WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2024/2399 E.  ,  2024/3640 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/524 E., 2023/743 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Açılmamış Sayılması/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/232 E., 2021/596 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; Osmaniye ili, Merkez, ... köyü 106 ada 12 ve 13 parselin maliki olduğunu, müvekkiline ait olan bu taşınmazların müvekkilinin haberi olmadan sahte bir işlemle 03.02.1994 tarihinde davalılar ve aynı zamanda kardeş olan ..., ... ve ...’e devredildiğini, ...’in de hissesini 1996 tarihinde kardeşi ...’e devrettiğini, daha sonra davalılardan ... ve ...'in hisselerini 16.06.2000 tarihinde diğer davalı ...’na satış gibi göstererek devrettiklerini, müvekkilinin hiçbir zaman bu satış işlemini gerçekleştirmediğini, satış akit tablosundaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin bu satıştan yeni haberinin olduğunu, davalılardan ..., ... ve ...'in sahte imza yoluyla müvekkiline ait taşınmazı üzerlerine geçirdiklerini, davalıların sahte işlemle yapılmış olan satış işleminin iptal edileceğini düşünerek taşınmazı satış gibi göstererek 3.kişi durumunda olan ...’na devrettiklerini, ...'nun ise bu taşınmazın hiç bir zaman gerçek maliki olmadığını ileri sürerek davalı ... adına kayıtlı olan tapunun iptali ile davacı adına tesciline, bu talebin kabul edilmediği takdirde ise dava konusu taşınmazların dava tarihindeki değerinin dava tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ... vekili; davacının özgür ve serbest iradesi ile taşınmazlarını resmi senet ile müvekkillerine sattığını ve parasını aldığını, bu hususun da resmi senette görüleceğini, zamanaşımı süresininde geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili dava konusu ... köyü 106 ada 14 parsel sayılı taşınmazı müvekkilinin 14.06.2000 tarih ve 1946 yevmiye numarası ile 3.000.000 TL (üç milyar bedel ile) bedel karşılığında davalılardan ... ve ...'dan tapuda resmi senet ile iyi niyetli olarak satın aldığını, davacının açmış olduğu bu davanın yasal ve yerinde olmadığını, müvekkilinin satın almış olduğu 14 parselin petrol istasyonu olduğu için bu taşınmazı 30.06.2000 tarihinden itibaren 20 yıllığına kiraya verdiğini, taşınmazın halen ... Ltd. Şti'nde kirada olduğunu, müvekkilinin taşınmazı satın aldıktan sonra 14 parselin ifraz görerek ... köyü 106 ada 15 ve 16 parsel numarasını aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli ve 2015/162 Esas, 2019/327 Karar sayılı kararıyla; davacının dava konusu taşınmazların önceki maliki olduğu, davacı ile davalılar ..., ... ve ... arasında imzalanan 03.02.1994 tarih ve 400 yevmiye numaralı resmi senedin sahteliği hususunda Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/119 Esas sayılı davasında sahtelik iddiasına ilişkin yapılan imza incelemesi sonucunda resmi senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu anlaşıldığından sahtelik davasının reddine karar verildiği ve kesinleştiği, mahkememizde sahtelik iddiasına dayalı tapu iptali ve tescili davasının sübut bulmadığı, sahtelik iddiası sübut bulmadığından davacının sonraki malik davalı ... hakkında açtığı davanın dinlenemeyeceği belirlenerek davalılar aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davası ile terditli olarak açılan taşınmazların değerinin tazminine ilişkin davanın reddine, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Kaldırma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.02.2020 tarihli ve 2019/1546 Esas 2020/214 Karar sayılı kararıyla; davacının delil olarak keşif ve bilirkişi incelemesine dayandığını, istinafta bu eksik incelemeyi öne sürdüğünü, Mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapmadan karar verildiğini, tapu iptali ve tescil yönünden ve terditli talep edilen rayiç bedelin keşif yapılarak tespiti, belirlenen dava değeri üzerinden peşin harcın tamamlatılması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerektiği, aksi halin kabulünün ayrıca istinaf ve temyiz sınırlarına göre tarafların kanun yoluna başvuru hakkının elinden alınmasına neden olacağından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27 nci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğuracağı için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 inci maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık nedeniyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında verilen kesin süre içerisinde nispi harcın yatırılmadığı, 06.04.2021 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre zarfında davacı tarafça nispi harcın yatırılmadığı ve yenileme talebinde bulunulmadığı belirlenerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Ç. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

D. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu kararın dayanağının ise 06.04.2021 tarihli duruşma zaptı olduğunu, taraflarına bir önceki celse ara kararı gereğince gelecek celseye kadar harç ikmali için kesin süre verildiğini, 06.04.2021 tarihli duruşma öncesi ...'nın vefat etmiş olmasından dolayı taraflarınca harç ikmal edilmediğini, taraf teşkili sağlanmaksızın dosya kapsamında hiç bir işlem yapılamayacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesimi istemiştir.

E. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirlenerek davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 inci maddesi; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 uncu ve 32 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.