WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2024/2375 E.  ,  2024/4293 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/918 E., 2022/202 K.
HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan bozmaya uyularak yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I .DAVA
Davacı ...; Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, ..., ... Mevkii’nde kain 114 ada, 8 parsel sayılı taşınmazın bayilerinden kendisine intikal ettiğini ancak kadastro çalışmaları sırasında 6000 metrelik kısmının Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazın 6000 metrelik kısmının tapu kaydının iptali ile adına tescilinin yapılmasını talep etmiştir. Yargılama devam ederken davacı dava konusu taşınmazı 2005 yılında satın aldığını, beyanını bu şekilde düzelttiğini ifade etmiş olup ayrıca dava konusu taşınmazla ilgili olarak kadastro müdürlüğünce toplulaştırma çalışmaları yapılmış dava konusu taşınmaz 9670 ada 21 ve 36 parsel numarasını almış, davacı vekili bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.532,85 m2'lik kısmın davacı adına tescil edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, 2010 tarihinde Milli Emlak Müdürlüğü'nün tuttuğu taşınmaz tespit tutanağında ...'in 5.350 m2'lik alana tecavüz ettiği ve tarımsal amaçla kullandığının belirlendiğini, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. YARGILAMA SAFAHATİ VE MAHKEME KARARI
1-Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 30.09.2014 tarih, 2010/674 Esas, 2014/1251Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

2-Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 02.04.2019 tarih, 2016/5507 Esas, 2019/2373 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı, hava fotoğrafı incelemesinin jeoloji mühendisi tarafından yapıldığı, ziraatçi bilirkişi raporu ve jeoloji mühendisi bilirkişi raporlarının çeliştiği, yerel bilirkişiler ve davacı tanıklarının soyut ve yetersiz beyanlarının hükme esas alındığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3- Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahalli bilirkişi ve tanıkların, çekişme konusu taşınmaz bölümünün evvelce ...'a ait olduğunu, ... ve babasının tespit tarihine kadar imar ihya yapmak suretiyle tarım arazisi olarak 70 yılın üzerinde kullandıklarını, 2005 yılında bu yerin davacıya satıldığını ifade ettikleri, hava fotoğraflarından çekişme konusu taşınmazın komşu parsellerle renk tonu farklılıklarının olmadığının anlaşıldığı, ziraat mühendisi raporundan taşınmazın kadastro tarihinden 30-40 yıl evvelinden beridir tarımsal amaçlı kullanıldığı gerekçesiyle bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.532,85 m2'lik kısım yönünden davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile aynı adada verilecek son parsel numarası ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekişme konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, Milli Emlak Müdürlüğünün taşınmaz tespit tutanağında davacının dava konusu yere tecavüz ettiğinin belirlendiği, 20 yıllık zilyetliğin sürdürülmediğini, ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ıncı, 713/1 inci ve 719/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, ... mevkiinde kain 114 ada 8 parsel sayılı taşınmaz senetsizden, zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğu belirtilerek 3402 sayılı Yasa 18. maddesi uyarınca Hazine adına 12.07.1996 yılında tescil edilmiş, tescil 11.07.2000 tarihinde kesinleşmiştir.

Somut olayda çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının kesinleşme tarihi 11.07.2000 tarihi olup, davacının beyanı ve dosya kapsamında dinlenen mahalli bilirkişi, tanık beyanlarından taşınmazın davacı tarafından 2005 tarihinde satın alındığı anlaşılmıştır.

Davacının kadastro tespitinden sonra çapa dayalı olarak taşınmazını edindiği, kadastro tespitinden sonra taşınmazı çapa dayalı olarak edinen kişinin kadastro tespitinden önceki nedene dayalı olarak hak talep etmesinin mümkün olmadığı, kişinin edindiği çapla sınırlı olarak hak talep edebileceği, taşınmazı çapa dayalı olarak kayden satın alan kişinin hakkının, kayden satın aldığı taşınmazın çapıyla sınırlı olduğu, tapulu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin de hukuken değer taşımayacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.