10. Ceza Dairesi 2020/20047 E. , 2023/7573 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/513 E., 2016/170 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci ila dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli ve 2015/513 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; gereğinin yapılmasını arz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜNE GÖRE)
İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün, denetimli serbestlik tedbiri için 08.07.2015 tarihli çağrı yazısını sanığın adresine 30.07.2015 tarihinde tebliğ ettiği, ancak sanığın 10 günlük süre içinde İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmediğinden bahisle 31.08.2015 tarihinde denetimli serbestlik dosyası kapatılarak verilen kararın sanığa tebliğine karar verildiği, her ne kadar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/29577 nolu iddianamesi ile sanığa ikinci ihtar yapıldığı belirtilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi ile belirtilen sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta " ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine ön görülen süre içinde de başvurulmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılıp tebligat ile ön görülen sürede kuruma başvurup başvurmayacağı beklenmeksizin sanık hakkında dava açıldığı, bu şekli ile "ısrar koşulu" nun gerçekleşmemiş olduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Kamu davasının düşmesine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uyması karşısında, Mahkemenin, kamu davasının düşürülmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli ve 2015/513 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!