WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2022/10818 E.  ,  2024/18720 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/957 E., 2022/815 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edimiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/439 Esas, 2022/58 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, delil değerlendirilmesinin hatalı olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin hatalı uygulandığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271
sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.05.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

Ceza Muhakemesinin en önemli ilkelerinden biri olan ve Latince "İn dubio pro reo" olarak ifade edilen "kuşkudan sanık yararlanır" ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel şartı, suçun şüpheye yer vermeyen bir kesinlikte ispat edilmesidir.
Sanık tarafından gerçekleştirildiği şüpheli ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar, sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.
Cezaya mahkûmiyet ulaşılan ihtimali kanaate değil, kesin ve açık ispata dayanmalıdır.
Dosya kapsamına göre, 11.04.2021 tarihinde (Pandemi döneminde) İstanbul Mecidiyeköy meydan da, sanığın polisleri görünce kaçması üzerine yakalandığı, sanığın kaçarken üzerinde bulunan bonzai tabir edilen sentetik kanabinoidi poşetinden döktüğü ve akabinde yakalandığı, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlügü tarafından yapılan analize göre maddenin 139,3 gram geldiği tespit edilmiştir.
Sanık bu sentetik kanabinoid maddesininin kendisine ait olduğunu, bunu kullanmak için aldığını, kimseye vermediğini, satmadığını, pandemi nedeniyle sokağa çıkma yasağı olduğundan her gün alamayacağından, fazla aldığını beyan etmiştir.
Dosya kapsamına göre bu durumun aksini gösteren bir delil bulunmamaktadır.
TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen hareket unsuru (eylemler), uyuşturucu / uyarıcı maddeyi ruhsatsız ve ruhsata aykırı olarak, satmak, satışa arzetmek, başkalarına vermek, sevk etmek, nakletmek, depolamak, satın almak, kabul etmek, bulundurmaktır.
Ancak, sayılan bu eylemlerin (hareketlerin) kullanmak dışında bir amaçla gerçekleştirilmesi gereklidir.
Ortada, sanığın sorumlu olacağı 139,3 gram gelen sentetik kanabinoidin varlığı nedeniyle sanığın bu maddeyi satacağına dair bir eylemi yoktur.
Sanığın yakalanmamak için kaçması, onun TCK’nın 188/3. maddesinde belirtilen suç içeren bir eylem değildir.
Yukarıda açıkladığım gibi, sanığın TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasında sayılan hareket unsurlarının, kullanma amacı dışında yapıldığını gösteren eylemi yoktur.
Sanığın üzerinden çıkan ve 139,3 gram sentetik kanabinoidin başkasına verileceği, temin edileceğini gösteren herhangi bir olguda yoktur.
Dava dosyası içeriğine göre maddenin ticari amaçla bulundurulduğunu ispat etmek mümkün değildir.
Burada ispat sorunu olduğundan, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğundan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 14.05.2024