WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2021/933 E.  ,  2023/8371 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet hükmünün aynen infazına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.10.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. İzmir (Kapatılan) 10. Sulh Ceza Mahkemesinin, 27.12.2013 tarihli ve 2013/938 Esas, 2013/1137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci, ikinci, altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde cezanın infaz edilmiş sayılmasına aksi takdirde cezanın derhal infaz edilmesine karar verilmiştir. Karar 27.01.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine İzmir (Kapatılan) 10. Sulh Ceza Mahkemesinin, 21.05.2014 tarihli ve 2013/938 Esas, 2013/1137 Karar sayılı ek kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri gereklerine uygun davranmadığından cezanın infaz edilmesine" karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, 02.11.2018 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur.
III. GEREKÇE
Sanığın yokluğunda verilen hükmün öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebligat çıkarılması, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21 inci ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz

olduğu anlaşılmakla sanığın temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 21.05.2014 tarihli hüküm tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar geçen sürede, zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
1- Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2- 21.05.2014 tarihli hüküm tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir (Kapatılan) 10. Sulh Ceza Mahkemesinin, 21.05.2014 tarihli ve 2013/938 Esas, 2013/1137 Karar sayılı Ek kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.