WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2022/14209 E.  ,  2023/8392 K.
"İçtihat Metni" TUTUKLU

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükümler düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği
temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Sanık ... müdafiinin kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 26.07.2023 tarihinde, müdafiinin ise 12.07.2023 tarihinde temyiz isteminden vazgeçtiklerini bildirdikleri,
Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2021/303 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile;
Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 5 ay hapis ve 10.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

Sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 5 ay hapis ve 10.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/718 Esas, 2022/1241 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri ile sanıklar Abdullah ve Ahmet'in istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, emanette kayıtlı "plastik kelepçe, eldiven, streç rulo, koli bandı ile poşetlerin müsaderesi yerine imhasına karar verilmesi" nedeniyle sanık ... yönünden düzeltilerek onama; sanık ...'ın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle sanık ... yönünden hükmün bozulması; diğer sanıklar yönünden temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçu işlemediğinden sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına,

2. Delillerinin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne,
3. Delillerin hukuka aykırı yöntemle elde edildiğine,
4. Eksik araştırma yapıldığına,
İlişkindir.

C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Delillerinin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne,
2. Sanığın suç kastı bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin uygulanması gerektiğine,
4. Alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
D. Sanıklar Yusuf ve Yakup müdafii ile sanık ...'un temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın gerekçesiz olduğuna,
2. Mahkûmiyete yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,
3. Delillerinin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne,

İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların savunmaları, fiziki takip tutanağı içerikleri, ekspertiz raporları, iletişimin tespiti çözüm tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre; istihbari bilgi üzerine sanıklar Abdullah ve Yusuf ile hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ... hakkında iletişimin tespiti ve kayda alınması kararı verildiği, devam eden süreçte sanık ... hakkında teknik araçlarla izleme; hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık ... hakkında da iletişimin tespiti ve kayda alınması ve teknik araçlarla izleme kararları verildiği, 24.10.2020 tarihinde sanık ...'in elinde poşet ile ikametinden çıktığı ve poşeti aracın bagajına koyduğu, sanık ...'un, sanık ...'i yanına çağırdığı, Yusuf'un yanında sanık ... ve hakkındaki beraat hükmü kesinleşen sanık ...'nün olduğu, sanık ... ve Hüsnü'nün, Şahin'in getirdiği poşetleri alarak ayrıldıkları, sanık ... ve Hüsnü'nün bulundukları aracın takibe alındığını fark etmeleri üzerine kaçmaya başladıkları, sanık ...'ın yakalandığı, Hüsnü'nün
yakalanamadığı, araçta suç unsuru ele geçirilemediği, aynı tarihte sanık ...'in evinde yapılan aramada streç filmlere sarılı esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi ile hassas terazinin ele geçirildiği, olay yerinden kaçan sanık ...'in akabinde yakalandığı ve uyuşturucu maddelerin devamının sanık ...'un iş yerinde olduğunu beyan etmesi üzerine sanık ...'un yakalandığı ve sanık ...'in iş yerine bıraktığı 3-4 çuvalı kayın validesinin ikametine götürdüğünü beyan etmesi üzerine bu adreste yapılan aramada da paketler halinde esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi ele geçirildiği kabul edilen maddi olayda;
Sanık ... yönünden;
Sanık ...'ın sanık ...'den teslim aldığı paketteki maddenin uyuşturucu madde olup olmadığının belirlenememiş ise de, sanık ... ile irtibatlı olan sanık ...'ın sanık ...'ta uyuşturucu madde olduğunu bildiği, sanığın uyuşturucu maddeye ilişkin farklı kişilerle şifreli görüşmeler yaptığı, ayrıca sanık ...'in evinde ele geçip sanık ...'a ait olan uyuşturucu maddeden haberdar olduğu ve kimliği tespit edilemeyen kişilere bu uyuşturucunun satılmasına aracılık etmek için görüşmeler yaptığı,
Sanık ... yönünden;
Sanık ...'un kendisine bırakılan uyuşturucu maddelerin niteliğini öğrendikten sonra iş yerinden alıp kayın validesinin evine götürerek sakladığı, kolluk görevlileri sorana kadar adli merciye başvurmadığı, sanığın suça konu maddeyi bu şekilde depoladığı,
Sanık ... yönünden;
Hakkında usulünce alınmış iletişimin tespiti ve kayda alınması kararı bulunan sanık ... ile görüşmeleri bulunan sanık ... hakkında karar alınmamış ise de, sanık ... hakkındaki karara dayanılarak elde edilen görüşme içeriklerinin somut olayda hukuka uygun olarak elde edilmiş delil niteliğinde olduğu,
İletişimin tespiti çözüm tutanakları içeriğine göre, sanık ...'in, sanık ... tarafından gönderilen uyuşturucu maddeleri sanık ...'a getirdiği, sanığın söz konusu uyuşturucu maddeyi nakleden kişi olduğu,
Sanık ... yönünden;
Sanık ...'un suç konusu uyuşturucu maddelerin sahibi olduğu, sanık ... tarafından temin edilip sanık ... tarafından nakledilen maddeyi sanık ...'e depolatmak suretiyle satmak amacıyla
bulundurduğu,
Sanık ... yönünden;
Sanık ...'un, uyuşturucu maddenin babası Yusuf'a ait olduğundan sanık ...'in evinde arama yapıldıktan sonra, sanık ... ile birlikte sanık ...'un evine gidince haberdar olduğu ve ertesi gün sanık ...'un yanına giderek uyuşturucu maddelerin başına bir şey gelmemesini ve sahiplerinin gelip alacağını söylediği, sanığın bu eyleminin uyuşturucu madde ticaretine yardım niteliğinde olduğu,
Gerekçesiyle, uyuşturucu madde miktarına nazaran alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle temel ceza belirlenerek sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkındaki hükümlerin tanık numunenin müsaderesine karar verilmemesi, hassas terazinin ise müsaderesi yerine dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Plastik kelepçe, eldiven, streç rulo, koli bandı ile poşetlerin sanık ...'in evinde ele geçmiş olması ve sanık ... hakkındaki hükmün kesinleşmiş olması karşısında, bahsi geçen eşyaların müsaderesine karar verilmesi yönündeki Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun unsurlarının oluştuğuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu
değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçmeyen sanık ...'un, sanıklar Şahin ve ...'un evlerinde ele geçen uyuşturucu madde ile ilgisi olduğuna ilişkin, sanık ...'in aleyhe beyanı dışında delil bulunmadığı aşamada, ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin,
2. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmamasının,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Olay tarihinde sanığın satın aldığı kabul edilen uyuşturucu maddenin ele geçirilememiş olması nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğinde olup olmadığı belirlenemediği gibi, sanık ...'ın,
sanıklar Şahin ve ...'un evlerinde ele geçen suça konu uyuşturucu madde ile ilgisi olduğuna ilişkin de savunmasının aksine, mahkûmiyete yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçmeyen sanık ...'in, sanıklar ... ve Şahin'de ele geçen uyuşturucu madde ile ilgisi olduğuna dair, soyut telefon görüşmeleri dışında, savunmasının aksine, mahkûmiyete yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden
Sanık ... müdafiinin kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 26.07.2023 tarihinde, müdafiinin ise 12.07.2023 tarihli dilekçeler ile temyiz isteminden vazgeçtiklerini bildirdikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık ... yönünden dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar ... ve Yakup Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/718 Esas, 2022/1241 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerinin çıkarılması ve yerlerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

C. Sanıklar Abdullah, Yusuf ve Ahmet Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (C), (D) ve (E) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/718 Esas, 2022/1241 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sanık ...'in SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.