1. Hukuk Dairesi 2023/3941 E. , 2024/4377 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1251 E., 2023/1318 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/18 E., 2022/499 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; dava konusu 161 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde lokanta ve otel binası bulunduğunu, Türk Ekonomi Bankası'ndan kredi kullanımı söz konusu olduğundan borcu daha rahat ödeyebilmek adına davalı ...'ün eşi ile anlaşarak 650.000,00 TL karşılığında taşınmazın satımı konusunda anlaştıklarını, 28.11.2018 tarihinde satış işlemi gerçekleştiğini, bankaya borç için resmi senet düzenlendiğini, borç senedinin düzenlenmesi aşamasında satış işlemi yaptığını bilemediğini, davalının oyalayarak 14.12.2018 tarihinde Ekim, Kasım ve Aralık kredi ödemeleri için toplam 13.010,00 TL para verdiğini, bakiye miktar istediğinde ise davalı tarafın ödemeyeceğini söyleyerek bakiye borcunu ve kredileri ödemediğini, tüm uğraşılara ve konuşmalara rağmen ödeme yapmadığını, lokanta ve otel için ayrıca ecrimisil talep etme noktasına gelecek kadar kötü niyetli olduğunu, parasını istediğinde davalının eşi tarafından tehdit edildiğini ve suç duyurusunda bulunduğunu, karşı tarafın kötüniyeti nedeni ile hem borcunu ödeyemediğini hem de taşınmazlarını teslim etmek zorunda kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davanın haksız, yersiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu taşınmazı satın aldığını, davacının iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının otel binası ve lokanta olmak üzere iki ayrı işyeri işlettiğini, tacir konumunda olduğunu, basiretli olması gerektiğini, resmi satış senetlerine karşı tanık dinletilmesinin mümkün olmadığını, satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Kaldırma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesince; dava değerine ilişkin raporlar arasında çelişki bulunduğu, usulüne uygun olarak dava konusu payın değeri belirlenip bu değere göre noksan harcın tamamlanmadığı, belirlenecek dava değeri üzerinden yargılama sırasında usulünce yatırılmış yargı harcı tamamlanmadan yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 üncü maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eksik harcın tamamlandığı, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın davalıya devrinin haksız olduğunun iddia edildiği, ancak yine dava dilekçesinde 650.000,00 TL karşılığında bu taşınmazı satma konusunda anlaştıklarının ikrar edildiği, dinlenen tanıkların da yapılan satışın davacının paraya ihtiyacı olması nedeniyle gerçek satış olduğunu söyledikleri, davacı tarafından aksinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı ile borca istinaden 650.000,00 TL karşılığında anlaştığını, tapuda işlem yapıldıktan sonra sadece cüzi bir miktarın (13.010,00 TL) ödendiğini, geri kalan miktarın anında ödeneceği noktasında davalı ile anlaşıldığını, davacının davalıya, geri kalan bedelin ödenmesi için defalarca başvurduğunu, ancak davalının ödeme yapmamakta ısrarcı olduğunu, devrin gerçek bir satış olduğunu kabul etmemekle birlikte gerçek bir satış olsa dahi satışın temelinin davacının borcunu ödemek istemesi olduğunu, gerçek bir satış olduğu varsayılırsa, davacı ile davalının borca istinaden bankada resmi borç senedi yaptıklarını, bu senede ilişkin de davalının hiçbir ödemesi bulunmadığını, satış bedeli olan semenin halen ödenmediğini, ödeme yapıldığına dair ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, davacının hile ile edinilen tapu kaydının iptalini ve adına tescilini talep ettiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, delil olarak talep edilen savcılık soruşturma dosyalarının celp etmediğini, tanıklarının dinlenmediğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
F. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’un 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyip eksik inceleme ve yetersiz gerekçelendirme ile karar verildiğini bildirerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; aldatma (hile) hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6908 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 36/1 inci ve 39 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının, maliki olduğu 161 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki dava konusu 1 nolu bağımsız bölüm (1.+2.+3. kattaki işyeri - otel) ile 2 nolu bağımsız bölümün (4. kat işyeri - lokanta) 1/2'şer paylarını üzerinde bırakarak 1/2'şer paylarını 28.11.2018 tarihinde satış suretiyle davalıya devrettiği anlaşılmaktadır.
2. Bilindiği üzere; hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 36/1 inci (818 sayılı Borçlar Kanunu (BK) 28/1) maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.
Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.
3. Somut olaya gelince, Mahkemece yukarıdaki ilkeler göz önünde bulundurularak hüküm kurmaya elverişli bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleme olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, davacının bankaya olan borç için resmi senet düzenlendiğinden bahsettiği, dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı ve ön önceleme duruşmasından önce tanık ismi bildirdiği, davalı tarafın satış bedelini ödememesi nedeniyle parasını istediğinde tehdit edildiğini ve suç duyurusunda bulunduğunu belirtilerek delil olarak savcılık dosyasına da dayandığı, ne var ki, Mahkemece anılan hususlara ilişkin bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
4. Hal böyle olunca; yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması, davacının usulüne uygun olarak bildirilen tanığının dinlenmesi, taraflar arasında varsa şikayete konu savcılık dosyasının tespit edilerek getirtilmesi, toplanan ve toplanacak tüm deliller yeniden değerlendirilerek temlikin hile ile gerçekleşip gerçekleşmediğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!