10. Ceza Dairesi 2021/16770 E. , 2024/15998 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/348 E., 2021/1654 K.
SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ithal etme (sanıklar Halis ve ... hakkında)
2. Uyuşturucu madde ticareti yapma (sanık ... hakkında)
HÜKÜMLER: 1. İstinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... hakkında)
2. İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet (Sanıklar ... ve ... hakkında)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Sanık ... yönünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön incelemede, sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın ceza infaz kurumundan gönderdiği 13.07.2023 tarihli ve diğer dilekçeleriyle temyiz isteminden vazgeçtiği tespit edilmiştir.
Sanık ... yönünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön incelemede, sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, dava dosyasında mevcut .... Noterliğince tanzim olunan 06.09.2019 tarihli ve 8078 yevmiye numaralı vekâletnamesinin vazgeçme hususunda içerdiği yetkiye dayanarak 31.07.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiği tespit edilmiştir.
Sanık ... yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2020 tarihli ve 2019/424 Esas, 2020/225 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis ve 112.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2021/348 Esas, 2021/1654 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafii ile Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci
fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 30 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun sübutuna ve vasfına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
7. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'in şoförlüğünü yaptığı tır ile Kapıkule Gümrük Kapısından Türkiye'ye giriş yaptığı, pasaport giriş ve gümrük tescil işlemlerini müteakip şüphe ve risk kriterleri çerçevesinde aracın X-Ray taramasına sevk edildiği, yapılan X-Ray taraması neticesinde görevli X-Ray operatörünce tırın şoför kabininde şüpheli bölgeler olduğunun tespit edildiği, aracın detaylı kontrollerinin yapılabilmesi için memur refakatinde Gümrük Müdürlüğü idari binasında bulunan arama hangarına alındığı, burada yapılan aramada çekicinin şoför yatak kısmında, altındaki boşlukta ve yolcu koltuğunun arka kısımlarında 16 paket içerisinde esrar, 27 paket içerisinde MDMA içeren hap ve 1 paket içerisinde preslenmiş kokainin ele geçirildiği, sanık ...'in etkin pişmanlıkta bulunarak tutanak altına alınan beyanında kendisine
yurtdışında uyuşturucuları veren ve Türkiye'de kendisinden almaya gelecek olan sanık ...'ın ismini vererek yakalanmasına yardım edeceğini söylemesi üzerine Cumhuriyet Savcısından alınan talimata istinaden sanık ...'in sanık ... ile cep telefonu üzerinden iletişim kurması sağlanarak buluşma yeri olarak tespit ettikleri otoban üzerinde bulunan Reis Dinlenme Tesislerine yeteri kadar kuvvetle gidilerek tertibat alındığı, sanık ...'ın tesise yanında diğer sanık ... ile gelerek sanık ... ile buluştuğu, araçtan inmeyen sanık ...'ın yanına gelen sanık ...'e "malzemeler nerede" diyerek getirip arka koltuğa bırakmasını istemesi üzerine kolluğun müdahale ettiğini görerek aracıyla kaçmaya çalıştığı, Osmanlı Köyünde jandarmanın kurduğu kapanla lastikleri patlatılarak sanığın yakalandığı, gece karanlığında ayrı yöne kaçan sanık ...'in de saklandığı yerde sabah köylülerce görülüp jandarmaya ihbar edilerek yakalandığı olayda; ele geçirilen uyuşturucu maddelerin cinsi, miktarı, ele geçiriliş şekli, sanık ...'in beyanları, sanık ...'ın kollukta müdafii eşliğinde alınan kısmi ikrar içeren beyanları, olay, yakalama, muhafaza altına alma tutanakları, sanıkların Türkiye'ye giriş-çıkış kayıtları, HTS kayıtları, telefon inceleme tutanakları, görüntü inceleme tutanağı, bilirkişi raporları, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'ın sanık ... ile birlikte uyuşturucu madde ithal etme suçunu işlediği sabit olduğundan mahkûmiyetine, soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde alınan beyanları ile sanık ...'in suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiği anlaşıldığından hakkında etkin pişmanlık hükümleri ile adli sicil kaydına göre tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafii ile Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularına ilişkin duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın gerek kendi suçunun ortaya çıkmasına, gerekse diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım ettiğine ilişkin bir eylemi bulunmadığı gerekçesiyle sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanmayarak yeniden mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın ceza infaz kurumundan gönderdiği 13.07.2023 tarihli ve diğer dilekçeleriyle temyiz isteminden vazgeçtiği tespit edilmiştir.
B. Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, dava dosyasında mevcut .... Noterliğince tanzim olunan 06.09.2019 tarihli ve 8078 yevmiye numaralı vekâletnamesinin vazgeçme hususunda içerdiği yetkiye dayanarak 31.07.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiği tespit edilmiştir.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun ve tam olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklandığı üzere, sanığın temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklandığı üzere, sanık müdafiinin vekâletnamesinin vazgeçme hususunda içerdiği yetkiye dayanarak temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2021/348 Esas, 2021/1654 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak
yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye Dr. ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca .... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
02.07.2019 tarihli arama, olay tespit, yakalama, bilgi verme, talimat alma, gözaltına alma ve koruma altına alma tutanağına göre, aynı gün saat 12.53’te şoförü olduğu tırla Türkiye’ye giriş yapmak üzere, Kapıkule Gümrük Sahasına gelen temyiz dışı sanık ...'in aracının çekici kısmında yapılan x-ray taramasında şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine gerçekleştirilen detaylı arama neticesinde, çekicinin şoför yatak kısmında, altındaki boşlukta ve yolcu koltuğunun arka kısımlarında 16 paket içerisinde esrar, 27 paket içerisinde MDMA içeren hap ve 1 paket içerisinde preslenmiş kokainin ele geçirildiği olayda; yapılan yargılama sonucunda sanık ... ve sanık ...'ın birlikte uyuşturucu madde ithal etme suçunu işlediklerinden bahisle mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de;
Olay tutanağı ve dosyada mevcut diğer belgeler incelendiğinde, Kapıkule Gümrük Giriş Kapısında yapılan işlemler sırasında sanık ...'in aracında yapılan arama neticesinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, görevlilerin müdahalesi nedeniyle sanığın aracında bulunan uyuşturucu maddeyi
gümrükten geçiremediği, dolayısıyla sanıkların işlediği kabul edilen uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.
Doktrinde ithal, “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının her hangi bir yerinden sokulması” (Erman/Özek’ten aktaran: Birsen Elmas, Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulabilmesi için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmesi gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibariyle maddenin ülkeye sokulduktan sonra satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.
Yukarıda açıklanan görüş doktrinde de bir kısım yazarlar tarafından benimsenmektedir. Örneğin İltaş, “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (Yiğit İltaş, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 192). Savaş/Mollamahmutoğlu’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. Eylem … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (Vural Savaş-Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609-3610).
Somut olayda, sanık ...'in Türkiye’ye giriş yaparken aracında bulunan uyuşturucu maddeler gümrük işlemleri sırasında görevliler tarafından yapılan aramada ele geçirilmiştir. Dolayısıyla, görevlilerce uyuşturucu maddenin gümrükten geçirilmesine ve ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, sanık ... elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunu, elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamış ve işlediği suç teşebbüs aşamasında kalmıştır.
Böyle bir durumda suçun tamamlanmış olduğunun kabul edilmesi; yurt dışından getirdiği uyuşturucu maddeyi gümrük kontrolünden herhangi bir şekilde geçiren kişilerle, görevlilerin kontrolünü aşamaması nedeniyle maddeyi gümrükten geçiremeyen kişilerin aynı hukuki statüye tabi tutulması anlamına geleceği gibi; gümrük görevlilerinin resmi vazifelerini icra ederken yaptıkları uyuşturucu maddeyi ele geçirme işlemine, gereken hukuki değerin verilmemesi sonucuna da yol açacaktır.
Bu itibarla, temyiz dışı sanık ... ile sanık ...'ın birlikte işledikleri uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin edilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığın eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyetine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2021/348 E. ve 2021/1654 K. sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmesi yerine, Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına ilişkin çoğunluk kararına iştirak etmiyorum. 14.02.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!