10. Ceza Dairesi 2022/12095 E. , 2023/8426 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 49.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli ve 2020/331 Esas, 2020/500 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 04.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.07.2022 tarihli ve 2021/21284 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100176 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100176 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha evvel 03.02.2017 tarihinde işlemiş olduğu değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçu nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına ilişkin İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2017 tarihli ve 2017/133 Esas, 2017/357 Karar sayılı kararının itiraz edilmeden 03.11.2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 08.12.2018 tarihinde inceleme konusu aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve erteleme süresi içinde yeniden uyuşturucu madde kullanmasından dolayı açılan kamu davası sonunda inceleme konusu İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli ve 2020/331 Esas, 2020/500 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeden kesinleşmesini müteakip, anılan karar üzerinden ihbarda bulunulması üzerine, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2017 tarihli kararı ile açıklanmasının ertelenmesine karar verilen hükme ilişkin yeniden yapılan yargılama neticesinde, İzmir 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2021 tarihli ve 2021/1 Esas, 2021/105 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/1352 Esas, 2021/1686 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, incelemeye konu 08.12.2018 tarihli eylemin daha önceden İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesince 26.10.2017 tarihinde, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (a) bendi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 08.12.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2019 tarihli ve 2018/142512 soruşturma, 2019/630 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 11.02.2019 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek denetimli serbestlik tedbirinin infazı için İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin 11.03.2020 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2020 tarihli ve 2018/142512 Soruşturma, 2020/21872 Esas, 2020/15475 sayılı iddianamesi ile İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.11.2020 tarihli ve 2020/331 Esas, 2020/500 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 04.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. İzmir 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/133 Esas, 2017/357 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
1. Sanığın 03.02.2017 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2017 tarihli ve 2017/8907 Esas sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2. Yapılan yargılama sonucunda İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2017 tarihli ve 2017/133 Esas, 2017/357 Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci
maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 03.11.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
3. Kanun yararına bozma istemine konu İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli kararıyla ihbarda bulunulması üzerine,
İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2021 tarihli ve 2021/1 Esas, 2021/105 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin kararı istinaf ettiği,
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/1352 Esas, 2021/1686 Karar sayılı kararı ile, hükmün bozulmasına ve İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulmasına, karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6545 sayılı Kanun) 68 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin sekizinci fıkrasında "Bu Kanun'un; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu,
6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" düzenlemesinin yer aldığı,
Somut olayda, sanık hakkında daha önceden 03.02.2017 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2017 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında
yapılan yargılama sonucunda İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2017 tarihli kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 03.11.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasındaki düzenleme karşısında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanuni zorunluluk üzerine verildiği, kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 08.12.2018 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olduğundan, sanığın 08.12.2018 tarihli eylemini, İzmir 6.Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 03.11.2017 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 08.12.2018 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilip İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması, bu durumda ihlal kabul edilen 11.03.2020 tarihli eylem bağımsız suç haline geleceğinden bu eylem yönünden 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılması için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli ve 2020/331 Esas, 2020/500 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!