10. Ceza Dairesi 2021/4152 E. , 2023/11271 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca 12.05.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan 2015/37490 (28) numaralı soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 22.06.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. 04.09.2015 tarihinde kararın kaldırılmasına karar verilerek, soruşturma evrakının 09.05.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin soruşturma evrakı ile birleştirilmesine müteakip yeniden 08.09.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci ila onuncu fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2015 tarihli ve 2015/64995 (53) soruşturma numaralı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. Adana 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2015 tarihli ve 2015/990 Esas, 2015/890 Karar sayılı kararı ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle dosyanın, Mahkemenin 2015/950 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4. Adana 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2015/950 Esas, 2016/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 2 yıl hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; gereğinin yapılmasını arz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre)
12.05.2015 tarihinde sanığın üzerinde yapılan aramada 2,15 gram eroin maddesi ele geçirildiği, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, bu karar ile birlikte sanığın tedavi ve denetimli serbestliğe tabi tutulduğu, erteleme kararı verildikten sonra sanığın 09.05.2015 tarihinde üzerinde 1,69 gram eroin maddesi ele geçirildiği ve sanığın vücudundan alınan numunelerde uyuşturucu madde tespit edildiği, sanığın ikinci eyleminin Halvezir camiine 20 metre mesafede gerçekleştiği, ikinci eylemin suç tarihinin ilk eylemden verilen erteleme kararından önce olması nedeniyle soruşturma dosyalarının birleştirilerek erteleme ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği, bu nedenle kamu davası açıldığı, sonrasında birleştirilen ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması talep edilen dosyadaki suç tarihinin 09.09.2015 tarihi olduğu, erteleme süresi içerisinde bu suçun işlendiği dolayısıyla yeni bir suç olarak tanımlanamayacağı, suç tarihinde sanığın herhangi bir denetiminin bulunmadığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararlarının içeriğinde, sanığın bu kararlara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için kararlar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 22.06.2015 ve 08.09.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicil kaydında yapılan incelemede, sanığın 16.09.2017 ve 23.08.2022 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemleri nedeniyle 21.04.2017 ve 14.03.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları verildiği anlaşılmakla,
Dairemizin, 13.09.2023 tarihli ve 2021/303 Esas, 2023/7673 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun
tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği şeklindeki amir hükme aykırı olarak, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya Mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, derdest ise temyize konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının usule uygun kesinleşip kesinleşmediği, ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2015/950 Esas, 2016/195 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!