WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2022/12098 E.  ,  2023/8982 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2021 tarihli ve 2021/126 Esas, 2021/664 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezadan Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2020 tarihli ve 2020/14 Esas, 2020/50 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası mahsup edilmek suretiyle 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapis cezasının 4.000,00 Türk lirası adlî para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 07.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.07.2022 tarihli ve 2021/25427 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100205 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100205 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 05.05.2016 ve 07.06.2016 tarihlerinde işlediği başka bir uyuşturucu madde kullanmak suçundan Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2016 tarihli ve 2016/9382 soruşturma sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası neticesinde, sanığın mahkûmiyetine ilişkin Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2020 tarihli ve 2020/14 Esas, 2020/50 Karar sayılı kararının Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 08.03.2022 tarihli ve 2020/884 Esas, 2022/571 Karar sayılı kararı ile bozulmasını takiben, anılan Mahkemenin 2022/92 esasına kayden derdest olduğu, diğer taraftan sanık hakkında 29.01.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.08.2016 tarihli ve 2016/6079 soruşturma sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali üzerine Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2017 tarihli ve 2016/6079 soruşturma sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama neticesinde sanığın mahkumiyetine ilişkin inceleme konusu Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2021 tarihli ve 2021/126 Esas, 2021/664 Karar sayılı kararının verildiği anlaşılmakla; 05.05.2016, 07.06.2016 ve 29.01.2016 tarihlerinde işlenen aynı neviden suçların esasen bir suç işleme kararının icrası kapsamında ilk kamu davası açılmadan evvel işlendiği ve anılan eylemlere ilişkin anılan dosyaların birleştirilmesinden sonra zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 29.01.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2016 tarihli ve 2016/6079 Soruşturma, 2016/469 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesini ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası

uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın Kahramanmaraş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tebliği için müzekkere yazıldığı, Kahramanmaraş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 01.09.2016 tarihli üst yazısı ile tebliğ-tebellüğ belgesinin gönderildiği bildirildiği halde dosya içerisinde tebliğ-tebellüğ belgesine rastlanmadığı, Kahramanmaraş Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce kararın da ekli olduğu Bilgilendirme Formunun, Kahramanmaraş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 21.09.2016 tarihinde okumak/almak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı şekilde usulsüz olarak tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 20.09.2016 tarihinde Kahramanmaraş Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Kahramanmaraş Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2017 tarihli ve 2016/6079 Soruşturma, 2017/2195 Esas, 2017/2084 sayılı iddianamesi ile cezalandırılması istemiyle Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. Şüphelinin 19.09.2015 tarihli aynı nevi'den suçu nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2016 tarihli ve 2015/142160 Soruşturma, 2016/424 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu gösterilmediği gibi doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 30.03.2016 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği, kararın tedbirin infazı için 17.03.2016 tarihinde Kahramanmaraş Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
Kahramanmaraş Denetimli serbestlik Müdürlüğünce yükümlülük ihlalinde ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2016 tarihli ve 2015/142160 Soruşturma, 2016/22420 Esas, 2016/18788 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, ayrıca Kahramanmaraş ilinde 09.03.2016 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan başlatılan ve yetkisizlik kararı ile gönderilen soruşturmada İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 07.12.2016 tarihinde bu eylemi 20.05.2016 tarihli iddianameden önce işlediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına, kararın bir örneğinin İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/355 esas sayılı dosyasına gönderilmesine karar verildiği,

İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli ve 2016/355 Esas, 2017/575 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle "kamu davasının durmasına", tedbirin kaldığı yerden devamına karar verildiği, durma kararının 27.02.2018 tarihinde kesinleştiği,
Durma kararından sonra, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2018 tarihli ve 2018/215004 Soruşturma, 2018/53359 Esas, 2018/44137 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açıldığı,
İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2019 tarihli ve 2018/742 Esas, 2019/76 Karar sayılı kararıyla 19.09.2015 tarihli eylem nedeniyle açılan davanın Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/147 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
D. Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2017/147 Esas, 2019/245 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın kararı istinaf ettiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19.01.2021 tarihli ve 2019/3232 Esas, 2021/158 Karar sayılı kararı ile, Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/14 Esas sayılı dosyasının getirtilerek eylemlerin zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi, bunun saptanması halinde dosyaların birleştirilme yoluna gidilmesi, Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/14 Esas sayılı dosyasının bu süreçte kesinleşmesi halinde ise zincirleme suç hükümleri uygulanıp aradaki fark kadar ek cezaya hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle sanığın tüm eylemleri kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinden önce olduğu için 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığı halde uygulandığından bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği,
E. Bozmadan sonra, Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.09.2021 tarihli ve 2021/126 Esas, 2021/664 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezadan Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2020 tarihli ve 2020/14 Esas, 2020/50 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası mahsup edilmek suretiyle 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapis cezasının 4.000,00 Türk lirası adlî para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 07.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.

F. Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2020 tarihli ve 2020/14 Esas, 2020/50 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
Sanığın 05.05.2016 ve 07.06.2016 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2016 tarihli ve 2016/9382 Soruşturma, 2016/3484 Esas, 2016/303 sayılı iddianamesi ile Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2016 tarihli ve 2016/238 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararı ile, sanığın eylemi kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 11.10.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Sanığın denetim süresi içerisinde 01.01.2018 tarihinde işlediği aynı nev'i suç nedeniyle Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/384 Esas, 2018/699 Karar sayılı kararı ile mahkûm olduğunun ve kararın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 05.12.2019 tarihli ve 2018/4671 Esas, 2019/2559 Karar sayılı kararı ile kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine; Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2020 tarihli ve 2020/14 Esas, 2020/50 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanık müdafiinin kararı istinaf ettiği,
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 08.03.2022 tarihli ve 2020/884 Esas, 2022/571 Karar sayılı kararı ile, hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra davanın 2022/92 Esas ile derdest olduğu,
G. Yine şüphelinin 07.06.2016 tarihli aynı nev'iden eylemi nedeniyle Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2016 tarihli iddianamesi ile Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2016 tarihli ve 2016/527 Esas, 2016/635 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 25.11.2016 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.

H. Dosya kapsamına göre;
Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2016 tarihli ve 2016/6079 Soruşturma, 2016/469 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, Kahramanmaraş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tebliği için müzekkere yazıldığı, Kahramanmaraş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 01.09.2016 tarihli üst yazısı ile tebliğ-tebellüğ belgesinin gönderildiği bildirildiği halde dosya içerisinde tebliğ-tebellüğ belgesine rastlanmadığı, Kahramanmaraş Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce kararın da ekli olduğu Bilgilendirme Formunun, Kahramanmaraş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 21.09.2016 tarihinde okumak/almak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen usule aykırı şekilde tebliğ edildiği anlaşılmakla öncelikle erteleme kararının tebliğinin araştırılması, tebligatın usulsüz olması halinde tebligat eksikliğinin giderilmesi gerekmektedir.
Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan tüm soruşturmaların UYAP üzerinden araştırılması, sanığın, Dairemizce kanun yararına bozma incelemesi sırasında tespit edilebilen 19.09.2015, 29.01.2016, 09.03.2016, 05.05.2016, 07.06.2016 ve 01.01.2018 tarihli eylemlerinin ve varsa diğer eylemlerinin, KDAE kararının kesinleşmesinden önce işlenip işlenmediğinin, KDAE kararının ihlali olup olmadığının, eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç olup olmadığının birlikte değerlendirilmesi, bu kapsamda;
Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/92 Esas sayılı derdest dava dosyasının, Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/527 Esas ve 2016/635 Karar sayılı dosyasının, Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/384 Esas ve 2018/699 Karar sayılı dosyasının da getirtilerek incelenmesi, gerektiğinde koşullarının oluşması halinde kanun yararına bozma veya 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulması, tüm eylemlerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi, kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
Kabule göre de; Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/14 Esas ve 2020/50 Karar sayılı dosyasında verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının henüz kesinleşmemiş olduğu gözetilmeden kesinleşmeyen cezanın sonuç cezadan mahsubuna karar verilmesi de kanuna aykırıdır.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2021 tarihli ve 2021/126 Esas, 2021/664 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.