WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2024/2234 E.  ,  2024/3461 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1830 E., 2023/159 K.
HÜKÜM/KARAR : Usulden Ret / Esastan Ret-Temyiz Talebi Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Koyulhisar Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/31 E., 2022/55 K.

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine olarak karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince 18.09.2023 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı ... ; ..., ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 129 ada 34 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan babası ...’ya ait olduğunu ancak kadastro çalışmaları sırasında davalı ... oğlu ... adına tespit ve tescil edildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile ... mirasçıları adlarına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada davacı dışındaki tüm ... mirasçıları davaya muvafakat ettiklerini bildirmişlerdir.

II. CEVAP
1. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.

2.Diğer davalılar ..., ..., ... ve ... davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Koyulhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.03.2022 tarihli ve 2021/31 Esas, 2022/55 Karar sayılı kararıyla; kayıt maliki mirasbırakan ... oğlu ... ’nın terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olup bir kısım mirasçının davaya kabul beyanlarının bulunmadığı, bu nedenle bir kısım mirasçının kabul beyanlarına değer verilmediği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesinin 26.01.2023 tarihli ve 2022/1830 E., 2023/159 K. sayılı kararıyla; davanın kadastro öncesi nedene dayanan tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğu, davacı tarafça dava konusu 129 ada 34 parsel sayılı taşınmazın kök mirasbırakan ...'ya ait olduğu halde kadastro çalışmalarında ... adına tescil edildiği iddiasıyla eldeki davanın açıldığı ve Turan mirasçıları adına tescil talebinde bulunulduğu, ... ve ...'nın ölü olduklarının anlaşılması üzerine mirasçılık belgelerinin dosya arasına alındığı, davalıların ... terekesine göre üçüncü kişi konumunda oldukları, elbirliği halinde mülkiyete konu terekede, TMK'nın 702. maddesi uyarınca bir veya birden çok mirasçı, terekeye göre üçüncü kişi konumunda bulunan kişilere karşı kendi miras payına/paylarına yönelik dava açma hakkına sahip olmayıp bir nevi tasarruf işlemi olan dava açılması işleminde tüm mirasçıların birlikte hareket etmesinin gerektiği, bu nedenle tüm mirasçıların taşınmazın terekeye döndürülmesi istemine ilişkin bir davada birlikte hareket ederek dava açma hali ya tüm mirasçıların birlikte dava açması ya bir veya birden fazla mirasçının açtığı davaya diğer mirasçıların yöntemince muvafakat etmeleri veyahut da mirasbırakanın terekesine temsilci atanması hallerinde mümkün olduğu, eldeki davada da kök mirasbırakan Turan'ın davacı haricindeki mirasçılarının davaya muvafakat ettiklerini bildirdikleri, bu bakımdan taraf teşkilindeki eksikliğin giderildiği, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... davayı kabul ettikleri, davalılar, ... ile ... ön incelemeden bir gün önce kabulden dönme şeklinde yorumlanabilecek beyan içerir dilekçe sunmuşlar ise de herhangi bir irade fesadı nedeni bildirmediklerinden bu beyanlarının nazara alınmayacağı, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmalarında ölü ... adına tespit edildiği, tutanağın 1991 yılında itirazsız kesinleşmesi üzerine adı geçen adına tapuya tescil edildiği, eldeki davanın ise 08.04.2021 tarihinde yani kadastro tutanağının kesinleşmesinin üzerinden 20 yıldan fazla süre geçtikten sonra açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun "kadastro tutanaklarının kesinleşmesi ve hak düşürücü süre" başlıklı 12 nci maddesinde 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitlerin kesinleşeceği ve bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağının düzenlendiği, somut olayda, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olduğu anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verildiği, elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi terekeye ait bir taşınmaz hakkında elbirliği maliklerinin tümü yani davalıların tamamı tarafından kabul beyanı sunulmadığından bir kısım davalıların davayı kabul beyanlarına hukuken değer verilemeyeceği, esasen kabul beyanının hak düşürücü süreden önce geldiğinin kabul edildiği, aynı davada olumsuz dava koşulu olan hak düşürücü süre ile kabul beyanının karşılaşması halinde uyuşmazlığın kabul beyanı çerçevesinde çözüme kavuşturulması gerektiği, ancak terekeye karşı üçüncü kişi olan davalıların birlikte kabulünün gerektiği, eldeki dosyada mirasçılar ... ve ...'nın kabul beyanlarına rastlanmadığı, davanın reddinin bu nedenle sonuç itibarı ile doğru olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf isteğinin HMK'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. EK KARAR
A. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. EK KARAR
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4 inci Hukuk Dairesi 18.09.2023 tarihli ek karar ile, kararın davacı ...'ya 06.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise yasada belirtilen iki haftalık süre geçtikten sonra 10.08.2023 tarihinde verildiği, davacının temyiz dilekçesinin süresinde olmadığı gerekçesiyle davacının temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarına ek olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının kendisine tebliğ edilmediğini, karardan haberdar olduktan sonra süresi içinde kararı temyiz ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü maddesi.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 352 nci, 361 inci ve 366 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kadastro sonucu; ..., ... Mahallesi çalışma alanında yer alan 129 ada 34 parsel sayılı taşınmazın 2.668,24 m2 miktarlı susuz tarla vasfıyla, 20 yılı aşkın süredir çekişmesiz ve malik sıfatıyla ... oğlu ... ’nın zilyetliğinde olduğu, ancak bu kişinin 1970 yılında öldüğü ve mirasçılarının tespit edilemediği belirtilerek 10.11.1988 ... oğlu ... adına tespit edildiği, askı ilan süresi içinde dava açılmadığından tespitin 28.01.1991 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın halen tespit maliki adına kayıtlı olduğu, eldeki davanın ise 08.04.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

4. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... ’nın “... Sultanbeyli -İstanbul" adresine tebliğe çıkarıldığı ve bu adreste davacıya bizzat tebliğ edildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin davacının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının ise “... Koyulhisar -Sivas" adresine tebliğe çıktığı, tebligatta davacının İstanbul’da olduğunun belirtilmesine rağmen, kim olduğu ve ismi okunaksız olan kişiye kararın 06.03.2023 tarihinde tebliğ edildiğinin belirtildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının, davacının İstanbuldaki adresine tebliğ edildiği, bu durumda davacının İstanbul’da ikamet ettiğinin açık olduğu, kaldı ki Bölge Adliye Mahkemesinin davacının temyiz dilekçesinin süreden reddine ilişkin 18.09.2023 tarihli ek kararının da davacının “... Sultanbeyli -İstanbul" adresine tebliğe çıkmış ve bu adreste davacının eşine tebliğ edilmiş olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının davacıya tebliği usulüne uygun olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince davacının temyiz dilekçesinin süreden reddine ilişkin olarak verdiği 18.09.2023 tarihli ek kararı isabetsiz olup kaldırılması ve davacının temyiz itirazının incelenmesine geçilmesi gerekmiştir.

5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının ek karara ilişkin temyiz taleplerinin kabulü ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 18.09.2023 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 157,75 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı ... 'dan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.