10. Ceza Dairesi 2021/5241 E. , 2024/816 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/84 E., 2016/129 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2016/84 Esas, 2016/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; usul ve yasaya uygun hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; kararı temyiz ettiğine, kararın lehine bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜNE GÖRE)
Mahkemece, olay tarihinde devriye görevi yapan polislerin sanık da uyuşturucu madde ele geçirdikleri, ele geçen uyuşturucu madde ile ilgili uzmanlık raporunda ADB- CHMINACA etken maddeli sentetik kannabinoid türevlerinden olduğu, sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu ve hakkında kamu davası açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ancak sanığın denetimli serbestlik tedbiri kararına uymadığından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2015 tarih 2015/19772 Esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yargılama sonunda 2015/425 Esas 2015/708 Karar sayılı kararıyla sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine karar verildiği, kararın 18.11.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın 17.10.2015 tarihinde ikinci kez uyuşturucu madde ele geçmesi üzerine daha önce hakkında 08.06.2015 tarihli iddianameyle kamu davası açıldıktan sonra uyuşturucu madde ele geçtiğinden, kamu davası açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceğinden sanığın 17.10.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kamu davası açıldığı gerekçesi ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal nedeniyle kaldırılarak kamu davası açıldığından bahisle, 17.10.2015 tarihli inceleme konusu bu suç nedeniyle doğrudan 18.01.2016 tarihinde kamu davası açıldığının belirtildiği ancak, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında ve adli sicil kaydından yapılan incelemede, sanığın 25.11.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, 15.01.2015 tarihli karar ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, sanığın yüklenen yükümlülüklere ve uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmaması nedeniyle 08.06.2015 tarihli iddianamesiyle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli ve 2015/425 Esas, 2015/708 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi gereğince erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 18.11.2015 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla;
Sanık hakkında, daha önce 25.11.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 15.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, 15.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı, bu kapsamda inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinin gözetilmesi gerektiği, Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 13.09.2023 tarihli ve 2021/303 Esas, 2023/7673 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, 15.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediği için inceleme konusu 17.10.2015 tarihli eylemin de erteleme kararı kesinleşmeden işlenmiş olduğunun göz önüne alınması gerektiği anlaşıldığından, İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli ve 2015/425 Esas, 2015/708 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak olağanüstü kanun yoluna başvurulması için bildirimde bulunup, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde suçundan açılan tüm dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına alınıp sonucuna göre, tüm deliller birlikte değerlendirilip, doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı ve sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2016/84 Esas, 2016/129 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!