WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2022/14388 E.  ,  2023/10323 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik
itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/769 Değişik iş sayılı kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın "reddine", kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.08.2022 tarihli ve 2021/29889 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113358 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113358 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"1-5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrasında yer alan "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme ile benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.11.2021 tarihli ve 2021/13608 Esas, 2021/17843 Karar sayılı ilâmında yer alan, "..Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 gün ve 2012/534 Esas, 2013/15 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, merciin incelemesini sadece şekli olarak değil, 5271 sayılı Kanun'un 267-271 inci maddeleri uyarınca hem maddî olay hem de hukukî yönden incelenmesi gerektiği.." şeklindeki açıklamalar karşısında, somut olayda, mercii mahkemesince objektif ve subjektif şartları değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de; itirazın hem maddî olay hem de hukukî yönden incelenmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde,

2-Sanık hakkında dava konusu olan 04.11.2018 tarihli olay nedeniyle kendisinden uyuşturucu madde ele geçirilmediği, yargılamaya konu uyuşturucu maddenin diğer şüpheli olan Yasin Polat üzerinden ele geçirildiği, kaldı ki diğer şüphelilerin kollukta alınan ifadelerinde sanığa atfı cürümlerinin olmadığı, sanığın uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığına ilişkin yapılan tıbbi analiz neticesinde Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığının 18.12.2018 tarihli ve 2018/8756 sayılı raporunda sanığın kan ve idrarında uyuşturucu veya uyarıcı etken maddelerinin bulunmadığının tespit edildiği, bu nedenle sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemini gerçekleştiğine dair delil bulunmadığı anlaşıldığı halde, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,

İsabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 04.11.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2019 tarihli ve 2018/10072 Soruşturma, 2019/73 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 20.06.2019 tarihinde tebliğ edilerek 07.10.2019 tarihinde infazı için Burhaniye Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Burhaniye Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2021 tarihli ve 2021/830 Soruşturma, 2021/934 Esas, 2021/858 sayılı iddianamesi ile Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

C. Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2021 tarihli ve 2021/569 Esas, 2021/914 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, sanık müdafiinin karara itiraz ettiği,

D. Merci Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.10.2021 tarihli ve 2021/769 Değişik iş sayılı kararı ile, "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiği,

Anlaşılmıştır.

E.

1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrasında yer alan "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.02.2022 gün ve 2019/7-90 Esas, 2022/98 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, merciin incelemesini sadece şekli olarak değil, 5271 sayılı Kanun'un 267 nci ve 271 inci maddeleri uyarınca hem maddî olay hem de hukukî yönden incelemesi gerektiği, somut olayda, merci mahkemesince objektif ve subjektif şartlar değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itirazın reddine karar
verilmiş ise de; itirazın hem maddî olay hem de hukukî yönden incelenmesi, esas bakımından (suçun sübutu, nitelendirilmesi v.b konularda) değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın reddine karar verilmesi,

2. Dava konusu 04.11.2018 tarihli olay nedeniyle sanığın üzerinde herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçirilmediği, yargılamaya konu uyuşturucu maddenin diğer şüpheli olan Yasin Polat'ın üzerinde ele geçirildiği, diğer şüpheliler Cüneyt Özdemir ve Yasin Polat'ın kollukta alınan ifadelerinde sanığa atfı cürümlerinin olmadığı, sanığın uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığına ilişkin yapılan tıbbi analiz sonucunda Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığının 18.12.2018 tarihli ve 2018/8756 sayılı raporunda sanığın kan ve idrar örneğinde uyuşturucu veya uyarıcı etken maddelerinin bulunmadığının tespit edildiği, kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın, uyuşturucu madde kullandığına dair, savunmasının aksine delil bulunmadığı, bu nedenle sanığın suçunun sabit olmadığı anlaşıldığından, sanığın "beraatine" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi,

Kanun’a aykırı olup, bu hususun mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olması nedeniyle kanun yararına bozma incelemesinde dikkate alınması gerektiği anlaşıldığından; kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/769 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.11.2023 tarihinde karar verildi.