10. Ceza Dairesi 2018/1500 E. , 2023/6116 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/221 E., 2016/306 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Onama, (Sanıklar ...., ve ....hakkında)
2. Bozma, (Sanık ... hakkında)
Sanık ... yönünden; Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli, 2016/221 Esas ve 2016/306 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, Dairemizce de benimsenen 12.07.1948 tarihli ve 163-121 sayılı, 07.12.1987 tarihli ve 322-588, 31.10.2012 tarihli ve 2011/777-2012/1819 sayılı kararlarında da
belirtildiği üzere, sanığın süresinden sonra temyizi nedeniyle, bir nedene dayanmayan eski hale getirme ve temyiz isteminin reddine ilişkin Dairemizin 08.02.2016 tarihli, 2014/4189 Esas ve 2016/318 Karar sayılı kararı ile, hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen hükümlü ...'nın, sirayet üzerine yeniden kurulan ve lehine olan hükmü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği temyiz hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar ... ve ... yönünden; haklarında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Van (Kapatılan) 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin (5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesi ile görevli) 03.08.2012 tarihli, 2011/244 Esas ve 2012/196 Karar sayılı kararı ile, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 1. Sanık ...'nın, 17.06.2010 ve 16.07.2010 tarihli eylemleri nedeniyle, ayrı ayrı (iki kez) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 2. Sanık ...'ın, 17.06.2010 ve 16.07.2010 tarihli eylemleri nedeniyle, ayrı ayrı (iki kez) 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 13.08.2010 tarihli eylemi nedeniyle bir kez 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Van (Kapatılan) 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi ile görevli) 03.08.2012 tarihli, 2011/244 Esas ve 2012/196 Karar sayılı kararı ile savunması alınamadığından dava dosyası ayrılan sanık ... hakkında devam eden yargılamada, Van (Kapatılan) 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin (5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesi ile görevli) 24.04.2013 tarihli, 2012/454 Esas ve 2013/166 Karar sayılı kararı ile, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 17.06.2010 ve
16.07.2010 tarihli eylemleri nedeniyle, ayrı ayrı (iki kez) 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 13.08.2010 tarihli eylemi nedeniyle bir kez 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. 1. Van (Kapatılan) 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin (5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesi ile görevli) 03.08.2012 tarihli, 2011/244 Esas ve 2012/196 Karar sayılı kararının, sanıklar ... ve ... taraflarından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.02.2016 tarihli ve 2014/4189 Esas, 2016/318 Karar sayılı kararı ile; "A) Sanık ... hakkında 17/06/2010 ve 16/07/2010 tarihinde işlediği ileri sürülen uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteğinin incelenmesi: 28/11/2012 tarihinde sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmün, CMUK’nın 310/1. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra sanık tarafından 06/08/2013 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, sanığın bir nedene dayanmayan eski hale getirme ve temyiz isteğinin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE; ... C) Sanık ... hakkında üç ayrı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi: Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışındaki yaptırımların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanık hakkındaki bu dava ile, aynı suçlardan sanık ... hakkındaki Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/454 esas sayılı davasının birleştirilmesi, daha sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin dikkate alınmaması, 2-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA; bozmanın temyiz isteği reddedilen diğer sanık ...'a her iki suç yönünden SİRAYETİNE" ;
2. Van (Kapatılan) 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin (5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesi ile görevli) 24.04.2013 tarihli, 2012/454 Esas ve 2013/166 Karar sayılı kararının sanık ... tarafından temyiz
edilmesi üzerine Dairemizin 08.02.2016 tarihli ve 2014/11183 Esas, 2016/327 Karar sayılı kararı ile;
"1- Suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığına ''17/06/2010, 16/07/2010 ve 13/08/2010'' yerine'' 17/06/2010 ve 13/08/2010'' olarak yazılması, 2- CMK'nın 147. ve 191. maddesi uyarınca sanığa yasal hakları hatırlatılmadan ve iddianame okunmadan sorgusu yapılarak mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 3- 17/06/2010, 16/07/2010 ve 13/08/2010 tarihli suçlara ilişkin olay tutanakları ile ekspertiz raporlarının asılları veya onaylı örneklerinin getirtilerek okunması ve ilgililerden diyecekleri sorulup tartışılmasının sağlanması gerektiğinin gözetilmemesi,4-Sanık hakkındaki bu dava ile, aynı suçlardan sanık ... hakkındaki Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/244 esas sayılı davasının birleştirilmesi, daha sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin dikkate alınmaması," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bozma sonrasında, Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2016 tarihli ve 2016/110 Esas, 2016/266 Karar sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 2016/221 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/221 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
E. Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli ve 2016/221 Esas ve 2016/306 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 1. Sanık ...'nın 17.06.2010 ve 16.07.2010 tarihli eylemleri nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl 3 ay 15 ay hapis ve 6.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 2. Sanıklar ... ve ...'in, 17.06.2010, 16.07.2010 ve 13.08.2010 tarihli eylemleri nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci maddesi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 2 ay hapis ve 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlerin onanması, sanık ... hakkındaki hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Bozma öncesi temyiz isteminin süresinde olduğuna, 2. Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine;
B. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanıklar yönünden, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanık ... hakkında, eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dosya kapsamında yer alan, telefon görüşme baz grafikleri, iletişimin tespiti tutanakları, olay ve arama tutanakları, Van İl Jandarma Komutanlığınca düzenlenen tahkikat evrakı, telefon inceleme tutanakları, uzmanlık raporları ile sanıkların savunmalarına göre,
1. 17.06.2010 tarihli olay yönünden; iletişimin tespiti tutanakları ve HTS raporları incelendiğinde, olay tarihinde ... İlçesi ....., Köyü'nde başka dosyada yargılanan ve hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen dava dışı sanık ...'ta ele geçirilen uyuşturucu maddeyi (22.980 gram toz esrar) talep edenin sanık ... olduğu, uyuşturucu maddenin temini, teslimi, depolanması, taşınması eylemlerini haklarındaki mahkûmiyet kararları kesinleşen temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ...'un gerçekleştirdikleri, temin edilen uyuşturucu maddeyi İstanbul'dan gelen şahsa teslim edecek olanların sanıklar ... ve ... oldukları, bu işin hem dağıtıcılığını hem de finansmanını sağlayanın ise sanık ... olduğu anlaşılmakla, sanıkların iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti yaptıkları;
2. 16.07.2010 tarihli olay yönünden; olay tarihinde Muş İlinden İstanbul İline gitmekte olan sürücülüğünü başka dosyada yargılanan ve hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen dava dışı sanık ...'ın yaptığı aracın LPG tankında 22.000 gram toz esrarın ele geçtiği; 01-21 Temmuz 2010 tarihleri arasındaki iletişimin tespiti tutanakları ve HTS raporları üzerinden yapılan incelemeye göre, söz konusu uyuşturucu maddenin temin ve naklini sağlayanların sanıklar ... ve ... ile hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen temyiz dışı sanık ... olduğu, uyuşturucu maddeyi taşıyan kişinin... olduğu, uyuşturucu maddenin finansmanını ve İstanbul ilinde dağıtımını sağlayanların ise sanık ... ile tefrik edilen dosyada yargılanan ve hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen dava dışı sanık ... olduğu, sanıkların iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti yaptıkları;
3. 13.08.2010 tarihli olay yönünden; olay tarihinde Van İli Gevaş İlçesinde, Van-Tatvan Karayolu üzerindeki Balaban jandarma asayiş ve arama noktasında, tefrik edilen dosyada yargılanan, hakkında bu eylem nedeniyle "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" karar verilen sanık ...'ın, kullandığı kiralık araçta yapılan aramada, 4 parça halinde daralı 16 gram numune esrarın ele geçtiği,
09-13 Ağustos 2010 tarihleri arasındaki iletişimin tespiti tutanakları ve HTS raporları üzerinden yapılan incelemeye göre, 16.07.2010 tarihinde kardeşi ...'ın Muş İlinde 22 kg. toz esrar ile yakalanmasının ardından dava dışı sanık ...'ın, 10.08.2010 tarihinde sanık ... ile görüşmek için Van iline geldiği, sanık ... 'in ikametinde kaldığı, 13.08.2010 tarihinde sabah erken saatlerde bu adresten İstanbul İline gitmek için ayrıldığı, kullandığı araçta yapılan aramada ele geçen esrarın, İstanbul ilinde pazarlanması düşünülen ve ele geçirilemeyen esrar maddesinin numunesi olduğu; İstanbul ilinde pazarlanması düşünülen uyuşturucu maddenin temin işini sanıklar ... ile ...'ın gerçekleştirdikleri, bu sanıklar tarafından temin edilen, ancak ele geçirilemeyen uyuşturucu maddeye ait numunenin, bu sanıklarca dava dışı sanık ...'a verildiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ...'in, iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti yaptıkları sabit olup;
Sanıklar hakkında, suç tarihi itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri ile ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı dikkate alınarak, alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlendiği; aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, sanık ...'nın birden fazla (2) kez aynı suçu işlediği anlaşılmakla, zincirleme suç hükümlerine göre 1/4 oranında; sanıklar ... ve ... 'ın birden fazla (3) kez aynı suçu işledikleri anlaşılmakla, zincirleme suç hükümlerine göre 2/5 oranında artırım uygulandığı, sanıklar hakkında "suç örgütü kurma ve üye olma" suçundan beraat kararı verildiğinden, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince artırım yapılmadığı, sanıkların suçun haber alınmasından sonra gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına ve fail ve diğer ortakların yakalanmasına yardım etmemesi nedeni ile haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı, cezanın gelecekleri üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak takdiri indirim yapıldığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, Dairemizce de benimsenen 12.07.1948 tarihli ve 163-121 sayılı, 07.12.1987 tarihli ve 322-588, 31.10.2012 tarihli ve 2011/777-2012/1819 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, sanığın süresinden sonra temyizi nedeniyle, bir nedene dayanmayan eksi hale getirme ve temyiz isteminin reddine ilişkin Dairemizin 08.02.2016 tarihli, 2014/4189 Esas ve 2016/318 Karar sayılı kararı ile, hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen hükümlü ...'nın, sirayet üzerine yeniden kurulan ve lehine olan hükmü, temyiz hakkı bulunmadığından, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin
1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmiştir.
B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmünün İncelenmesinde;
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmünün İncelenmesinde;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 04.01.2017 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Gerekçe bölümünün "A" bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmünün İncelenmesinde;
Gerekçe bölümünün "B" bendinde açıklanan nedenlerle Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli, 2016/221 Esas ve 2016/306 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık
müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmünün İncelenmesinde;
Gerekçe bölümünün "C" bendinde açıklanan nedenle Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli, 2016/221 Esas ve 2016/306 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!