1. Hukuk Dairesi 2024/2273 E. , 2024/3872 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/107 E., 2024/321 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Hak Düşürücü Süreden Reddi/ Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/362 E., 2023/410 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi satın alım ve irsen intikâl nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, Şehitkâmil ilçesi, ... mahallesinde kain, davacının babası Hanifi Bilici'nin 1977-1978 yıllarında satın aldığı, 1988 yılına kadar kullandıktan sonra davacıya verdiği yaklaşık 2.500 m2 yüz ölçümlü taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tespit ve tescil edilen 104 ada 46 parsel içinde kaldığını, dava konusu taşınmaz bölümünü 45-50 yıldır malik sıfatıyla fıstık ekmek suretiyle kullandığını, davalıların dava konusu edilen yer kendi taşınmazları içindeyse davacıya devredeceklerini söylediğini ileri sürerek 104 ada 46 parsel sayılı taşınmazın 2.500 m2 yüz ölçümlü kısmının davalılar adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamış olup, 16.05.2023 tarihli celsedeki müşterek beyanlarında; taşınmazı 50 yıl önce davacının aldığını, davacının bu zamana kadar nerede olduğunu, kendi kullandıkları parseli de babalarının Memik Yıldırım'dan aldığını, 11.10.2023 tarihli celsedeki müşterek beyanlarında; davacının kadastro çalışmaları sırasında bilirkişi olarak görev yaptığını, davacının o zaman itiraz etmediğini, dava konusu yerin 50 yıldan fazladır davacı tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli ve 2022/362 Esas, 2023/410 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın ilk kadastro tespitinin 21.11.1995 tarihinde, yenileme kadastrosunun ise sonradan tamamlandığı, kadastro tespitinin 1995 yılında kesinleştiği, eldeki davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 2022 yılında açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların 16.05.2023 ve 11.10.2023 tarihli celselerdeki ortak beyanlarıyla davayı kabul ettiklerini, keşif yapılması hâlinde dava konusu taşınmaz üzerindeki fıstık ağaçlarının yaşlarından dahi 45-50 yıllık kullanımın ispatlanacağını belirterek İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2024 tarihli ve 2024/107 Esas, 2023/321 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 21.11.1995 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 03.11.2022 tarihinde açıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesini tekrar etmekle, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi satın alım ve irsen intikâl nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 37 inci maddeleri.
2.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu Gaziantep ili, Şehitkâmil ilçesi, ... mahallesinde kain 104 ada 46 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı sebebiyle davalıların mirasbırakanı ... adına senetsizden, 16.850 m2 yüz ölçümlü tarla vasfıyla 21.09.1993 tarihinde tespit edildiği, askı ilân süresi içerisinde davacının babası Hanifi Bilici tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasının Gaziantep Kadastro Mahkemesinin 17.06.1994 tarihli ve 1994/46 Esas, 1994/309 Karar sayılı kararıyla açılmamış sayılmasına ve dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 21.11.1995 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
3.Her ne kadar kamu düzenine aykırı olmamak koşuluyla kabul beyanı hak düşürücü süreden önce gelir ise de; somut olayda davalıların duruşmalardaki ortak beyanlarında davanın reddini istedikleri ve açık kabul beyanında bulunmadıkları, dava konusu taşınmazla ilgili kadastro tespitinin hükmen kesinleştiği 21.11.1995 tarihi ile davanın açıldığı 03.11.2022 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Gaziantep 10. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!