10. Ceza Dairesi 2022/14370 E. , 2023/8805 K.
"İçtihat Metni" TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2020 tarihli ve 2019/598 Esas, 2020/372 Karar sayılı kararı ile; sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis ve 500.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2021/621 Esas, 2022/1591 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının, sanıklar müdafilerinin, sanıklar Engin, Ghulam ve Zekeriya'nın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 3. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, 4. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın ve teknik araçlarla izleme, ses ve görüntü kaydetme kararının hukuka aykırı olduğuna, 5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 6. Kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir.
C. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, 3. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 4. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 6. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, 7. İhbarı yapan kişinin tespit edilmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.
E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
3. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 4. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, 5. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın ve teknik araçlarla izleme, ses ve görüntü kaydetme kararının hukuka aykırı olduğuna, 6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına ilişkindir.
F.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın ve teknik araçlarla izleme, ses ve görüntü kaydetme kararının hukuka aykırı olduğuna, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 5. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine,
G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın ve teknik araçlarla izleme, ses ve görüntü kaydetme kararının hukuka aykırı olduğuna, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, 4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 6. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın ve teknik araçlarla izleme, ses ve görüntü kaydetme kararının hukuka aykırı olduğuna, 2. Delillerin
hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, 5. Sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Kolluk görevlilerince yapılan çalışmalar kapsamında Balkan ülkelerinden deniz yolu ile yüklü miktarda uyuşturucu maddenin önce Çanakkale iline, oradan da karayolu ile ...sayılı adresde zulalanacağı, oradan da alıcı şahıslara dağıtılacağı ve bu şekilde sanıkların örgütlü yapılanma içerisinde uyuşturucu madde ticareti yaptıkları bilgisine ulaşılması üzerine sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 135 inci ve 140 ıncı maddeleri uyarınca teknik ve fiziki takip kararları alınarak, sanıklar hakkında soruşturma başlatıldığı, olay tarihinde sanıkların araçlar ile İstanbul ili Silivri ilçesine geldiklerinde araçların önlerinin kesildiği, ... plaka sayılı araçta şoför koltuğunda sanık ...’nın, ön yolcu koltuğunda ise sanık ...'nin olduğu, 34 SC 4974 plaka sayılı Ford araçta şoför koltuğunda sanık ...'in olduğu, 34 PK 4652 plaka sayılı aracın şoför koltuğunda sanık ...'ın olduğu, aracın sağ yolcu koltuğunda sanık ...’in, arka koltuk kısmında sanık ...'ın olduğu, bu araçlardan yaklaşık 400- 500 metre kadar mesafe ileride bulunan ve Jandarma Kontrol Noktasına girmek üzere olan 06 AFR 635 plaka sayılı aracın yanına ekiplerce intikal edildiği, aracın şoför koltuğunda sanık ...'ın olduğu, 34 SC 4974 ve ... plaka sayılı araçlardan yoğun bir şekilde uyuşturucu maddelerden hint keneviri bitki parçaları (skunk) kokusunun geldiğinin anlaşılması üzerine yapılan aramada ... plaka sayılı araçta 34 adet siyah renkli poşet üzeri beyaz şeffaf poşet ile sarılı, içerisinde yeşil renkli bant bulunan, daha sonra yapılan tartım neticesinde daralı ağırlığı 740 kilogram olduğu tespit edilen 21.10.2019 tarihli ve İST-KİM-19-37055 uzmanlık numaralı kriminal rapora göre uyuşturucu maddelerden hint keneviri bitki parçaları (skunk) olduğu anlaşılan uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, 34 SC 4974 plaka sayılı Ford Custom marka araçta yapılan aramada 29 adet siyah renkli poşet üzeri beyaz şeffaf poşet ile sarılı, içerisinde yeşil renkli bant bulunan, daha sonra yapılan tartım neticesinde daralı ağırlığı 580 kilogram olduğu tespit edilen 21.10.2019 tarihli ve İST-KİM-19-37055 uzmanlık numaralı kriminal rapora göre uyuşturucu maddelerden hint keneviri bitki parçaları (skunk) olduğu anlaşılan maddeler ele geçirildiği, sanık ...’nın girip çıktığı tespit edilen binanın bahçe kısmında bulunan kömürlük olarak kullanılan kısmında yapılan aramada daralı ağırlığı 24 kilo 100 gram gelen yeşil renkli ot halinde 21.10.2019 tarihli ve İST-KİM-19-37055
uzmanlık numaralı kriminal rapora göre hint keneviri bitki parçaları olduğu anlaşılan maddeler ele geçirildiği olayda;
1. Sanık ... hakkında;
Sanığın uyuşturucu madde yüklenen yerde birçok keşifte bulunmuş olması, fiziki takip tutanakları içeriklerinin doğru olduğuna dair tutanak mümzi beyanları, uyuşturucu maddeler taşınırken gözcülük yapan, artçı-öncü olarak kullanılan ve uyuşturucu maddenin taşındığı araçları sanıklar Zekeriya ve Engin ile birlikte kiralamış olması ve kiralayan Zekeriya'nın araçları kiraladığını sanığa haber vermiş olması, sanığın operasyon günü diğer araçlara öncülük yaptığına ve haber verdiğine dair konuşma içerikleri, sanığın operasyon anında diğer sanıklarla iletişim halinde oluşu, sanığın uyuşturucu maddeler yüklenirken yol kesişiminde bulunduğuna ve gözccülük yaptığına dair tutanak içeriği ve sanığın sanık ...'nın kiraladığı 06 AFR 635 plakalı araçta yakalanmış olması hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu maddelerden haberdar olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiş, sanığın sabit olan eyleminin uyuşturucu madde nakletmek olduğu sonucuna varılarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı da göz önünde bulundurularak teşdiden en üst hadden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Sanığın eylemini diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde 3 veya daha fazla kişi olarak işlediğinden sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmıştır.
2. Sanık ... hakkında;
Sanığın uyuşturucu madde yüklenen yerde birçok keşifte bulunmuş olması, fiziki takip tutanakları içeriklerinin doğru olduğuna dair tutanak mümzi beyanları, uyuşturucu maddeler taşınırken gözcülük yapan, artçı-öncü olarak kullanılan ve uyuşturucu maddenin taşındığı araçları sanıklar Zekeriya ve Barış ile birlikte kiralamış olması, sanığın operasyon anında diğer sanıklarla iletişim halinde oluşu, sanığın operasyon anında Zekeriya ile yanyana olduğuna ve beraber hareket ettiklerine dair konuşma içerikleri, sanığın gelen şahıslara mazot bidonlarını verdiklerine dair beyanı ve bu bidonları araca sanık ... ile birlikte beraber yüklediklerine dair fiziki takip tutanağı içeriği, sanığın uyuşturucu madde yakalanan araçta yakalanmış oluşu hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu maddelerden haberdar olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiş, sanığın sabit olan eyleminin uyuşturucu madde nakletmek olduğu sonucuna varılarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı da göz önünde bulundurularak teşdiden en üst hadden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Sanığın eylemini diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde 3 veya daha fazla kişi olarak işlediğinden sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmıştır.
3. Sanık ... hakkında;
Sanığın villadaki eşyaları taşıdığına dair tevil yollu ikrarı, sanığın gemiden atılan maddeleri araca taşıdığına dair tutanak içeriği, sanığın uyuşturucu maddelerin yakalandığı araçlara öncülük eden ... plakalı araçta yakalanmış oluşu göz önünde bulundurulduğunda, sanığın uyuşturucu malları taşıdığına dair tevil yollu ikrarı, bu ikrarın tutanak ile uyumlu olması ve sanığın artçılı-öncülü giden araçlardan öncü araçta yakalanmış oluşu hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu maddelerden haberdar olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiş, sanığın sabit olan eyleminin uyuşturucu madde nakletmek olduğu sonucuna varılarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı da göz önünde bulundurularak teşdiden en üst hadden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Sanığın eylemini diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde 3 veya daha fazla kişi olarak işlediğinden sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmıştır.
4. Sanık ... hakkında;
Sanığın uyuşturucu madde yüklenen yerde keşifte bulunmuş olması, fiziki takip tutanakları içeriklerinin doğru olduğuna dair tutanak mümzi beyanları, sanığın diğer sanık ... ile olduğuna dair beyanı, sanığın diğer sanık ... ile uyuşturucu maddelerin yüklendiği yeri kontrol ettiklerine dair konuşma içeriği ve sanığın artçılı-öncülü giden araçlardan öncü araçta yakalanmış oluşu hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu maddelerden haberdar olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiş, sanığın sabit olan eyleminin uyuşturucu madde nakletmek olduğu sonucuna varılarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı da göz önünde bulundurularak teşdiden en üst hadden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Sanığın eylemini diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde 3 veya daha fazla kişi olarak işlediğinden sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmıştır.
5. Sanık ... hakkında;
Sanığın uyuşturucu maddelerin yüklendiği yerde olduğuna dair tutanak içeriği, tutanak mümzi C.İ'nin sanığı uyuşturucu maddeleri taşırken gördüğüne dair beyanı, sanığın içerisinde uyuşturucu madde yakalanan ... plakalı araçta yakalanmış olması göz önünde bulundurulduğunda tutanak içeriği, tutanağı doğrular mahiyetteki mümzi beyanları, sanığın uyuşturucu maddelerin bulunduğu araçta yakalanmış olması hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu maddelerden haberdar olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiş, sanığın sabit olan eyleminin uyuşturucu madde nakletmek olduğu sonucuna varılarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı da göz önünde bulundurularak teşdiden en üst hadden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Sanığın eylemini diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde 3 veya daha fazla kişi olarak işlediğinden sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmıştır.
6. Sanık ... hakkında;
Sanığın uyuşturucu madde yüklenen yerde birçok keşifte bulunmuş olması, fiziki takip tutanakları içeriklerinin doğru olduğuna dair tutanak mümzi beyanları, uyuşturucu maddeler taşınırken gözcülük yapan, artçı-öncü olarak kullanılan ve uyuşturucu maddenin taşındığı araçları sanık ... ile beraber kiraladıklarına dair görüşme içerikleri, sanığın uyuşturucu maddeyi getiren gemiye verilen mazotu toplaması için sanık ... ile yaptığı görüşme içeriği, operasyon günü sanık ...'la iletişim halinde olup yolun güvenli olup olmadığına ilişkin kendisine bilgi verildiğine dair pek çok görüşme içeriği, sanığın operasyon anında diğer sanıklarla iletişim halinde oluşu, sanığın uyuşturucu maddeler yüklenirken yol kesişiminde bulunduğuna ve gözcülük yaptığına dair tutanak içeriği ve sanığın uyuşturucu madde bulunan araçlara öncülük yapan 34 PK 4652 plakalı araçta yakalanmış olması hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu maddelerden haberdar olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiş, sanığın sabit olan eyleminin uyuşturucu madde nakletmek olduğu sonucuna varılarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı da göz önünde bulundurularak teşdiden en üst hadden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Sanığın eylemini diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde 3 veya daha fazla kişi olarak işlediğinden sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmıştır.
7. Sanık ... hakkında;
Sanığın olay öncesinde olay yerinde pek çok keşfinin olması, sanığın olayda kullanılan araçları kiralayan kişi olması, sanığın uyuşturucu maddeleri getiren gemiye verilen mazotları toplayarak gelen şahıslara vermiş olması ve sanığın içerisinde yakalanan araçta yüklü miktarda uyuşturucu madde ele geçirilmiş olması, sanığın evinin kömürlüğünde de yüklü miktarda uyuşturucu madde ele geçirilmiş olması, sanığın bu maddelerin kendisine ait olduğuna dair ikrarı ve sanığın Muhittin isimli kişinin kimliği hususunda herhangi bir bilgi verememesi hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın kendisini Muhittin isimli şahsın zorladığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiş, sanığın sabit olan eyleminin uyuşturucu madde nakletmek olduğu sonucuna varılarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı da göz önünde bulundurularak teşdiden en üst hadden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Sanığın eylemini diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde 3 veya daha fazla kişi olarak işlediğinden sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmıştır.
Her ne kadar sanığın evinin kömürlüğünde sanığa ait başka bir uyuşturucu madde ele geçirilmiş ise de; sanığın bu uyuşturucu maddeleri farklı bir suç işleme iradesi ile bulundurduğuna dair dosya kapsamında delil elde edilemediğinden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanmamıştır.
8. Sanık ... hakkında;
Sanığın uyuşturucu madde yüklenen yerde keşifte bulunmuş olması, fiziki takip tutanakları içeriklerinin doğru olduğuna dair tutanak mümzi beyanları, uyuşturucu maddeleri getiren tekneye verilecek yakıtlar toplanırken sanık ...'a mazot alması için para verebileceğini söylemiş olması, sanığın telefonundan gizlilik içerisinde uyuşturucu madde alınan şahıslarla görüşüldüğüne dair görüşme içeriği ve sanığın uyuşturucu maddeleri taşıyacak sanık ... ile görüşecek sanık ...'ya izin verdiğine dair görüşme
içeriği ve sanık ...'nin beyanı bir arada değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu maddelerle bir ilgisinin olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiş, sanığın sabit olan eyleminin uyuşturucu madde nakletmek olduğu sonucuna varılarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı da göz önünde bulundurularak teşdiden en üst hadden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Sanığın eylemini diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde 3 veya daha fazla kişi olarak işlediğinden sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında verilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrileceğinin ihtar edilmemiş olması nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı ve sanığın eyleminin yardım etme niteliğinde olmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık yakalandığında kimlik tespitinin beyanına göre yapıldığının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.04.2015 tarihli ve 2014/10-623 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararında da yabancı uyruklu olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır, denilmiştir.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 91 inci maddesinde geçici koruma "Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir." şeklinde hüküm altına alınmış, bu kişilerin Türkiye'ye kabulü, Türkiye'de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
6458 sayılı Kanun'un 91 inci maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin (Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi: 13.10.2014 No: 2014/6883 Dayandığı Kanun'un tarihi: 04.04.2013 No: 6458 Yayımlandığı Resmi Gazete'nin tarihi: 22.10.2014 No: 29153) 21 inci maddesinde; bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliğine ilişkin belge sunamayan yabancının, aksi ispat edilinceye kadar beyanının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemeleri getirilmiş, 22 nci maddesinde ise; kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere, 25.04.2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceği belirtilmiştir.
6458 sayılı Kanun'un 121 inci maddesine dayanılarak çıkartılan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik 17 Mart 2016 tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Somut olayımızda ise; sanığın Afganistan vatandaşı olduğu ve kendi beyanına göre kimlik bilgilerinin tespit edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, yabancı uyruklu sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilmesi gerektiği, sanığın resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemediği
takdirde soruşturma makamınca sanığın beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri, dosya içerisindeki parmak izi ve fotoğraf kayıt formu ile sanığın temin edilen fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22 nci maddeleri uyarınca sanığın Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimliği bu şekilde belirlenmiyorsa 6458 sayılı Kanun'un 91 inci maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 inci ve 22 nci maddeleri gereğince gerekli kayıtlarının yapılıp geçici koruma belgesi çıkarılıp gönderilmesi istenilerek belirlenen kimliği esas alınıp hükümlülüğüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
G. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt
sınır aşılarak belirlenmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
H. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı ve sanığın eyleminin yardım etme niteliğinde olmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar Barış, Engin, Lulzim, Necati, Rahmi, Zekeriya, Savaş Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A), (B), (D), (E), (F), (G), (H) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2021/621 Esas, 2022/1591 Karar sayılı kararında sanıklar Barış, Engin, Lulzim, Necati, Rahmi, Zekeriya, Savaş müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2021/621 Esas, 2022/1591 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!