WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2022/11420 E.  ,  2023/8957 K.
"İçtihat Metni"T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2021/138 Esas, 2021/264 Karar sayılı kararı ile Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/78 Esas sayılı dosyası ile aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanma ihtimali yönünden birlikte görülmelerinde hukuki yarar görüldüğü anlaşılmakla, her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/78 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2021 tarihli ve 2021/78 Esas, 2021/216 Karar sayılı kararı ile Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/78 Esas sayılı dosyası ile aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanma ihtimali yönünden birlikte görülmelerinde hukuki yarar görüldüğü anlaşılmakla, her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/138 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 21.06.2021 tarihli ve 2021/2090 Esas, 2021/2093 Karar sayılı kararı ile Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/138 Esas, 2021/264 Karar sayılı birleştirme kararının kaldırılarak, Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/78 Esas, 2021/216 Karar sayılı dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/138 Esas sayılı dava dosyası üzerinde birleştirilmesine karar verilmiştir.
D. Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/281 Esas, 2022/49 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (e) bentleri ile ikinci fıkrası ve üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

E. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/648 Esas, 2022/727 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. ... isimli şahsa yaptırılan fotoğraf teşhis tutanağının hukuka aykırı olduğuna, hükme esas alınamayacağına,
2. Tanık ...'un mahkemece dinlenilmesinde sanık ve müdafii hazır bulunmadığı, soru sorma ve beyanda bulunma imkanı tanınmadığından hukuka aykırı olduğuna,
3. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Ele geçirilen uyuşturucular dışında başkaca yan delil bulunmadığından sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5. Sanığın özel olarak bir müdafii yardımından faydalanmadığından yargılamanın hukuka uygun olarak yürütülmediğinden adil yargılanma hakkı ihlal edildiğine,
6. ...'un evine getirdiği uyuşturucu maddeyi 100,00 TL karşılığında satın aldığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İstihbari bilgi üzerine kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda,
14.11.2020 tarihinde saat:22:30 sıralarında kolluk görevlilerince yapılan fiziki takipte olay nedeni ile
haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ... ile tanık Hüseyin Yakup'un binaya gelip saat 23:05'de binadan ayrıldıkları, polis memurlarınca durdurulan tanık Hüseyin'in kaba üst yoklaması yapılacağı esnada tanığın kendi rızası ile pantolonunun sağ cebinden çıkarmış olduğu sentetik kannabinoidler grubunda yer alan 5CL-ADB-A etken maddesini içeren uyuşturucu maddeyi teslim ettiği, tanık Hüseyin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde sanıktan satın aldığını beyan edip, sanığı teşhis ettiği,
05.03.2021 tarihinde kolluk görevlilerince yapılan fiziki takipte hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık Serkan'ın binaya girip, 10 dakika sonra çıkması üzerine durdurulduğu, kaba üst yoklaması yapılacağı sırada üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda cebinden suça konu metamfetamin ve sentetik kannabinoid maddesini içeren uyuşturucu maddeyi teslim ettiği, tanık Serkan soruşturma aşamasında alınan ifadesinde sanıktan satın aldığını beyan edip, sanığı teşhis ettiği, akabinde sanığın ikametinde ve ikamette yakalanan ...'nin üzerinde yapılan aramada suça konu sentetik kannabinoid maddesinin ele geçirildiği, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık Murat'ın soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde sehpa üzerinde bulunan Yılmaz'a ait maddelerden alarak kendisine çıkı yaptığını para vermediğini beyan ettiği,
Sanık kimseye uyuşturucu madde satmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin istihbari bilgiler, yapılan fiziki takip, tanık beyanları, tanıklarda ve sanığın ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticaretini yapma suçunu işlediği, uzmanlık raporları içeriklerine göre, sentetik kannabinoid grubu yer alan uyuşturucu maddeler olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince cezasının yarı oranında artırılmasına, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında kısa aralıklarla birden fazla kişiye uyuşturucu satışı yaptığından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında artırım yapıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükme yapılan eleştiriler dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplanıldığı, kovuşturma aşamalarında hakları hatırlatıldığı halde vekaletnameli müdafii görevlendirmeyen sanığa zorunlu müdafii görevlendirilmesi yapılarak savunma hakkının usul ve yasaya uygun olarak kullandırıldığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1) Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının miktarının kısmen veya tamamen hapse çevrilerek 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince infaz edileceği hususunda karar verilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması,
2) Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması,
3) Adli Emanetin 2021/4059 sırasında kayıtlı bizatihi suç teşkil etmeyen uyuşturucu maddelerim muhafaza edildiği emanetlerin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/648 Esas, 2022/727 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,

1) Hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine "adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 maddesinin dördüncü fıkrası gereğince l'er ay ara ile 24 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin eklenmesi,
2) Hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün çıkarılması ve yerine "Sanık hakkında, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler gözetilerek, oluşan duruma göre, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" ibaresinin yazılması,
3) Hüküm fıkrasının müsadere ile ilgili bölümünde yer alan “TCK'nun 54/1-4.maddesi gereğince MÜSADERESİNE” ibaresinin çıkarılması ve yerine “5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.