10. Ceza Dairesi 2022/12157 E. , 2024/17935 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/916 E., 2022/1034 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/380 Esas, 2022/54 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 11 yıl 3 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun sübutuna,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, yapılan aramada bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak
toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
25.07.2021 tarihli olay tutanağına göre, sanığın elinde bonzai maddesi bulundurduğuna ilişkin alınan kuvvetli duyumlar üzerine, kolluk görevlilerince sanığın ikametinin bulunduğu bina içerisinde beklenmeye başlanmış, yaklaşık iki saat sonra bina içerisinden ayak sesleri duyulması üzerine bodruma inilmiş, bir süre sonra oraya gelen sanık görevlileri görünce elindeki poşeti teslim etmiş, yapılan kontrolde poşet içinden uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.
2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 6 ncı maddesi uyarınca, bir suç işlendiği bilgisini alan polis acele tedbirleri aldıktan sonra derhal Cumhuriyet savcısına bilgi vererek onun emri doğrultusunda gerekli soruşturma işlemini yapar. Somut olayda kolluk görevlileri, şüphelinin suç işlediği
konusunda kuvvetli duyumlar aldıkları halde, Cumhuriyet savcısına haber vermeden ve acele tedbirler kapsamında olmayacak şekilde, "kamuya açık olmayan ve sadece apartmanda oturan kişilerin girebileceği" bina içerisine girip uzun süre bekledikten sonra sanığın bodruma inmesini müteakip elindeki poşeti teslim almış ve yaptıkları aramada suç konusu uyuşturucu maddeyi ele geçirmişlerdir.
Olay tutanağında, sanığın poşeti rızaen teslim ettiği belirtilmekte; sanık ise poşeti rızaen teslim etmediğini, görevlilerin kendisinden poşeti alarak uyuşturucu maddeyi bulduklarını beyan etmektedir. Arama, "gizli olan bir şeyin ortaya çıkarılması" anlamına gelmekte olup, poşetin sanık tarafından rızaen teslim edildiği kabul edilse bile; önceden hakkında suç ihbarı bulunan ve tutanağa göre aleyhindeki kuvvetli duyumlar üzerine hakkında çalışma başlatılan sanığın elindeki poşette arama yapılabilmesi için 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesi uyarınca adli arama kararı veya emri alınması gereklidir. Böyle bir karar ya da emir bulunmadan elde edilen delil hukuka aykırı olup Anayasanın 38 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 206/2 ile 217/2 nci maddeleri uyarınca hükme esas alınamaz.
Öte yandan, arama kararı gerektiren bir olayda kapalı bir eşyanın rızaen teslim edilmesi, görevlilerin arama kararı alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı gibi eşyayı rızaen teslim eden bakımından etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasını da haklı kılmaz. Başka bir ifadeyle, elde edilen delil hukuka aykırı ve sanığın cezalandırılmasına yeterli başka delil mevcut değil ise beraat kararı verilmeli, etkin pişmanlık hükmü uygulanmak suretiyle hukuka aykırı delilin meşrulaştırılması yoluna gidilmemelidir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, hem soruşturma işlemlerinin usulüne uygun şekilde yürütülmemiş olması hem de suç konusu uyuşturucu maddenin hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirilmiş olması nedeniyle, sanığın beraatına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının bozulması yerine, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. 24.04.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!