği, Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
5. Bozmadan sonra, İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2018 tarihli ve 2018/61 Esas, 2018/41 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği,
6. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli ve 2018/150 Esas, 2018/278 Karar sayılı kararı ile sanığın, 16.05.2016 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 25.02.2021 tarihli ve 2018/4516 Esas, 2021/369 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlenmiş olup bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak
öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerekmektedir.
5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlal sebebi sayılmakta, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
Somut olayda; sanık hakkında, 15.02.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2017 tarihli iddianamesi ile, İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılmıştır. İddianamede, şüpheli hakkında daha önce İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesine 2016/1063 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususu da belirtilmiştir. Sanık hakkında, 16.05.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.07.2016 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, 24.09.2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine erteleme kararı kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2016 tarihli iddianamesi ile İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2017 tarihli mahkûmiyet kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 19.12.2017 tarihli kararı ile, 16.05.2016 tarihli
eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturabileceği, bu suçtan yargılama yapma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesini takiben, İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi üzerine, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli ve 2018/150 Esas, 2018/278 Karar sayılı kararı ile sanığın, 16.05.2016 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş, karar istinaf incelemesinden geçerek 25.02.2021 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu durumda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının konusunu oluşturan 16.05.2016 tarihli eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu kabul edilerek uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılması nedeniyle, sanığın ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminin 24.09.2016 tarihli eylem olacağı, 24.09.2016 ve 15.02.2017 tarihli eylemler yönünden yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilmesi gerektiği, dolayısıyla inceleme konusu davada, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesince, sanığın 08.05.2021 tarihli aynı nev'iden eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2022 tarihli ve 2022/33336 soruşturma, 2022/2018 sayılı kararı ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının akıbetinin araştırılması ve soruşturmanın devam ettiğinin tespit edilmesi halinde 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilerek Cumhuriyet savcılığına gönderilmesine, eğer dava açılmışsa davanın derdest olması halinde birleştirilmesine karar verilerek sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmesi ve hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli ve 2017/235 Esas, 2017/624 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!