10. Ceza Dairesi 2020/13699 E. , 2024/17883 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/476 E., 2019/452 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. 5237 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesi uyarınca verilen gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, tanık beyanı ile hukuka aykırılığın giderilemeyeceğine,
3. Yeterli delil olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un "Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi" başlıklı 139 uncu maddesinin birinci fıkrasında; "Soruşturma konusu suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde edilememesi hâlinde, kamu görevlileri gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilir. Bu madde uyarınca yapılacak görevlendirmeye hâkim tarafından karar verilir." denilmektedir.
İlgili yasa maddesi gereğince, gizli soruşturmacılar suç ve failini belirlemek ve suçla ilgili delil temin etmek için kişileri suça teşvik etmeden bilgi toplayabilecektir.
27.12.2011 tarihli tutanak içeriğine göre, ihbar ve istihbari bilgi sonucu sanık ile inceleme dışı ...'in, ikametlerinin penceresine gelen kullanıcı şahıslara uyuşturucu madde sattıkları bilgisinin alındığı, diğer bir ifadeyle sanığın kimliğinin ve uyuşturucu madde satma yönteminin kolluk görevlilerince bilindiği, nitekim adrese giderek alıcı rolünde davranan gizli soruşturmacının ikametin penceresini tıklatarak
pencereyi açan sanıktan uyuşturucu madde satın aldığı olayda;
Kolluk görevlilerinin kimliği, adresi ve suçu işleme yöntemi belirlenen sanığı genel soruşturma usulleri ile takip ederek ya da 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması veya aynı Kanun'un 140 ıncı maddesinde yazılı teknik araçlarla izlenme koruma tedbirlerine başvurarak suça ilişkin delilleri elde etmeleri mümkün olduğu halde öncelikle şüphelisi belli olmayan suçun işlendiği hususunda delil toplamaya yönelik uygulanması gereken gizli soruşturmacı kararına dayanarak delil toplamaları hukuka uygun olmadığı gibi gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen kamu görevlisinin adli kolluk görevlisi olduğu kabul edilse dahi, kolluk görevlisinin suç teşkil eden fiilleri yalnız pasif davranışlarla izleyip tespit etmek yerine, ikametin camını tıklatarak uyuşturucu madde satın alma iradesini ortaya koyduğu, yani kanıt toplamak amacıyla sanığın suç teşkil eden bir eylem hazırlığında olmadığı aşamada suça teşvik edecek nitelikte uyuşturucu madde isteyerek sanığın iradesi üzerinde etkili olduğu ve bu nedenle elde edilen delilin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, Anayasa'nın 38 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hukuka aykırı delilin hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!