1. Hukuk Dairesi 2023/4030 E. , 2024/2390 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/59 E., 2023/158 K.
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakanları ...'un 2/3 paydaşı olduğu 1015 ada 15 parsel sayılı taşınmazın 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümdeki paylarını oğlu olan davalı ... ve torunu olan davalı ...'e satış aktiyle eşit olarak temlik ettiğini, ancak yapılan işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapunun iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar; hak düşürücü sürenin dolduğunu, satış işlemlerinin gerçek olduğunu, miras bırakanın davacı ...'ye 1978 yılında ... ilçesi, ... Mahallesinden 3 adet dükkan aldığını, bilahare ...'nin dükkanları ...'e devrettiğini, mirasbırakanın, bedelini kendi ödediği hâlde davacı ... adına ... ilçesinde 1975 yılında kaydettirdiği taşınmaz da bulunduğunu, ayrıca miras bırakanın davacı ...'in kocası dava dışı ...'e de çekişme konusu taşınmazların 1/3 payını temlik ettiği gibi başkaca taşınmazları da adına kaydettirdiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.12.2013 tarihli ve 2011/1 Esas, 2013/324 Karar sayılı kararı ile; davalı ... yönünden muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, diğer davalı ... yönünden ise gerekçe gösterilmeden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 01.12.2015 tarihli ve 2014/5511 Esas, 2015/13910 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakanın çekişmeli taşınmazlarda pay temlik etttiği torunu davalı ...'in mirasbırakanın sağ olan diğer davalı ...'nin oğlu olduğu dolayısıyla mirasçı olmadığının saptandığı, davalı ...'nin mirasbırakanın davacı kızının eşi ...'a taşınmazlar aldığını savunduğu, ...'ın mirasçı olmadığı ve denkleştirmenin varlığından sözedilemeyeceği, yine davalı ...'nin mirasbırakanın davacı eşi ile kızına da temlikler yaptığını savunmasına rağmen mirasbırakandan tüm mirasçılarına nakledilen malların ve hakların bulunup bulunmadığı hususları üzerinde durulmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c maddesine uygun biçimde kararın gerekçesinin açıklanması gerektiği, davalı ... yönünden yazılı şekilde gerekçesiz olarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, yine davalı ... yönünden paylaştırma savunması üzerinde durulabilmesi için öncelikle soybağının reddiyle ilgili açılan davanın sonucunun beklenmesi ve hasıl olacak sonuca göre paylaştırma savunması üzerinde durulup durulmayacağının belirlenmesi gerektiği, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu değerlendirilerek karar bozulmuştır.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 13.06.2017 tarihli ve 2016/53 Esas, 2017/163 Karar sayılı kararıyla; davanın taraf muvazaası olarak nitelendirildiği ve davacıların muvazaayı ispata yönelik yazılı delilleri bulunmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 30.06.2020 tarihli ve 2017/4725 Esas, 2020/3252 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeden sonuca gidildiği, muris muvazaasında mirasbırakan tarafından mirasçılara intikal yapılması mümkün olduğu gibi mirasçı olmayan üçüncü kişiler lehine de işlemler yapılmasının mümkün olduğu, bu nedenle Mahkemenin, davalıların mirasbırakanın mirasçıları olmadığı gerekçesi mirasbırakan tarafından yapılan devir işlemlerini ve davayı taraf muvazaası olarak nitelendirmesi ve buna göre sonuca gitmesinin doğru görülmediği, önceki bozma ilamında ve 01.04.1974 tarih ve ½ sayılı İçtihadı Birleştirme kararında belirtilen muris muvazaasına ilişkin şartların bulunup bulunmadığı, mirasbırakanın iradesinin terekeden veya mirasçılardan mal kaçırma olup olmadığı hususlarının tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
C.Üçüncü Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemenin 04.02.2021 tarihli ve 2020/219 Esas, 2021/50 Karar sayılı kararıyla; temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 15.02.2022 tarihli ve 2021/2451 Esas, 2022/1130 Karar sayılı kararı ile ; dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından, mirasbırakanın ölen erkek kardeşinin oğlu olan davalı ...’yi nüfusuna aldığı, sonrasında açılan dava ile mirasbırakanla davalı arasındaki soybağının kesildiği, mirasbırakanın mal kaçırma kastıyla değil yetim kalan davalı ...’yi korumak amacıyla temliki gerçekleştirdiği, davacılara da doğrudan ya da dolaylı olarak kazandırmalarda bulunduğu, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun davacı tarafça kanıtlanamadığı, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş; bozma kararına karşı davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından karar düzeltme istenilmiş, Dairenin 28.12.2022 tarihli ve 2022/7959 Esas, 2022/8556 Karar sayılı kararıyla karar düzeltme istemi reddedilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla,mirasbırakanın mal kaçırma kastıyla değil yetim kalan davalı ...’yi korumak amacıyla temliki gerçekleştirdiği, bu sebeplerle davalı ... ve ...'nin oğlu davalı ...'e yapılan dava konusu temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu hususunun dosya kapsamına göre usulüne uygun olarak ispat edilemediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; somut uyuşmazlık bakımından muris muvazaasının şartlarının gerçekleştiğini, satış sözleşmesinin de bağışlama sözleşmesinin de kesin hükümsüzlüğüne karar verilerek davalılara yapılan kayıtların iptali ile davacı müvekkiller adına tapu kaydı yapılmasını gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı, 706 ncı, Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci ve Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddeleri
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeler Kanunu’nun 190 ıncı maddesi
3.Değerlendirme
1.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, 1921 doğumlu mirasbırakan ...'un 26.05.2006 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacılar eşi ... ile kızı ...’in kaldığı, mirasbırakanın dava konusu 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerdeki 2/3 payından 1/3 payını davalı yeğeni ...'nin oğlu davalı ...'e 03.10.1985 tarihli satış aktiyle, aynı taşınmazlardaki diğer 1/3 payını ise davalı ...'ye 28.08.1989 tarihli satış akdi ile temlik ettiği; davalı ...’nin ilk önce mirasbırakanın nüfusunda bulunduğu, daha sonra davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin İstanbul Anadolu 25.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/364 E. 2017/62 K. sayılı davasında davalı ...’nin anne ve babasının aynı hanede nüfusa kayıtlı ... ve mirasbırakan ... olmadığının tespitine, ...’un annesinin ..., babasının ... olduğunun tespitine karar verildiği, söz konusu kararın temyiz edilmeksizin 23.05.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!