10. Ceza Dairesi 2022/11538 E. , 2023/7789 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/195 E., 2021/56 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kastamonu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli ve 2020/195 Esas, 2021/56 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 07.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.06.2022 tarihli ve 2022/1554 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96809 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96809 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın 17.08.2018 tarihli eylemi sebebiyle, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2019 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında daha önce 28.10.2010 tarihinde ve 14.04.2012 tarihinde işlediği iddia olunan atılı suçtan dava açıldığı, o tarihlerde uyuşturucu suçuna mahsus dava açılmasının ertelenmesi kurumunun yürürlükte olmadığı gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine hükmedilmiş ise de,
28.11.2010 tarihli eyleminden dolayı Şişli (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.04.2011 tarihli ve 2011/415 Esas, 2011/240 Karar sayılı kararı ile 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, daha sonra denetimli serbestlik tedbirlerine uyduğu anlaşıldığından, İstanbul (Kapatılan) 19. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.02.2013 tarihli ve 2011/415 Esas, 2011/240 Karar sayılı ek kararı ile kamu davasının düşmesine karar verildiği,
14.04.2012 tarihli eyleminden dolayı Kastamonu (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2012/435 Esas, 2013/654 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği,
Dosya kapsamına göre, sanığın 04.01.2020 tarihli eylemi nedeniyle Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2021 tarihli ve 2021/17 soruşturma, 2021/20 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 16.09.2020 tarihli eyleminin müstakil bir suç oluşturmayacağı, hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce dava açılması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlalinden de bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, Mahkemesince kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle durma kararı verdikten sonra, dosyanın gereği için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 16.09.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2020 tarihli ve 2020/4771 Soruşturma, 2020/1814 Esas, 2020/1382 sayılı iddianamesi ile cezalandırılması istemiyle Kastamonu 5. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, Kastamonu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.03.2021 tarihli ve 2020/195 Esas, 2021/56 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 07.04.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
B. Şüphelinin 04.01.2021 tarihinde işlediği aynı nitelikteki suçtan yapılan soruşturma sonunda, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2021 tarihli ve 2021/17 soruşturma, 2021/20 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri ve tedavi tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 05.02.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek 24.02.2021 tarihinde infazı için Kastamonu Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
C. Şüphelinin 12.08.2021 tarihinde Bolu ilinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2021 tarihli yetkisizlik kararı ile evrakın Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2022 tarihli ve 2021/17 soruşturma, 2021/850 esas, 2021/644 sayılı iddianamesi ile Kastamonu 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın 2022/167 esas sayılı dosya ile derdest olduğu, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2022 tarihli ve 2022/3484 soruşturma, 2022/1237 esas, 2022/929 sayılı iddianamesi ile sanığın 01.08.2021 tarihli aynı nitelikteki suçu nedeniyle Kastamonu 5. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli açılan kamu davasının da 2022/167 esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,
D. Sanığın daha önceden 28.11.2010 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 14.04.2011 tarihinde verilen ve 08.06.2011 tarihinde kesinleşen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine
uyduğu gerekçesiyle, İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.02.2013 tarihli ve 2011/415 Esas, 2011/240 Karar sayılı ek kararı "kamu davasının düşmesine" karar verildiği,
E. Yine sanığın 14.04.2012 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kastamonu 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2012/435 Esas, 2013/654 Karar sayılı kararı ile, sanığın delil yetersizliğinden beraatine karar verildiği, beraat kararının 30.01.2014 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
F. Sanığın 28.11.2010 tarihli eyleminden dolayı Şişli (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.04.2011 tarihli ve 2011/415 Esas, 2011/240 Karar sayılı kararı ile bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranması üzerine İstanbul (Kapatılan) 19. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.02.2013 tarihli ve 2011/415 Esas, 2011/240 Karar sayılı ek kararı ile kamu davasının düşmesine karar verildiği, 14.04.2012 tarihli eyleminden dolayı Kastamonu (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2012/435 Esas, 2013/654 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, Cumhuriyet savcılığınca da, belirtilen bu davalara dayanılarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca KDAE verilmeden doğrudan incelemeye konu kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır. Esasen yargılamaya konu 16.09.2020 tarihli eylem yönünden 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasına dayanak yapılan davaların 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önce açılması, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önce işlenen suçlar yönünden 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının 6545 sayılı Kanun değişikliğinden sonra işlenen suç yönünden KDAE kararı verilmesine engel olmayacağı, 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra işlenen ilk suç nedeniyle şüpheli hakkında KDAE kararı verilmesi gerektiği de dikkate alındığında,
Dosya kapsamına göre, sanığın 04.01.2021 tarihli eylemi nedeniyle Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2021 tarihli ve 2021/17 soruşturma, 2021/20 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 16.09.2020 tarihli eyleminin müstakil bir suç oluşturmayacağı, hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce işlenmesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlalinden de bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen doğrudan kamu davası açılması koşulunun oluşmadığı, incelemeye konu 16.09.2020 tarihli eylem nedeniyle Cumhuriyet savcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekirken KDAE kararı verilmeden 5271 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılmasının kanuna aykırı olduğu, Mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı
Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilmesi ve gereği için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiği, ancak Kastamonu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/167 esas sayılı davasının derdest olduğu dikkate alınarak, KDAE kararı öncesi işlenen 16.09.2020 tarihli suçun da 28.01.2021 tarihli KDAE kararı kapsamında kalacağı, bu hususun 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında cezanın bireyselleştirilmesi yönünden mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, bu amaçla her iki davanın birleştirilerek tüm delillerin ve sanığın hukuki durumunun birlikte değerlendirilmesinin uygun olacağı, mahkemece davanın Kastamonu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/167 esas sayılı davası ile birleştirilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçeyle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin kısmen değişik gerekçe ile KABULÜNE,
2. Kastamonu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli ve 2020/195 Esas, 2021/56 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!