1. Hukuk Dairesi 2023/6171 E. , 2024/2114 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/575 E., 2023/819 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/166 E., 2021/124 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 26 parsel (eski 158 parsel) sayılı taşınmazın Yunanistan göçmeni olan ...'ya iskan hakkı olarak verildiğini, davacıların miras bırakanı ...'in taşınmazı ...'dan 02.06.1958 tarihli el senedi ile satın alarak bu tarihten itibaren taşınmaz üzerindeki zilyetliğini sürdürdüğünü, ölümünden sonra da kullanıma mirasçılarının devam ettiğini, ancak kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın hatalı olarak ... adına tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
... dışındaki davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, davacının dayandığı senedin davaya konu taşınmaza ait olmadığını, davacıların bu taşınmaza bitişik başka taşınmazlarının da mevcut olduğunu, davalıların evlerine uzak olan dava konusu taşınmazla ilgilenmemesi üzerine davacılar ve mirasbırakanlarının bu taşınmaz üzerindeki kullanımının geçici olarak kabul gördüğünü ve davacıların taşınmazda hiçbir zaman malik sıfatıyla zilyetliğinin bulunmadığını, iskanen verilen yerlerin dava dışı taşınmazlar olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın kadastro tespitinin 1967 yılında kesinleştiği, davacının dayandığı satış senedinin kadastrodan önceki bir tarihe ilişkin olduğu ve davanın 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarlamış, taşınmazda 2014 yılında geçen kadastro heyeti tarafından maddi hata yapıldığını ve taşınmazın hiçbir zaman malik olmayan ... adına tescil edildiğini, yolsuz tescil nedeniyle açılan davalarda hak düşürücü sürenin bulunmadığını, yolsuz tescilin davacıya mülkiyet hakkı kazandırmayacağını, son kadastronun 2014 yılında yapılması nedeniyle hak düşürücü sürenin geçmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın 1960 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda ... oğlu ... adına tespit edildiği, askı ilan süresi içerisinde dava açılması sonucunda taşınmazın tespit gibi tesciline karar verildiği, 2014 yılında 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucunda taşınmazın 101 ada 26 parsel numarasını aldığı, davacının kadastro tespit tarihinden önceki nedene dayandığı, taşınmazın kadastro tespitinin 02.06.1967 tarihinde kesinleştiği ve davanın 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun esaslarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece davacılar vekiline tapu kütüğündeki kişi kimlik bilgilerinin düzeltilmesi amacıyla yetki verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davada hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün olmadığını, zira Tapu Müdürlüğünün ilgili yazısında taşınmaz maliki olan kişiye ait kimlik ve adres bilgilerine rastlanılamadığının belirtildiğini, taşınmazın ... adına kayıtlı olup bu kişinin kim olduğunun anlaşılmasına yarayacak başka hiçbir bilginin tapu kayıtlarında yer almadığını, bu nedenle Mahkemece davalılar ile tapu maliki arasında mirasçılık ilişkisi bulunup bulunmadığının araştırılması ve davanın husumet yönünden değerlendirilmesi gerektiğini, önceki davacı vekilinin müvekkilleri aleyhine işlem yaptığını, bu düzeltmenin yapılmaması halinde malikin kim olduğunun tapu kütüğünden anlaşılamaması nedeniyle TMK'nın 713 üncü maddesindeki hükümlerin uygulanabileceğini, bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu ve tapu düzeltme işlemlerinde sunulan ilmuhaber hakkında idari dava açıldığını, taşınmaza 1958 yılından beri davacıların malik olduğunu ve davalılar tarafından herhangi bir hak iddiasında bulunulmadığını, davacı tarafın delillerinin toplanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyanın incelenmesinden; davaya konu taşınmazın geldisi olan eski 158 parsel sayılı 3.460 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla 14.05.1960 tarihinde ... oğlu ... adına tespit edildiği, Hazinenin itirazı üzerine açılan dava sonucunda Kocaeli 2. Tapulama Hakimliğinin 09.01.1966 tarihli ve 1965/409 Esas 1966/65 Karar sayılı ilamıyla itirazın yapılmamış sayılmasına ve tutanağın 766 sayılı Kanun uyarınca Tapu Müdürlüğüne verilmesine karar verildiği, kararın 31.03.1967 tarihinde onandığı ve taşınmazın 02.06.1967 tarihinde hükmen ... oğlu ... adına tescil edildiği, daha sonra 17.06.2014 tarihinde yapılan yenileme çalışmalarında taşınmazın 3.378 metrekare yüzölçümündeki 101 ada 26 parsel sayılı taşınmaza dönüştüğü, eldeki davanın 05.03.2019 tarihinde kadastrodan önceki nedene dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!