WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2021/1012 E.  ,  2023/9095 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.08.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

B. Kuşadası 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 06.07.2011 tarihli ve 2010/365 Esas, 2011/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Karar 05.10.2011 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir

C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2014/965 Esas, 2016/156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık 01.09.2016 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

" Sanık ...'in üzerine atılı Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle cezaladırılması için mahkememize açılan kamu davasında toplanılan deliller bir kül halinde değerlendirildiğinde;

Olay günü yapılan arama sırasında hint keneviri olduğu anlaşılan maddelerin ele geçirildiği sanığın bu maddeleri kullandığını beyan ettiği anlaşılmakla kendisinin ve toplumun faydası yönünden tedavi ve denetimli serbestliğe tabi tutulmasına dair Kuşadası 2. SCM'nin 06/07/2011 tarih ve 2010/365-2011/345 E.K sayılı hükmü uyarınca başlayan infaz aşamasında sanığın yükümlülük ihlalinde bulunduğunun bildirilerek hakkındaki tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri dosyasının kapatılarak iade edilmesi üzerine 6545 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası Sulh Ceza Mahkemeleri kapatıldığından mahkememize
tevzi olunan dosya yukarıdaki esas sırasına kayıtlanmış, sanık savunmasında hakkındaki evraklarla ilgili kendisine tebligat ulaşmadığından uyamadığını ulaşsaydı uyacağını bu nedenle suçlamayı kabul etmediğini savunmuştur.

Sanık evrakların kendisine ulaşmadığından haberdar olamadığı için hakkındaki tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyamadığını savunmuş ise de; hakkındaki kararın beyan adresi olarak belirttiği "1643 Sokak No:36 K:1/2 Bayraklı İzmir" adresine tebliğ için gönderildiği ancak belirtilen adreste kiracı olduğundan adres bildirmeksizin adresten ayrıldığından bahisle bila tebliğ iade edilmesi üzerine mernis adresi olarak tespit edilen "Bayraklı Mah Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal Sokak No:36 İç Kapı No:2 Bayraklı İzmir" adresine tebligat gönderildiği ve tebligatın mahalle muhtarına tebliğ edilerek muhatabın adres kapısına haber kağıdı yapıştırıldığına dair usulen tebliğ edildiği anlaşılmakla sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek üzerine atılı suçun sübuta erdiği" gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

07.06.2010 tarihinde saat 03.10 sıralarında durumundan şüphelenilerek durdurulan 09 SL 409 plakalı araç içerisinde yapılan aramada, sağ ön kısımda torpido içerisinde küçük şeffaf poşetlerde 13 paket esrarın ele geçirildiği olayda; ön yolcu koltuğunda oturan sanık Mazlumun "ikamet ettiği İzmir ilinden 2(iki) gün önce aldığı 13 paket esrarı, çalışmak için geldiği Kuşadası ilçesinde 1(bir) gün önce kiraladığı 09 SL 409 plakalı aracın torpido gözüne koyduğunu, içemeden yakalandığını, aracı kullanan Mehmet Tekyoldaş isimli şahsın haberinin olmadığını" açıklayan savunmaya yönelik beyanı, suç konusu uyuşturucu maddelerin bulunduruluş durumu, niteliği, paket sayısı, ele geçiriliş biçimi ve olayın oluş şekline göre; sanığın eyleminin ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri tartışma ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması,

V. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2014/965 Esas, 2016/156 Karar sayılı kararının, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi son fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı
tutulmasına, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.10.2023 tarihinde karar verildi.