WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2022/11814 E.  ,  2023/6229 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/82 E., 2022/153 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Sanıklar ... ve ... yönünden; temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Sanık ... yönünden; bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar ...ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2020/186 Esas, 2021/103 Karar sayılı kararı ile;
Sanıklar ... ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 15 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.01.2022 tarihli ve 2022/82 Esas, 2022/153 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli inceleme yapılmadan, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
2. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
3. Sanığın cezalandırılmasını gerektirir somut her türlü şüpheden uzak delil mevcut olmadığına,
4. Sanığın suç işleme kastının bulunmadığına,

5. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin somut delil bulunmadığına,
2. Delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğine,
3. Eylemin içmek amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,
İlişkindir.
C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. İletişimin tespiti kararının hukuka aykırı olarak alındığına,
2. Teknik takip kararı olmadan kolluk tarafından fiziki takip yapıldığına,
3. Mahkûmiyet gerekçesinin hukuka aykırı olarak elde edilen delile dayandırıldığına,
4. Her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmamasına rağmen mahkûmiyet kararı verildiğine,
5. Nitelikli hal uygulamasının mümkün olmadığına,
6. Alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir hukuki bir durum mevcut olmadığına,
7. Tutanak tanıklarının dinlenilmediğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'in, sanık ...'un kendisini araması üzerine sanık ... aracılığı ile uyuşturucu madde temin ettiğine ilişkin ikrarı, tape kaydı ile olgunun paralellik arz ettiği, sanık ...'ın taşıdığı pakette
uyuşturucu madde olup olmadığına yönelik savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu haliyle sanık ...'in, uyuşturucu maddeyi sanık ...'a verme eyleminde, sanık ...'ın ise uyuşturucu maddeyi temin ettiği kanaatiyle sanıklar ... ve ...'ın üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıklar ... ve ...'ın mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
Sanık ...'un, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık Sinan'a eroin ihtiva eden uyuşturucu maddeyi 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen yerlere yapılan keşif sonucu 200 metreden yakın mesafe de temin etmek suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanık ...'un mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümlere yapılan eleştiriler dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması aleyhe olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler ve eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık yönünden "10.01.2020, 19.06.2020" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "19.12.2019" olarak yazılması,

2. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı" yerine, "Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan ihtara rağmen ödenmeyen adli para cezasının 5237 sayılı Yasanın 52/4 maddesi ile 5275 sayılı Yasanın 106/3 maddesi uyarınca adli para cezasına esas olan hapis cezasına çevrileceğinin ve çevrilen hapis cezasının infazının da bu madde hükümlerine göre yapılacağının ihtarına" ibaresinin yazılmasının,
3. Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uygulaması sırasında sonuç hapis cezasının 6 yıl 3 ay yerine 5 yıl 15 ay olarak belirlenmesi aleyhe istinaf bulunmadığından bozma yada davanın yeninden görülmesi nedeni yapılmadığı belirtilmişse de, İlk Derece Mahkeme hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından sanık aleyhine süresinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu bu nedenle eksik ceza tayinine ilişkin hatanın düzeltilmesi yerine eleştirilmesi hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık yönünden "10.01.2020" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "19.12.2019" olarak yazılması,
2. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı" yerine, "Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan ihtara rağmen ödenmeyen adli para cezasının 5237 sayılı Yasanın 52/4 maddesi ile 5275 sayılı Yasanın 106/3 maddesi uyarınca adli para cezasına esas olan hapis cezasına çevrileceğinin ve çevrilen hapis cezasının infazının da bu madde hükümlerine göre yapılacağının ihtarına" ibaresinin yazılmasının,
3. Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uygulaması sırasında sonuç hapis cezasının 6 yıl 3 ay yerine 5 yıl 15 ay olarak belirlenmesi aleyhe istinaf bulunmadığından bozma yada davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmadığı belirtilmişse de,

İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından sanık aleyhine süresinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu bu nedenle eksik ceza tayinine ilişkin hatanın düzeltilmesi yerine eleştirilmesi hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında takdiren alt sınırdan uzaklaşılmaksızın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca denildikten sonra takdiren ve teşdiden denilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak 11 yıl hapis ve 1.100 gün adli para cezası ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle temel cezanın tayinine ilişkin gerekçede çelişkiye düşülmek suretiyle hüküm kurulması,
2. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b) bentleri uyarınca "16 yıl 6 ay ve 1650 gün adli para cezası ile cezalandırılması" yerine "16 yıl 6 ay hapis ve 1650 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin yazılması,
3. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı" yerine, "Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan ihtara rağmen ödenmeyen adli para cezasının 5237 sayılı Yasanın 52/4 maddesi ile 5275 sayılı Yasanın 106/3 maddesi uyarınca adli para cezasına esas olan hapis cezasına çevrileceğinin ve çevrilen hapis cezasının infazının da bu madde hükümlerine göre yapılacağının ihtarına" ibaresinin yazılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) numaralı bentlerine açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.01.2022 tarihli ve 2022/82 Esas, 2022/153 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin,
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihi kısmında "sanık ... yönünden 10.01.2020 ", sanık ... yönünde "10.01.2020, 19.06.2020" ibaresinin yazılması,
2. Hüküm fıkralarından, sanıklara verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmından “Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan ihtara rağmen ödenmeyen adli para cezasının 5237 sayılı Yasanın 52/4 maddesi ile 5275 sayılı Yasanın 106/3 maddesi uyarınca adli para cezasına esas olan hapis cezasına çevrileceğinin ve çevrilen hapis cezasının infazının da bu madde hükümlerine göre yapılacağının ihtarına" ibaresinin çıkartılması yerine "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
3. 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması ile sonuç hapis cezasının 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine 5 yıl 15 ay olarak belirlenmesi aleyhe istinaf bulunmadığından bozma veya davanın yeniden görülme nedeni yapılmadığına dair eleştirinin çıkartılması,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.01.2022 tarihli ve 2022/82 Esas, 2022/153 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Patnos Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.