WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2018/3165 E.  ,  2023/9949 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, sanık ... müdafiinin talebi dışında dışında aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2012 tarihli 2007/269 Esas, 2012/229 Karar sayılı kararı ile sanıklar Anver, ... ve Şükrü hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,

Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluğuna,

Sanık ... hakkında; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, uyarınca 10 yıl hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine karar verilmiştir.

B. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii ile sanıklar Anver, ... ve Kazım tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04.04.2016 tarihli ve 2016/628 Esas, 2016/3532 Karar sayılı kararı ile;

Sanıklar ... yönünden " Ele geçen esrar miktarına bağlı olarak suçun konusunun önemi, değeri ve oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, TCK’nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi ve

TCK'nın 61/1. maddesindeki ölçütler gözetilmeden sanıklar hakkında temel hapis cezasının alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak üst sınıra yakın şekilde belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini," nedeniyle bozulmasına, bu sanıklar yönünden yapılan bozmanın sanık ...'ye sirayetine,

Sanık ... yönünden'' Sanık ...'in yapılan üst aramasında ele geçirilen satışa hazır halde 11 paket kokain maddesinin sanık Bünyamin'e ait olduğu konusunda yeterli delil bulunmadığı aşamada anılan sanığa ait olduğunu beyan edip, Bünyamin Aslan'ın da ele geçirilen maddenin kendisine ait olduğunu kabul ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık ...'in vermiş olduğu beyanı ile diğer sanık Bünyamin Aslan'ın suçunun ortaya çıkarılmasına hizmet ve yardımda bulunduğundan hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle bozulmasına,

Sanık ... yönünden ''21.03.2007, 24.03.2007 ve 26.03.2007 tarihlerinde sanıklar Haydar Keşkil, ... ve hakkında tefrik kararı verilen Nureddin Ataoğlan'da ele geçirilen hapların ekspertiz raporuna göre uyuşturucu veya uyarıcı madde içermediğinin belirlenmesi, sanığın 21.03.2007 tarihinde Haydar Keşkil'e ait evde ele geçen esrar maddesi haricinde 14.04.2007 tarihinde ... Ceylan'da ve 26.03.2007 tarihinde Nureddin Ataoğlan'da ele geçirilen esrar maddeleri ile ilgisi olduğuna veya bu maddeler ile irtibatlı olan diğer sanıkların suçuna iştirak ettiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden koşulları bulunmadığı halde hakkında TCK'nın 43/1 maddesi ile uygulama yapılması sureti ile fazla ceza tayini" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2017 tarihli, 2016/116 Esas, 2017/134 Karar sayılı kararı ile sanıklar Anver, ... ve Şükrü hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,

Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 192 nci madddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis ve 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna,

Sanık ... hakkında; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca
8 yıl hapis ve 3.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Tebliğnamesiyle sanık ... müdafiinin temyiz talebinin reddine, sanıklar Anver, ..., Şükrü Hasan ve Kazım hakkındaki hükümlerin onanmasına, sanık ... hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Suç vasfının hatlı belirlendiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın mahkûmiyeti için kesin ve yeterli delil bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine,

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Sanığın suçu işlemediğine ve beraat etmesi gerektiğine,

C.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna,

D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Sanığın suçu işlemediğine ve beraat etmesi gerektiğine, Yargıtay bozma ilamına aykırı karar verildiğine,

E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Sanığın mahkûmiyeti için kesin ve yeterli delil bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine,

F.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Sanığın mahkûmiyeti için kesin ve yeterli delil bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine, eksik araştırma yapıldığına,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Ev arama ve el koyma tutanağı, ekspertiz raporu, iletişim tespit tutanakları, teknik takip tutanaklarına göre sanık ...'in ...' ya verdiği uyuşturucu maddeyi, ...ve ...aracılığıyla...'e sattığı anlaşılmış, 21.03.2007 tarihinde yapılan aramada ....'a ait ikamette 165 paket halinde esrar ele geçirilmiş, sanık ...'in de Haydar ile birlikte hareket ettiği kabul edilmiş, (adı geçen sanıklar ...hakkındaki uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri kesinleşmiştir.) sanıklar ... ve Hasan'ın uyuşturucu madde ticareti yapma eylemleri sabit görülmüş,

Arama ve el koyma tutanağı, ekspertiz raporu, iletişim tespit tutanakları, teknik takip tutanaklarına göre; sanıklar ...'nün 30.03.2007 günü Gaziantep ilinden araçlarına yükledikleri uyuşturucu ile birlikte Antalya iline geldikleri, Antalya girişinde sanık ...' in diğer sanıkları karşıladığı, ...' in evinde yapılan aramada da ayrıca esrar maddesi ele geçirilmesi karşısında sanıkların uşturucu madde ticareti yapma eylemleri sabit görülmüş,

Sanık ...'ın ikamet aramasında ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarı ve çeşitliliği karşısında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit görülmüş, hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen diğer sanık Bünyamin Aslan'ın suçunun ortaya çıkarılmasına hizmet ve yardımda bulunduğundan hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 31.10.2012 tarihli ve 2011/777 Esas, 2012/1819 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bozmanın sirayetinin, hükmü temyiz etmeyenlerin veya temyiz isteği reddedilenlerin, temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaları adaletsizliğini gidermek
amacıyla 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca halen yürürlülükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 325 ve 5271 sayılı Kanun'un 306 ncı maddelerinde düzenlendiği, bu suretle temyiz edenler lehine oluşacak durumdan temyiz etmeyenlerin de yararlandırıldığı, ancak bozmanın sirayetinde yerel mahkeme hükmünün, temyiz etmeyen sanık yönünden bozulmadığı, anılan maddeler uyarınca sanığın bozma kararının sonucundan yararlandırıldığı ve lehe bozmadan yararlanan sanığın, bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gözetilerek; Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04.04.2016 tarihli ve 2016/628 Esas, 2016/3532 Karar sayılı ilamı ile hükmü temyiz etmeyen, ancak diğer sanıklar Anver ve ... hakkındaki bozmadan 1412 sayılı Kanun'un 325 inci maddesi uyarınca yararlandırılan sanık ...'nün, Mahkemenin, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyarak verdiği 12.05.2017 tarihli hükmünü temyiz etmeye hak ve yetkisi bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin REDDİNE, karar vermek gerekmiştir.

B. Sanıklar Anver, ... ve Hasan hakkındaki hükümlerin incelenmesinde;

Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığı, sanık ... hakkında da araştırılması gerekli başkaca bir husus bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

C. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;

Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.05.2018 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

D. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;

Sanık hakkında 21.03.2007 tarihli eylemi nedeniyle atılı suçu işlediğinden bahisle 12.10.2009 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı, sanığın adli sicil kaydı ve UYAP kayıtlarına göre ise;
18.10.2007 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eylemi nedeniyle sanık hakkında 09.01.2008 tarihli iddianame ile İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/15 Esas numarası ile görülen davanın açıldığı, Mahkemenin 29.12.2008 tarihli ve 2008/15 Esas, 2008/351 Karar sayılı kararıyla sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurduğu 7 yıl 6 ay hapis ve 100,00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hükmünün ise Dairemizin 03.05.2011 tarihli ve 2010/52207 Esas, 2011/4314 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onandığının ve iddianame tarihleri itibarıyla her iki eylem arasında hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/15 Esas sayılı dosyasının aslı ya da onaylı örneğinin bu dosya içine konulması, daha sonra her iki dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek, bu fiillerin tek suç, iki ayrı suç olup olmadığının ya da bu fiillerin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suç çatısı altında işlenip işlenmediklerinin tartışılarak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, bozma nedeni olarak saptanmıştır.

V. KARAR

A. Sanık ... müdafiinin temyiz talebi yönünden;

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ...'ün karşı oyu ve oy çokluğu ile REDDİNE,

B. Sanıklar Anver, ... ve Hasan hakkındaki hükümler yönünden;

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2017 tarihli, 2016/116 Esas, 2017/134 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden;

Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2017 tarihli, 2016/116 Esas, 2017/134 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde

görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

D. Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden;

Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2017 tarihli, 2016/116 Esas, 2017/134 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.11.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ (Sanık ... Yönünden) :
A) TARTIŞMANIN KONUSU:

Tartışmanın konusunu, ilk hükmü temyiz etmeyen ya da süresinde olmadığı için temyiz isteği reddedilen sanıkların, aynı olayın diğer sanıkları hakkındaki hükümlerin bozulması üzerine, bozmaya uyularak ve sirayet de kabul edilerek kurulan yeni hükmü temyiz etme hakkının bulunup bulunmadığı oluşturmaktadır.

B) KONUYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER:

1- 1412 sayılı CMUK'nın, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan hükümleri:
a) “Hükmün bozulmasının diğer maznunlara sirayeti” başlıklı 325. madde:

Hüküm, cezanın tatbikatında kanuna muhalefet edilmesinden dolayı maznun lehine olarak bozulmuşsa ve bozulan cihetlerin temyiz talebinde bulunamamış olan diğer maznunlara da tatbiki kabil olursa bu maznunlar dahi temyiz talebinde bulunmuşcasına hükmün bozulmasından istifade ederler.

b) “Temyizi kabil olan ve olmayan hükümler” başlıklı 305. madde:

Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, onbeş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümler hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca resen tetkik olunur.

1. İkimilyar liraya kadar (İkimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,

2. Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,

3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler,

Temyiz olunamaz.

2- 5271 sayılı CMK'nın ilgili hükümleri:

a) “Hükmün bozulmasının diğer sanıklara etkisi” başlıklı 306. madde:

Hüküm, sanık lehine bozulmuşsa ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanması olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından yararlanırlar.

b) “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260. maddenin 1. fıkrası:

Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.

C) KONUNUN İRDELENMESİ:

Sanıklar Anver, ... ve Şükrü’nin mahkûmiyetlerine ilişkin ilk hükmün sanıklar Anver ve ...
tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesince Anver ve ... yönünden verilen bozma kararının temyize gelmeyen Şükrü’ye sirayetine karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme bozmaya uymuş ve sirayeti de kabul ederek sanıklar Anver, ... ve Şükrü hakkında yeniden hüküm kurmuştur. Hükmolunan ceza 6 yıl 8 ay hapis ve 3.320 TL adlî para cezasıdır. Bu hüküm sanıklar Anver, ... ve Şükrü müdafileri tarafından yasal süre içinde temyiz edilmiştir.

Sanıklar Anver ve ... hakkındaki bozmaya uyularak ve sanık ... hakkında da sirayet kabul edilerek yeniden hüküm kurulduğu için, ilk hüküm ortadan kalkmıştır. Ortadan kalkmış olan ilk hükmün kesinleştiğini ileri sürmek mümkün değildir.

Hükümlere karşı, kural olarak temyiz yasa yolu açıktır. Yasa yolunun kapatılması için açık hüküm bulunmalıdır. Haklara ilişkin kurallar, dar yoruma tabi tutulamaz. Sirayet üzerine yeni bir hüküm kurulduğuna ve aksine bir yasal düzenleme bulunmadığına göre, ilk hükmü temyiz etmemiş ya da temyiz isteği süresinde olmadığı için reddedilmiş olsa bile sanıklar sirayet üzerine kurulan yeni hükmü temyiz edebilir.

D) SONUÇ: Açıkladığım nedenlerle;

İlk hükme yönelik temyiz isteği süre yönünden reddedilmiş olsa bile, sanık ... hakkında sirayet üzerine kurulan yeni hükmü sanık müdafiinin temyiz etme hakkının bulunduğu ve yasal süre içindeki temyiz isteği üzerine hükmün incelenmesi gerektiği kanısında olduğumdan, “temyiz yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteğinin reddine” ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 22.11.2023