WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2022/10376 E.  ,  2024/15934 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3159 E., 2020/92 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Sanık ... yönünden Bozma, suça sürüklenen çocuk ... yönünden bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2017/387 Esas, 2018/141 Karar sayılı kararı ile Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/560 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/560 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

B. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2017/560 Esas, 2018/330 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatına, suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2018/3159 Esas, 2020/92 Karar sayılı kararı ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanık ... hakkındaki Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, suça sürüklenen çocuk hakkındaki İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... yönünden gizli soruşturmacının kamu görevlisi ya da adli kolluk görevlisi olup olmadığı belirlenerek kolluk görevlisi ise tanık olarak dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerektiği nedeniyle hükmün bozulması, suça sürüklenen

çocuk hakkında ise Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin hükümden çıkarılmasının hukuka aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Hükmün gerekçesiz olduğuna,

4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

5. Görüntülerle ilgili SSÇ yönünden bilirkişi raporu aldırılmaksızın ve gizli soruşturmacılar tanık olarak dinlenmeksizin karar verilmesi nedeniyle eksik inceleme yapıldığına,

6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

B. Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri ;

Sanık ... hakkında 08.07.2017 tarihli eyleme ait görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığının gerektiğinde Adli Tıp ya da emniyetin ilgili bölümünden daha ayrıntılı ve açıklayıcı rapor alındıktan sonra hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik araştırma sonucu bu eylem nedeniyle sanığın beraatına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında gizli soruşturmacı görevlendirildiği, 07.07.2017 tarihinde gizli soruşturmacı aracından indiği esnada SSÇ Mustafa'nın cadde üzerinde bulunan evin kapısını açtığı ve uyuşturucu madde alışverişi konusunda gizli soruşturmacıyla konuştuğu, akabinde folyoya sarılı 1 paket kokaini 50,00 TL karşılığında verdiği, 08.07.2017 tarihinde aynı gizli soruşturmacının cadde üzerinde aracını park ettiği, gizli soruşturmacıyı gören SSÇ Mustafa'nın ikametin kapısını açtığı ve gizli soruşturmacıyla konuştuğu sırada sanık ...'ın yanlarına geldiği ve elinde bulunan alüminyum folyoya sarılı 1 paket kokaini 50,00 TL karşılığında gizli soruşturmacıya verdiği olaylarda; sanık ...'ın savunmalarında görüntülerdeki şahsın kendisi olmadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, 05.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda olay görüntülerinde X1 olarak belirtilen şahsın sanık ... olduğunun kesin ve net olarak tespit edilmediği, sanığın savunmasının aksine cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanık ...'ın beraatine; SSÇ Mustafa'nın gizli soruşturmacıya 07.07.2017 ve 08.07.2017 tarihlerinde 50,00 TL karşılığında kokain verdiği, olay yerinin Bahçelievler ilkokuluna 200 metre mesafeden yakın olduğunun tespit edildiği, SSÇ'nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle yasal şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü madde hükmü uygulanmaksızın SSÇ Mustafa'nın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanık ve suça sürüklenen çocuk yönünden adli makamlarca 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu ve 140 ıncı maddeleri uyarınca verilmiş bir karar bulunmadığı anlaşılmış ise de, somut olayda başka şüphelilere yönelik 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu ve 140 ıncı maddeleri uyarınca alınan karar kapsamında gizli soruşturmacı olarak görevini ifa ettiği mahalde, suça sürüklenen çocuk ...'nın gizli soruşturmacıya uyuşturucu madde sattığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eylemde, suçüstü hali hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden, sanık ve SSÇ hakkında herhangi bir karar alınmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

1. SSÇ Mustafa Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

Bölge Adliye Mahkemesince dosya içinde bulunan 08.07.2017 tarihli rapor ve CD'nin incelenmesi sonucunda SSÇ Mustafa'nın eylemini ikametin içinde gerçekleştirdiği, bu yerin umumi ya da umuma açık sayılan yerlerden sayılamayacağı gözetilmeksizin hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci

maddesinin dördüncü maddesinin (b) bendinin uygulanarak fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verilmiştir.

2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Adli kolluk görevlileri “suçu ve failini belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusundaki genel görevleri kapsamında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ile ilgili olarak, alıcı rolüne girerek uyuşturucu madde alabilirler. Adli kolluk görevlisi de olsalar, delil toplama faaliyetlerini 5271 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin (e) bendi ve 161 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun Ek 6 ncı maddesine uygun bir biçimde gerçekleştirmeleri halinde ele geçirilen deliller hükme esas alınabilecek olup, görevlilerin kışkırtıcı ajan sayılabilecek şekilde faili suç işlemeye yönlendirmeleri sonucu ele geçirilen deliller ise hükme esas alınamayacaktır.

Somut olayda 07.07.2017 tarihinde adrese giderek alıcı olarak davranan gizli soruşturmacının karşılaşma sonrasında konuşma sırasında "getirsene bana bir tane" diyerek uyuşturucu madde istemesi ve akabinde verilen kokaini alması, 08.07.2017 tarihinde aynı adrese giderek alıcı olarak davranan görevlinin "dünkü çok azdı yav biraz iyi ... Baba bir tane" diyerek uyuşturucu madde istemesi sonrasında alıcı görevlinin uzatılan uyuşturucu maddeyi satın aldığı olaylarda; gizli soruşturmacının suç teşkil eden fiilleri yalnız pasif davranışlarla izleyip tespit etmek yerine, delil üretmek ve soruşturma başlatmak için kişiyi başka türlü işleyeceği sabit olmayan bir suçu işlemeye sevk etme yönünde davranışlar sergilemiş olduğu, bunun da gizli soruşturmacının görev sınırlarını aştığı, kışkırtıcı ajan gibi hareket ederek faili suça teşvik etmek suretiyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu ve Anayasa'nın 38 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükme esas alınamayacağı gözetilerek yapılan incelemede ;

A. SSÇ Mustafa Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümlerde suça sürüklenen çocuğun beraat kararı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen beraat kararı yerinde olup, Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR

A. SSÇ Mustafa Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinden görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2018/3159 Esas, 2020/92 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oybirliği BOZULMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2018/3159 Esas, 2020/92 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.