WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2020/20855 E.  ,  2023/7832 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/80 E., 2015/793 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Edremit Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2014 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 54 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. Edremit 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2015/80 Esas, 2015/793 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi özetle; isnat edilen suçla ilgi ve alakasının bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜNE GÖRE)
Sanığın dosyası tefrik edilen Ahmet isimli kişi ile birlikte kullanmak için üzerlerinde ve araçlarında bulundurdukları 8,5 gr esrar ve bonzai maddesi ile yakalandığı, ele geçirilen madde üzerinde Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından inceleme yapıldığı, yapılan inceleme neticesinde esrar maddesi ihtiva eden hint keneviri bitkileri olduğunun rapor edildiği, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verildiği ancak verilen kararda belirtilen tedbirlere riayet etmediği ve bu suretle üzerine isnad olunan suçu işlediği, sanığın uyuşturucu madde kullandığını tevil yollu ikrar ettiği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. 20.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, sanığın MERNİS adresinde doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca muhtara teslim edildiği anlaşılmış olup; aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun'un 23 üncü maddesinin bir ila sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin yapılan tebliğ usulsüz olduğundan 20.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği,
UYAP’tan ve adli sicil kaydından yapılan incelemede; sanığın 18.03.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 02.08.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın yükümlülüklerine uymaması nedeniyle 18.12.2017 tarihli iddianame ile hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucu Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2018 tarihli ve 2018/13 Esas, 2018/286 Karar sayılı kararı ile yargılamanın durmasına karar verildiği, kararın 13.11.2018 tarihinde kesinleştiği,
Bu kapsamda 26.08.2014 ve 18.03.2016 tarihli eylemler nedeniyle iki ayrı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği, erteleme kararının kesinleşmesinden önceki tüm eylemlerin tek suç olarak kabulü gerektiği, 26.08.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ilk paragrafta açıklandığı üzere kesinleşmediği, 18.03.2016 tarihli eylem nedeniyle 02.08.2016 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmiş olması halinde sanık hakkında tek suç nedeniyle mahkûmiyet kararı verileceği, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerekeceği anlaşıldığından, söz konusu dosyanın aslı ya da onaylı örneği dosya arasına alınarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
B. Kabule göre de;
1. Tekerrüre esas alınan ilam Gaziosmanpaşa (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 2012/903 Esas, 2013/299 Karar sayılı hükmü olmasına karşın gerekçeli kararda "2010/146 esas 2010/854 karar" olarak yazılması,

2. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanun'la getirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesindeki değişiklikler ile koşullarının oluşması durumunda, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" ve “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3. Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce şahit numune olarak alınan uyuşturucu maddelerin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edremit 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2015/80 Esas, 2015/79 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.