10. Ceza Dairesi 2022/10065 E. , 2023/8288 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ihraç etme
HÜKÜM : Esastan ret
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Sanık ... yönünden; Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması
2. Sanık ... yönünden; Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2012/108 Esas, 2019/58 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ihraç etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 187.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.06.2020 tarihli ve 2019/2618 Esas, 2020/1390 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık Mustafanın kullandığı sanık ...'ın sahibi olduğu HAKON firmasına ait çekiciye bağlı dorsede sınır kapısında polis çıkış ve gümrük tescil işlemleri sonrasında X-Ray taraması sonucunda şüphe üzerine yapılan aramada dorsenin ön taban kısmında eroin ve morfin bulunan olayda; temyiz dışı sanık ...'in İstanbul'daki depoda uyuşturucu maddeleri taşıma araçlarına yerleştirme ve uyuşturucu ihracının Türkiye'deki işlerini takip ettiği, 47712.8 gram morfin ve 126463,6 gram eroin maddesinin ihracının araç sürücüsünün bilgisi dışında yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, uyuşturucu ihracı suçunu gizlemek amacıyla HAKON KOOPVAARDIJWEG isimli şirketin paravan olarak kullanıldığı, şirket sahibi ...'un diğer sanıklar ... ve Mustafa ile birlikte uyuşturucu madde ihraç etmeye teşebbüs suçunu işlediklerinin tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
04.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklik ile dördüncü fıkranın (a) ve (b) bentleri şeklinde düzenlenmesi karşısında suç tarihi itibari ile uygulanması mümkün olmayan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulama maddesi olarak gösterilmesi gerektiği yönündeki Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
a. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
b. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
c. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verilirken, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına yer vermeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün "4" numaralı bendinde sanık ... hakkındaki İlk Derece Mahkemesi hükmü incelenmesine rağmen sanık olarak "..." yazılmasının, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olduğu değerlendirilmiş, Tebliğnamedeki bu yönden de bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
a. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
b. Sanığın yakalanması sonrasında Hakon Firmasına ait Firuzköy'deki deponun adresini vererek bu depoda yapılan arama sonucu mekanik kriko, vakum paketleme makinası ve dorsenin şaseden ayrılmasını sağlamak için kullanılan lokma takımının bulunmasını sağlayarak aleyhlerinde yeterli delil bulunmadığı aşamada beyanları ile suç ortaklarının ortaya çıkmasına yardım ve hizmet eden sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini,
c. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
d. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verilirken, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına yer
vermeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması,
Nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.06.2020 tarihli ve 2019/2618 Esas, 2020/1390 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
a. Hükmün 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 ncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına", ibaresinin eklenmesi,
b. Hüküm fıkralarının adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin bölümlerinde yer alan “ taksitlerden birisini süresinde ödememesi halinde geri kalan adli para cezasının tamamının tahsil edileceğinin " ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.06.2020 tarihli ve 2019/2618 Esas, 2020/1390 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!