10. Ceza Dairesi 2018/2459 E. , 2023/8065 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/212 E., 2014/355 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet ( sanıklar ..., ..., ... ve
... yönünden)
2. Beraat (diğer sanıklar yönünden)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. İade (sanıklar ..., ... ve ... Akar
yönünden)
2. Onama (sanıklar ..., ..., ....,....., ve
... yönünden)
3. Düzeltilerek onama (sanıklar ..., .....,
.....,, ..., ... ve ... yönünden)
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2008 tarih, 2006/176 Esas ve 2008/351 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar ..., ..., ... ve ...'nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,
2. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...,... ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar ve müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.03.2014 tarihli ve 2009/20294 Esas, 2014/1433 Karar sayılı kararı ile;
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden sanıkların sattıkları iddia edilen kokainin ele geçmemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması gerektiği,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği,
Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yetersiz ve soyut gerekçeye dayanılarak hüküm kurulduğu,
Gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince, 06.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 250 nci ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 10 uncu maddeleri uyarınca görevlendirilen Ağır Ceza Mahkemelerinde derdest bulunan dosyaların, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bulundukları aşama itibarıyla kovuşturmaya devam edilmek üzere yetkili ve görevli mahkemelere devredileceğinin belirtilmesi nedeniyle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli ve 2014/212 Esas, 2014/355 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar ..., ..., ... ve ...'nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,
2. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın beraatlerine,
Karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıklar Rıdvan, İlker, Sedat ve Soner hakkındaki hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'in temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,
2. Hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Kararın bozulması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Yeterli delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Yeterli delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
Ç. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Yeterli delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Kararın eksik inceleme sonucu verildiğine,
İlişkindir.
D. Sanıklar ..., ......,........, ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
Beraat eden sanıklar lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar ...'ın, teknik takipli soruşturma sonucunda uyuşturucu madde kullanan kişilere uyuşturucu madde sattıkları, eylemleri münferiden ve gruplar halinde gerçekleştirdikleri, sanıkların telefon görüşmelerinde şifreli görüşmelerin olduğu, bu görüşmelerin uyuşturucu madde satışına yönelik olduğunun anlaşıldığı, sanıkların işyerleri, ikametleri ve üzerlerinde yapılan arama sonucunda sanık ...'ın işyerinde 37 gr esrar, sanık ...'in ikametinde 51 küçük poşetçik içerisinde 120 gr esrar ile ayrı bir poşette 14 gr esrar, İlker'in üzerinde 1 gr esrarın ele geçirildiği; dosya kapsamı, ev ve işyeri arama tutanakları, telefon görüşme kayıtları, tanık beyanları ile sanıkların tevil yollu ikrarlarına göre sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine, diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın ise atılı suçu işledikleri sabit olmadığından beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki beraat hükümlerinin vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların müdafiinin hükümleri kanunî süresi içinde temyiz etmesinden sonra 29.01.2015 havale tarihli
dilekçeleri ile temyiz isteklerinden vazgeçtiğini bildirdiği tespit edilmiştir.
B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
1. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu için hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yılın üzerinde olup, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müdafii ile temsil zorunluluğu bulunduğu ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrasında, “hükmün kurulduğu celsede, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması” emredici düzenlemesine yer verildiği gözetilmeden, hükmün kurulduğu celseye, sanıkların müdafilerinin katılımları sağlanmadan 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı şekilde hüküm kurularak sanıkların savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüş,
2. Kabule göre de; hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu değerlendirilmiştir.
C. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Sanıkların müdafilerinin temyiz dilekçeleri kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
1136 sayılı Kanun’un 168 inci ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ..., ... ve ... hakkındaki kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanıklar müdafiinin 29.01.2015 tarihli dilekçeler ile temyiz istemlerinden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli ve 2014/212 Esas, 2014/355 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanıklar ..., ..., ... ve ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA,
C. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli ve 2014/212 Esas, 2014/355 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün;
Hüküm fıkrasının ikinci paragrafından sonra gelmek üzere "Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 3.000 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak adı geçen sanıklara verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!