1. Hukuk Dairesi 2023/3977 E. , 2024/1687 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/493 E., 2022/356 K.
HÜKÜM : Asıl ve Birleştirilen Dava Ret
Taraflar arasındaki birleştirilerek görülen tapu iptali-tescil ve tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların mirasbırakanı ...’in, adına kayıtlı 1887 ada 13 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 payını ve 103 ada 12 nolu parseldeki 3 nolu bağımsız bölümün 1/2 payını davalıya bağışladığını, yapılan tasarrufların saklı paylarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile terekeye iadesine, olmadığı takdirde tenkis ile davacılar adına tescilini istemiştir.
2.Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan annesi ...’ın tasarruf tarihinde hukuki ehliyetinin olmadığını, davalının hile ile bağış işlemini yaptığını, saklı payına tecavüz edildiğini belirterek tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakan adına tescilini, olmadığı takdirde tenkis oranında adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; mirasbırakanın başkaca mal varlıkları da mevcut olduğundan mirasçıların saklı paylarına tecavüz edilmediğini, temliklerin üzerinden bir seneden fazla zaman geçtiğini, bu nedenle zaman aşımı definde bulunduklarını, mirasbırakanın gerek davalıya gerekse kardeşine çocukluğundan itibaren baktığını, buna karşılık davalının da büyüdüğünde babaannesi olan mirasbırakana baktığını, minnet ve vefa duygusu ile yapılan bağışlamada saklı payı zedeleme kastının söz konusu olmayıp tenkise tabi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.02.2009 tarihli ve 2007/25 E 2009/37 K sayılı kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararları
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 06.07.2009 tarihli ve 2009/6419 Esas, 2009/7889 Karar sayılı kararıyla;“...Ne varki, Mahkemece hukuki ehliyetsizlik iddiası konusunda yukarıda değinildiği üzere hükme elverişli olacak nitelikte bir araştırma yapılmış değildir. O halde, hukuki ehliyetsizliğin kamu düzeni ile ilgili olduğu gözetilerek önemine binaen öncelikle incelenmesi, tarafların bu yönde bildirecekleri tüm delillerin toplanması, varsa mirasbırakana ait sağlık kurulu raporları, hasta müşahade kayıtları, reçeteler vs. istenmesi, tüm dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi, akit tarihinde mirasbırakanın ehliyetli olup olmadığı yönünde rapor alınması, ehliyetli olduğunun anlaşılması halinde tenkis iddiasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
..." gerekçesiyle bozulmuş; Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tenkis talebinin kabulüne karar verilmiş; hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş; Dairenin 08.09.2020 tarihli ve 2017/2782 Esas, 2020/3878 Karar sayılı kararıyla; "... tenkis hesabının da doğru yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki; tenkis hesabında, mirasbırakan adına kayıtlı olduğu tespit edilen taşınmazlardan 422 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümün terekeye dahil edilmediği, yine çekişme konusu 12 parseldeki 3 nolu bağımsız bölümün mirasbırakanın ölüm tarihindeki değerinin 56.476 TL olarak saptandığı, ancak 11.03.2016 tarihli tenkis bilirkişi raporunda bu taşınmazın değerinin 35.000 TL olarak gösterildiği, ayrıca Ziraat Bankasından mirasbırakan adına kayıtlı hesaptan çekilen paranın (809,09 TL); mirasbırakana vekaleten davalı tarafından çekildiği bildirilmiş olmasına rağmen bu paranın davalı adına kazandırma olarak dikkate alnması ve bu şekilde hesaplama yapılması doğru görülmemiştir. Mirasbırakan adına kayıtlı diğer taşınmaz olan 422 ada 4 parseldeki 1 nolu bağımsız bölümün de terekeye dahil edilmesi, yine mirasbırakan adına vekaleten davalı tarafından çekilen paranın davalıya yapılan kazandırma olarak dikkate alınmaması, bu hususları kapsar şekilde uzman bilirkişilerden hükme ve denetime elverişli rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir... '' gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile; mirasbırakanın ATK 4 üncü Dairesince hazırlanan 15.08.2011 tarihli rapor ile temlik tarihlerinde fiil ehliyetini haiz olduğunun belirlendiği, tenkis iddialarına yönelik, bozma kararına uyularak alınan bilirkişi raporları ile davacılara mirasbırakanın terekesinden saklı paydan fazla intikal olduğu ve saklı paylara el atılmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mirasbırakanın son dönemlerinde davalı ile birlikte yaşadığını, davalının mirasbırakan ile davacıların görüşmesine engel olduğunu ölümünü dahi sonradan duyduklarını, temlik tarihlerinde mirasbırakanın hasta olduğunu, bu durumun hastane kayıtları ile sabit olduğunu, Mahkemece Adli Tıp Kurumu raporuna göre karar verilmiş olsa da Yargıtay uygulamasında tıp fakültelerinden alınan raporların esas alındığını, bu hususun Mahkemece göz ardı edildiğini, tenkis hesaplamasına yönelik olarak alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kök rapora karşı yapılan itirazların değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muris muvazaası hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı, 561 inci, 564 üncü, 565 inci, 570 inci ve 706 ncı; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci ve 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ncı; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1926 doğumlu mirasbırakan ...’in 21.12.2004 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak asıl davanın davacıları olan kızları .... ve ... ile birleştirilen davada davacı oğlu ...’in ve dava dışı eşi ...’in kaldıkları, dava dışı ...’in 2006 yılında öldüğü, davalının ise mirasbırakanın oğlu davacı ...’in kızı olduğu, mirasbırakanın adına kayıtlı 1887 ada 13 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payından ¼ payını uhdesinde bırakarak geri kalan ¼ payını 18.12.2003 tarihinde bağış yolu ile davalı ...’ya devrettiği, yine mirasbırakanın adına kayıtlı 103 ada 12 parsel sayılı taşınmazdaki 3 nolu bağımsız bölümdeki ½ payını 17.09.2003 tarihinde davalıya bağışladığı anlaşılmaktadır.
2.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen Bakırköy 16. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 247,70'er TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl davanın davacıları ve birleştirilen davanın davacısından ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!