WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2021/1373 E.  ,  2023/9003 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Dikili Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere 26.08.2015 tarihinde uyuşturucu madde kullanarak uymadığının bildirilmesi üzerine Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin birinci ila yedinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2015/737 Esas, 2015/985 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; cezayı temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre)
03.08.2014 tarihinde Çağrı isimli şahsın Adem'in ikamet ettiği Dikili İlçesi'ndeki evde ölü olarak bulunması ve Adem'in ifadelerinde olay günü Çağrı, sanık ... ve Mert ile birlikte kendisine ait evde uyuşturucu kullandıklarını beyan etmesi üzerine sanık hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde satın alma veya kabul etme suçundan soruşturma başlatıldığı, 03.08.2014 tarihinde Adem'in ikamet ettiği evde yapılan olay yeri inceleme işlemi sırasında kollukça muhafaza altına alınan uyuşturucu madde kullanmak için hazırlanmış kova olarak tabir edilen pet şişe düzenek üzerinde uyuşturucu madde kalıntısı bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla yapılan inceleme sonucunda pet şişe üzerinde 5 Fluoro AKB 48, AM-2201, ADB-Fubinaca, XLR-11 ve UR144 maddelerinin tespit edildiği, Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının 05.08.2014 tarihli yazılı emri ile sanığın uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının tespiti için kan ve idrar örneği alınmasına karar verildiği, kan örneğinde ilaç etken maddelerinden karbamazepin ve karbamazepin 10, 11-epoxide bulunduğu uyutucu-uyuşturucu yada uyarıcı madde bulunmadığı, Dikili Sulh Ceza Hakimliği'nin 10.09.2014 tarih ve 2014/51 D.İş sayılı kararına istinaden

incelenen idrar örneklerinde uyuşturucu-uyarıcı ve uyutucu madde bulunmadığı, ancak Adem'in ifadesinde olay günü birlikte uyuşturucu madde kullandıklarını beyan etmesi, olay günü Adem'in evinde bulunan ve uyuşturucu madde içmekte kullandıkları anlaşılan düzenek üzerinde uyuşturucu madde kalıntılarının bulunduğunun tespit edilmesi, sanığın ifadelerinde olay günü uyuşturucu madde kullandığını beyan ederek suçlamayı kabul etmesi, her ne kadar sanığın kan ve idrar örneklerinde uyuşturucu madde bulunmadığı tespit edilmiş ise de ( ölen Çağrı'nın kan ve idrar örneklerinde de uyuşturucu madde bulunmadığı tespit edildiği) İstanbul Adli Tıp I. İhtisas Kurulu'nca hazırlanan rapor içeriğinden Çağrı'nın uyuşturucu madde intikasyonu (bonzai) sonucu öldüğünün kabul edilmesi gerektiğinin belirtilmiş olması, sanık hakkında öncelikle koşullarının bulunması nedeni ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ancak, Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/1839 sayılı soruşturma dosyasında 26.08.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak yürütülen soruşturma sırasında sanığın vücudundan alınan kan örnekleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde "THC (esrar) metaboliti (THC-COOH), (MDA) (Metilendioksiamphetamine), (MDMA) (Metilendioksimetamphetamine) bulunduğunun belirtildiği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Adem'in evinden ele geçirilen bonk tabir edilen düzeneğin uyuşturucu madde kalıntılarını ihtiva etmesi ve sanığın bu düzenek ile uyuşturucu madde kullandığını beyan etmesi karşısında Tebliğname'nin düşüncesine iştirak olunmamıştır.
A. Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uyarınca tabi tutulduğu tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;

a. Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi'' kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıca madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik kararı veren ilgili mahkemeye ya da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veren ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
b. Sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise; bu suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanık hakkında 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen dava açma şartlarının gerçekleştiğinin sabit görülmesi halinde yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibariyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bir karar verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
B. UYAP’tan ve adli sicil kaydından yapılan incelemede; sanığın 18.04.2014 ve 25.08.2015 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemleri nedeniyle ayrı ayrı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, 18.04.2014 tarihli eylemle ilgili olarak ortadan kaldırma, 25.08.2015 tarihli eylemle ilgili olarak mahkûmiyet kararları verildiği, yargılama konusu 03.08.2014 tarihli eylem nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 08.07.2015 tarihinde kesinleştiği, 26.08.2015 tarihinde uyuşturucu madde kullanmak suretiyle tedbir kararını ihlal etmesi nedeniyle kamu davası açıldığı birlikte değerlendirildiğinde;

Sanık hakkında birden fazla kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin usulsüz olduğu, bu halde ilk kesinleşen kararın hukuki değere sahip olacağı, erteleme kararının kesinleşme tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak kabulü gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekeceği, erteleme kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği, bu kapsamda, 18.04.2014 ve 25.08.2015 tarihli eylemlere ilişkin dava dosyalarının aslı ya da onaylı suretleri dosya arasına alınarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2015/737 Esas, 2015/985 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.