WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2021/12397 E.  ,  2023/4647 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/312 E., 2016/39 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet (Sanık ... hakkında)
2. Beraat (Sanık ... hakkında)
TEMYİZ EDENLER : 1. Cumhuriyet savcısı (Sanık ... aleyhine) 2. Sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Düzeltilerek onama (Sanık ... yönünden)
2. Bozma (Sanık ... yönünden)

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci
maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/367 Esas, 2015/287 Karar sayılı kararı ile Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/312 E. sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/312 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/312 Esas, 2016/39 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188'inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
b. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca;
a. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyeti yerine, yazılı gerekçeyle beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi,
b. Sanık ... hakkında;
1. 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, 10 taksitle alınmasına karar verilen adli para cezasının taksit aralıklarının gösterilmemesi suretiyle infazda tereddüde neden olunması,
2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle hükmün düzeltilerek onanması yönünde karar verilmesi,

Görüşlerini içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık ... hakkında verilen beraat kararının kanuna aykırı bulunduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanık ...’ın şoförü olduğu 79 T 0053 plakalı ticari taksi içerisinde sanıkların seyir halinde oldukları, aracın kolluk görevlileri tarafından yol üzerinde yapılan uygulamada durdurulduğu, yapılan arama neticesinde aracın bagaj kısmında toplamda 10.088,33 gram (10 kilo 88,33 gram) gelen esrarın ele geçirildiği olayda;
Sanık ...’ın yolcu olarak aldığı sanık ...’ın çantayı yanında getirdiğini ve bagaja koyduğunu, dosyası ayrılan temyiz dışı sanık İsmail’in sonradan gelerek araca bindiğini, yolculuk yaparken kontrol noktasına doğru yaklaştıklarında sanık ...’ın ve...in hal ve hareketlerinin değiştiğini fark ettiğini, ...in "dönsek mi bu çocuğun eşyası var nargile tütün var" diye söylediğini savunduğu, sanık ...’ın ise savunmasında çantanın kendisine ait olmadığını, bagaja eşya koymadığını, ...in de elinde bir çanta bulunmadığını savunduğu ancak; dosya içerisine getirilen iletişimin kayıtlarından sanık ...’ın savunmalarında belirttiği gibi sınıra otogar civarında gittiğinin baz istasyonlarında belli olduğu, yine hakkında dosyasının ayrılmasına karar verilen sanık İsmail ile görüştüklerinin belli olduğu, sanık ...’ın taksici olup il merkezinden uyuşturucu maddeyi sınıra götürüp geri dönmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanık ... tarafından getirilen uyuşturucu maddeyi de taşımasına bilerek iştirak ettiğine dair delil olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle beraatine, sanık ...’ın gecenin ileri bir zamanında sınırdan geçmesi, kendisine taksi çağırması gözetildiğinde mevcut savunmalarının atılı suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanığın atılı
suçu işlemediğininin sabit olduğuna dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
a. 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, 10 taksitle alınmasına karar verilen adli para cezasının taksit aralıklarının gösterilmemesi suretiyle infazda tereddüde neden olunmasının hukuka aykırı olduğu,
b. Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,
Değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/312 Esas, 2016/39 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/312 Esas, 2016/39 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322'nci maddesi gereği hükmün;
a. Adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin bölümün hükümden çıkarılması ve yerine “5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik durumu göz önünde bulundurularak adli para cezasının birer ay aralıklarla 10 eşit taksitle sanık tarafından ödenmesine” ibaresinin eklenmesi,
b. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 ncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.