WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2022/10682 E.  ,  2024/18655 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1299 E., 2022/1293 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde

temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/300 Esas, 2021/397 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası (a) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 41.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafileri ve sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. İstinaf mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna,
4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
5. Sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
6. Arama kararı ve işleminin hukuka aykırı olduğuna,
7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
8. Sanıkların hukuka aykırı bir biçimde yakalandığına, kolluk görevlileri tarafından üstünün usulsüzce arandığına, darp edildiğine,
9. Soyut ve asılsız bir ihbar üzerine soruşturmanın başlatıldığına, basit seviyede suç şüphesi ile adli işlemlerin yapıldığına,
10. Tutanak düzenleyicilerinin dinlenmemesi, sanığın amatem dosyasının getirtilmemesi, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarının ve niteliklerinin bilirkişi marifetiyle ortaya konulmaması, yine ele geçen maddeler ile ilgili Adli Tıp Kurumundan yeni bir rapor alınmaması, sanıklardan numune alınarak tıbbi inceleme yapılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
11. Sanıkların samimi ve çelişki içermeyen beyanlarının lehine yorumlanmasının ve buna göre sanıklar hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmasının gerektiğine,
12. Hassas terazi olmaksızın meskende bulunan fişeklenmiş uyuşturucu maddelerin satma amacıyla bulundurulduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,
13. Mahkemece sanıkların aynı müdafii tarafından temsil edilemeyecekleri iddia edilerek sanıkların avukatı olan vekile sanıklar arasından sadece birini temsil etmek üzere seçim yaptırılarak ve müdafi tayin edilebilecek aşamalarda müdafi tayin edilmeyerek sanıkların savunma haklarının kısıtlandığına,
14. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
15. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
16. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
İlişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Soyut ve asılsız bir ihbar üzerine soruşturmanın başlatıldığına,
5. Tutanak düzenleyicilerinin dinlenmemesi, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarının ve niteliklerinin bilirkişi marifetiyle ortaya konulmaması, yine ele geçen maddeler ile ilgili Adli Tıp Kurumundan yeni bir rapor alınmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde ve delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, soruşturma ve kovuşturma aşamasında gerekli araştırmanın yapıldığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı ve savunma haklarını kısıtlayıcı bir işlemin bulunmadığı, sanıkların adil yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet verecek bir işlemin bulunmadığı anlaşılmakla sanık ... müdafilerinin ve sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, soruşturma ve kovuşturma aşamasında gerekli araştırmanın yapıldığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR

Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bendlerinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun
olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.05.2024 tarihinde karar verildi.