10. Ceza Dairesi 2021/4876 E. , 2024/720 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/890 E., 2016/150 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
B. Sanığın, erteleme süresi zarfında 05.06.2015 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2015/890 Esas, 2016/150 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı gözetilmeksizin, 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca usûl ve yasaya uygun hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; kararı temyiz ettiğini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin kabulüne göre)
Malatya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan istihbari çalışmalar neticesinde, olay tarihi olan 22.01.2015 günü saat 11.50 sıralarında sanığın temin etmiş olduğu ecstasy hapları Malatya'ya getirerek torbacı olarak tabir edilen şahıslar aracılığıyla piyasaya süreceği şeklinde bilgilere ulaşıldığı, bu bilgiler doğrultusunda havaalanı kavşağında polis kontrol noktası oluşturdukları, bir süre sonra kontrol noktasına gelen 44 PH... plaka sayılı .... Turizme ait yolcu otobüsünde bulunan sanığın yapılan üst aramasında bel kısmına gizlenmiş vaziyette mavi renkli LCW ibareli poşet içerisinde, beyaz renkli şeffaf poşete konulmuş, mavi renkli üzerinde W logosu bulunan 3280 adet uyarıcı ecstasy hapın ele geçirildiği; İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince sanığın parada sahtecilik suçundan dolayı yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalarda; Esenler İlçesi Fatih Mahallesi 247 Sokak No:28/10 sayılı adreste sanık ...'in ikamet ettiğinin tespit edildiği, olay tarihi olan 05.06.2015 tarihinde saat 01.00 sıralarında sanığın ikametine geldiğinin tespit edilmesi üzerine; sanığın yapılan üst aramasında pantolonunun sol ön cebinde gazete kağıdına sarılı olarak bulunan daralı ağırlığı 16 gram olan hint kenevir bitkisinin ele geçirildiği, sanıktan ele geçirilen madde ile ilgili olarak alınan İstanbul Polis Kriminal Laboratuvarınca düzenlenen rapora göre; maddenin kenevir bitkisi olduğu ve esrar elde edilmesine elverişli olduğunun bildirildiği, sanığın alınan savunmasında; yaklaşık 15 yıldır uyuşturucu esrar maddesi ve ecstasy hap kullandığını, olay günü ele geçirilen hapların kendisine ait olduğunu, ele geçirilen hapları bir yıl kadar önce Esenler Karabayırda tanımadığı bir şahıstan 300,00 TL karşılığında içmek maksadıyla satın aldığını, esrar maddesi kullandığını, üzerinden ele geçirilen esrar maddelerini tanımadığı bir kimseden içmek maksadıyla aldığını, pişman olduğunu beyan ettiği ve bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği, gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Sanığın, ihlal sayılan ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca soruşturma ve kovuşturma konusu edilmeyen 05.06.2015 tarihli eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin inceleme tarihi itibarıyla dolduğu,
5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” düzenlemesi gereğince, hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebileceği, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna açık aykırılık oluşturacağı, öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkimin, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabileceği ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacağı gözetildiğinde;
İncelemeye konu 11.12.2015 tarihli iddianame içeriğinde 22.01.2015 tarihli eyleme ilişkin anlatımın sanığın üzerinde yapılan aramada 3280 adet hap ele geçirildiği ve sanığın tanımadığı bir şahıstan 300,00 TL karşılığında içmek maksadıyla satın aldığını savunduğu şeklinde yer aldığı ve Mahkeme
gerekçesinin de sanığın üzerinde ele geçen haplara dayandırıldığı, dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu Malatya Adli Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi/Narkotik Şubesinin 2015/225/120/54 sayılı ve 02.02.2015 tarihli raporunda sanığın üzerinden ele geçen toplam safi ağırlığı 732 gr olan mavi renkli 3280 adet tabletin "kafein" etken maddesini içerdiğini belirttiği ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede de 22.01.2015 tarihli eylemle ilgili uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/1809 Soruşturma numaralı dosyası üzerinden takipsizlik kararı verildiği, aynı soruşturma kapsamında madde kullanıcısı olup olmadığının tespiti bakımından sanıktan alınan örneklere dair 12.02.2015 tarihli tetkik sonucuna ilişkin iddianamede anlatım bulunmadığı için dosyada mevcut tahlil sonucunun kamu davasına konu edildiğinden bahsedilemeyeceği ve kamu davasına konu edilmeyen söz konusu 12.02.2015 tarihli eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin de inceleme tarihi itibarıyla dolduğu anlaşılmakla;
İnceleme konusu iddianameye konu edilen ve sanığın üzerinde ele geçirilen 3280 adet hap ile ilgili uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan takipsizlik kararı verilmiş olduğu gözetildiğinde takipsizlik kararının kaldırılması sağlanmadan aynı olay nedeniyle sanık hakkında 11.12.2015 tarihli iddianame ile açılan kamu davası nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 172 nci maddesinin ikinci fıkrası gözetilmeden yargılama yapılarak yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2015/890 Esas, 2016/150 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!