WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2023/6164 E.  ,  2024/4441 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/962 E., 2023/958 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hekimhan Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/190 E., 2023/219 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 131 ada 1, 142 ada 3 ve 145 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davalı kardeşi adına tespit ve tescil edildiğini, oysa taşınmazların atalarından geldiğini, kadimden beri ev ve bahçe olarak kullanıldığını, kendisinin ve dava dışı kardeşlerinin davalıya tarım desteklerini alabilsin diye vekaletname verdiklerini ve daha sonra Ankara’ya taşındıklarını, 2022 yılında ise davalının mirastan mal kaçırdığını öğrendiklerini ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile eşit paylarla kendisi ve kardeşleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin köydeki tüm taşınır ve taşınmazların sorumluluğunu yıllarca üzerine aldığını, aktif olarak 50 yıldan fazladır tarlalarda çalıştığını, hayvancılık yaptığını, davacının daha önce girmeye tenezzül etmediği ev ve hiçbir emeğinin olmadığı bahçeler için dava açmasının yakınlarda maden çıktığı bilgisini almasından kaynaklandığını, kaldı ki eldeki davada 10 yıllık hak düşürücü sürenin de geçtiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamına göre eldeki davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde; Mahkemece eldeki dava kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil davası olarak nitelendirilmiş ise de kadastro tespiti sırasında hile yapıldığını, mirasbırakandan gelen taşınmazlar taksim edilmediği halde edilmiş gibi yalnızca davalı adına tespit edildiğini, mirasbırakanın terekesi taksim edilmediği için hak düşürücü sürenin geçmediğini, mirasta denkleştirme isteminin miras taksim edilmediği müddetçe zamanaşımına uğramayacağını ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla kadastro öncesi sebeplere dayanarak dava açtığı, davanın açıklanan bu niteliğine göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabi olduğu, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin 15.11.2001 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 29.08.2022 tarihinde açıldığı, davanın açılış tarihi ile kadastro tespitinin kesinleştiği tarih arasında 10 yıldan fazla süre geçtiği, hak düşürücü sürenin hakim tarafından re'sen dikkate alınması gereken dava şartlarından olduğu, bu durumda Mahkemenin "ret" kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun MK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davacı tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Davacı temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1. Kadastro çalışmaları sonucunda Malatya ili, Kuluncak ilçesi, Darılı köyü çalışma alanında bulunan 131 ada 1 parsel sayılı 313,98 metrekare ve 145 ada 1 parsel sayılı 1.069,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve 15.11.2001 tarihinde tescil edilmiştir.

Aynı çalışma alanında bulunan 142 ada 3 parsel sayılı 25.007,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve 15.11.2001 tarihinde tescil edilmiştir.

2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 157,75 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.