WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2024/2432 E.  ,  2024/4015 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/466 E., 2023/720 K.
HÜKÜM : Kısmen Kabul Kısmen Ret

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece verilen karar Dairece bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; mirasbırakan annesi ...’ın 134, 153 ve 172 parsel sayılı taşınmazlarını davalı torununa görünürde satış göstermek suretiyle gerçekte kendisine ve oğluna ölünceye kadar bakma koşulu ile bedelsiz temlik ettiğini, davalının mirasbırakana ve kendisine bakacağını söyleyerek mirasbırakanı ve kendisini kandırdığını, bakım yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında davalının taşınmazların kullanım ve işletme hakkını ölünceye kadar kendisine bırakması şartıyla davalı ile sulh olduklarını, şifahi yapılan sulh anlaşması gereğince davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.

II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasında; davacı babası ile çekişme konusu taşınmazların kullanım ve işletme hakkının ölünceye kadar davacıda olacağı hususunda anlaşmaya varıldığını, bu anlaşma gereğince davacının davadan feragat ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.03.2007 tarihli ve 2007/44 E. 2007/258 K. sayılı kararıyla; feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararları
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 02.03.2022 tarihli ve 2020/3616 Esas, 2022/1689 Karar sayılı kararıyla; "...Somut olayda, 15.03.2007 tarihli oturumda davacının; “Davalı oğlum olup, oğlum ile davadan sonra yaptığım görüşmede kendisi ile anlaşmaya vardık, bu anlaşma gereği davalı oğlum dava konusu Kadirli ilçesi ... köyü 134, 153 ve 172 parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerinin kullanım ve işletme hakkını ölünceye kadar bana bırakmış olup bu anlaşma gereği ben de açtığım davadan feragat ediyorum” şeklinde beyanda bulunduğu, yine aynı oturumda davalı asilin; “Davacı babamın söyledikleri doğrudur, ben dava konusu Kadirli ilçesi, Sarıtanışmanlı köyü 134, 153 ve 172 parsel sayılı taşınmazlardaki hissemin kullanım ve işletme hakkını, kullanım ve işletmeden elde edilecek ürün ve gelirlerin tamamını ölünceye kadar davacı babama bırakıyorum, bunun karşılığında da yaptığımız anlaşma gereği davacı babam da açmış olduğu bu davadan feragat etmiştir, yaptığımız anlaşmaya uygun olarak feragat nedeni ile açılan bu davanın reddini talep ediyorum” şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir. Bilindiği üzere, feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Tarafların beyanda bulunduğu 15.03.2007 tarihli duruşma tutanağı incelendiğinde tarafların amacının sulh olup, davacının irade ve amacının feragat olmadığı anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca, tarafların aralarındaki sulh sözleşmesine göre karar verilmesini istedikleri gözetilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 315/1 inci maddesi gereğince tarafların belirttiği sulh sözleşmesine göre hüküm kurulması, tarafların sulhe göre karar verilmesini istememeleri halinde karar verilmesine yer olmadığı, şeklinde karar verilmesi gerekirken, davacının iradesi yanlış değerlendirilerek feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir..." gerekçesiyle bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda tarafların beyanlarının sulh içerikli olduğu, davacının beyanının feragatın kayıtsız ve şartsız olması koşuluna uymadığı gerekçesiyle aralarındaki sulh sözleşmesine göre karar verilerek dava konusu 153 parsel sayılı taşınmazın tamamı, 134 ve 172 (yenileme ile 122 ada 2) parsel sayılı taşınmazların 1/2’şer paylarının kullanım ve işletme hakkının ölünceye kadar davacıya bırakılmasına, tapu iptali ve tescil isteğinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararına uyulduğu halde gereğinin yerine getirilmediğini, tarafların ölünceye kadar bakım konusunda anlaştıklarını ancak davalının yargılama sırasında öldüğünü bu nedenle bakım şartının ifa edilemeyeceğini, davalının ölmeden önce Mahkeme beyanında davacı babasının haklı olduğunu belerttiğini, Mahkemece tapu iptali ve tescil kararı verilmesi gerekirken kullanım ve işletme hakkı yönünde hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 313 üncü, 315 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 153 parsel sayılı taşınmazın tamamı, 134 ve 172 (yenileme ile 122 ada 2) parsel sayılı taşınmazların 1/2’şer payları mirasbırakan ... adına kayıtlı iken bizzat mirasbırakan tarafından 12.01.1988 tarihli 60 yevmiye numaralı işlem ile davalı torunu ...’a satış suretiyle devredildiği, mirasbırakan ...’ın 27.09.2000 tarihinde ölümü ile geriye tek mirasçısı olarak davacı oğlu Mehmet’in kaldığı anlaşılmaktadır.

3. Temyizen incelenen Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.