10. Ceza Dairesi 2022/14383 E. , 2023/10318 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Uzunköprü 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2017 tarihli ve 2016/380 Esas, 2017/107 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi
uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 26.04.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.08.2022 tarihli ve 2021/11173 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113013 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113013 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme ile, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/2564 Esas, 2021/6714 Karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "düşme" kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar ve,
28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir" şeklindeki düzenleme nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen
şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu dikkate alındığında,
Evvelce 11.04.2013 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle sanığın mahkûmiyetine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, anılan Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince 3 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına dair Uzunköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 tarihli ve 2014/329 Esas, 2015/790 Karar sayılı kararının verildiği ve anılan karara itiraz edilmesi üzerine Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2016/152 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmesi sonucu 18.02.2016 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu iş bu dosyadaki aynı nitelikteki suçun ise, sanık hakkında zorunlu olarak verilen 27.11.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 26.08.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Uzunköprü Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2016 tarihli ve 2016/2208 Soruşturma, 2016/882 Esas, 2016/871 sayılı iddianamesi ile Uzunköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,
B. Uzunköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.04.2017 tarihli ve 2016/380 Esas, 2017/107 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 26.04.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Uzunköprü 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/329 Esas, 2015/790 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Sanık hakkında 11.04.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Uzunköpru Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2013 tarihli ve 2013/2129 Soruşturma, 2013/939 Esas, 2013/523 sayılı iddianamesi ile Uzunkörü Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2. Uzunköprü 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 tarihli ve 2014/329 Esas, 2015/790 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz mercii Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2016/152 değişik iş sayılı itirazın reddi kararı ile 18.02.2016 tarihinde kesinleştiği,
3. Kanun yararına bozma istemine konu Uzunköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2017 tarihli kararıyla ihbarda bulunulması üzerine, Uzunköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2019 tarihli ve 2017/129 Esas, 2019/92 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu,
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 30.09.2020 tarihli ve 2019/2797 Esas, 2021/2220 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine, Uzunköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2017 tarihli kararına karşı kanuna aykırılık ihbarında bulunulmasına, karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
D. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6545 sayılı Kanun) 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a (5320 sayılı Kanun) eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme
süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında,
Uzunköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 tarihli ve 2014/329 Esas, 2015/790 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre verildiği, sanığın 26.08.2016 tarihli eylemini Uzunköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 18.02.2016 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 26.08.2016 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilip Uzunköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Mahkemesince "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; zaten ihbarda bulunulduğu ve Uzunköprü 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2019 tarihli ve 2017/129 Esas, 2019/92 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 30.09.2020 tarihli ve 2019/2797 Esas, 2021/2220 Karar sayılı "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı ile kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Uzunköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2017 tarihli ve 2016/380 Esas, 2017/107 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!