10. Ceza Dairesi 2021/827 E. , 2023/9090 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği; Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın aynı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Manavgat 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2015/139 Esas, 2015/42 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 19.11.2015 tarihli süre tutum dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
"Yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre: Suç tarihinde Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/8098 Soruşturma no, 2015/3964 soruşturma numarasına kaydedilen diğer şüpheliler ile birlikte Manavgat ilçesi Çakalderesi mevkii, Migros yanındaki çalılıklar içerisinde eroin satışı yapıldığı yönündeki istihbari çalışmaları değerlendiren kolluk güçlerinin suçun işlendiği yerde fiziki takibe başladıkları, sanığın 2015/8098 Soruşturma nolu dosyadaki şüphelilerden uyuşturucu aldığını ve sanığın uyuşturucu kullandığını ikrar ettiği, sanık hakkında daha önce 2015/3838 sayılı soruşturma dosyasında uyuşturucu madde satın almak, kabul etmek, kullanmak ve bulundurmak suçundan hakkında Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde (2015/639 esas) dava açıldığı, sanığın 01/08/2015 tarihinde alınan idrar raporunda vücudunda morfin maddesinin bulunduğunun anlaşıldığı, sanığın 2. ihlalinin ayrı bir suç oluşturduğunun kabulü ile; sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçunu işlediği " gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
1) Sanığın incelemeye konu 01.08.2015 tarihli eylemi nedeniyle Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.09.2015 tarihli iddianamede sanık hakkında daha önce işlediği aynı mahiyetteki suç nedeniyle Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/2007 sayılı soruşturma dosyası ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verildiğinin belirtildiği görülerek yapılan incelemede;
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında sanık hakkında, 26.03.2015, 21.04.2015, 03.06.2015 ve 26.07.2015 tarihli eylemleri nedeniyle Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan soruşturma yapıldığı, 02.09.2014 tarihli eylemi nedeniyle ise Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan soruşturma yapılarak soruşturma safahatında 07.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri devam ederken 25.03.2015 tarihinde işlemiş olduğu aynı nitelikteki suçun daha önceden verilen tedbir kararının ihlali sayılarak Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.05.2015 tarih ve 2015/4152 soruşturma, 2015/2310 Esas ve 2015/2101 numaralı iddianamesi ile Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde; 06.10.2015 tarihli 2015/497 Esas ve 2015/465 Karar sayılı karar ile mahkûmiyet hükmü verildiği, ancak UYAP sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının içeriği, tebliği ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği ve bu evrakın incelenen dosya arasında da bulunmadığı gibi 02.09.2014 tarihli eyleme ilişkin Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2015 tarihli 2015/497 Esas ve 2015/465 Karar sayılı kararının kesinleşmediği anlaşılmakla;
Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinin gözetilmesi gerektiği, Dairemizin, 11.07.2023 tarihli ve 2022/13613 Esas, 2023/6376 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği,
UYAP kayıtlarında kesinleşmemiş görülen Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2015 tarihli, 2015/497 Esas ve 2015/465 Karar sayılı dosyasının akıbetinin araştırılması gerektiği ve sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan soruşturma açılan 26.03.2015,
21.04.2015, 03.06.2015 ve 26.07.2015 tarihli eylemleri ve başka kayıtların da bulunması sebebiyle tüm dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına alınıp, gerekirse kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği tartışılıp, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı ve sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç, ihlal sayılan eylem ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uyarınca tabi tutulduğu tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi'' kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verilmesi,
b) Sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş
değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise; bu suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen dava açma şartlarının gerçekleştiğinin sabit görülmesi halinde yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bir karar verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3. Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manavgat 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2015/139 Esas, 2015/42 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!