WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2023/3924 E.  ,  2024/1504 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/1090 E., 2023/87 K.
HÜKÜM : Kısmen Kabul

Taraflar arasında görülen ihdasen tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda 8. Hukuk Dairesin'ce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili ... ilçesi ... köyü sınırları içinde köy arkası mevkiinde 370 ve 387 parsel numaralı gayrimenkullerin doğusu ile Ardali Harabesi yolunun kuzeybatısı arasında bulunan ve müvekkile babasından kalan toplam 90 dekarlık tarlanın 20 dekarlık kısmının müvekkili tarafından malik sıfatı ile ekilip biçildiğini, müvekkilin babası tarafından tarıma elverişli hale getirildiğini, babasınında zilliyet olduğu süre eklendiğinde tasarruf edilen sürenin 35 yıllık bir süre olduğunu, bu nedenlerle zamanaşımı şartlarının gerçekleşmesi nedeni ile taşınmazların müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili dilekçesinde özetle; dava konusu edilen yerin 35 yıldır eklemeli olarak zilyet bulunduğunu belirttiği köye kadastronun 1969 yılında geldiğini davacının talebinin tapulamadan önceki sebebe dayandırıldığını, 10 yıllık sürenin geçtiğini öne sürerek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.10.2011 tarihli 2005/454 Esas 2011/1040 Karar sayılı kararıyla; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile davanın kabulüne, (a) ile gösterilen 10.475,08 metrekarelik bölümün davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8.Hukuk Dairesi'nin 2013/674 Esas 2014/665 Karar sayılı kararıyla " Mahkemece yapılacak iş; onaylı 1/1.000 ve 1/5.000 ölçekli imar planları ile dava tarihine göre 20–30 yıl öncesine ait ve iki ayrı tarihte çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından getirtilerek dosya arasına konulması, yeniden yapılacak keşifte ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi veya fotoğrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle açıklanan hava fotoğrafları uygulanarak taşınmazın niteliğinin ve kullanım süresinin ne zaman başladığının belirlenmesine çalışılması, HMK'nın 290/2 nci maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip Mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nın 243, 244, 259 ve 290/2 nci maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK'nın 261 inci maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesi, beyanlarının ilmi esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerinin başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihinin ayrı ayrı belirlenmesi, 1/1.000 ve 1/5.000 ölçekli imar planlarının onay tarihlerine göre davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmesi" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1975 ve 1984 yıllarında dava konusu taşınmazın dava alanının (A) taşlık olmadığı, sürülü olduğu ve tarımsal faaliyetin başladığı ve komşu parsellerde de tarımsal faaliyetler yapıldığının gözlemlendiği; dava konusu yerde 1975 yılından beri zirai faaliyet yapılması nedeniyle dava tarihi olan 2005 yılına göre en geç 1985 yılı itibariyle bu yerin imar ve ihyasının tamamlandığı ve zirai faaliyet yapıldığı, hava fotoğraflarıyla belirlenen bu durumun mahalli bilirkişiler ve davacı tanığı beyanlarıyla da doğrulandığı, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyünde (... Mahallesi) bulunan eski 373 nolu taşınmazın güneyi ve 387 nolu taşınmazın doğu kısmında yer alan, paftasında Demirgirmez olarak tescil harici bırakılan taşınmazın (Toplulaştırma sonucu 145 ada 14 nolu parsel ve 145 ada 17 nolu parsel) fen bilirkişisinin 10.05.2022 tarihli raporu ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 6034,42 m2’lik bölümün davalı ... adına olan tapusunun iptaline, bu kısmın "tarla" vasfı ile Köprübaşı Köyünde (... Mahallesi) son adanın son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; davalılar Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı, ..., ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
.A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

.B. Temyiz Sebepleri
.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, Yargıtayın son bozmalarına uygun şekilde araştırma yapılmadığını, zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşmediğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakıldıktan sonra idari yoldan Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmazların tapu kaydının iptali ile tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Davacılar; Diyarbakır İli, .... İlçesi, ... Mahallesinde bulunan ve idari yoldan tescil edilen taşınmaz bölümleri hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır.

2. Mahkemece, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği için aranan şartların bulunduğu gerekçesiyle kabule karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; davacı adına senesizden tespit edilen taşınmazlara ilişkin araştırma usulüne uygun şekilde yapılmamış, öte yandan bozma öncesi ve bozma sonrasında alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları çelişmekte olup bozma öncesinde dinlenen mahalli bilirkişiler davacının uzun zamandır kullandığını, bozma sonrasında ise davacıya babasından kaldığını beyan ettikleri halde çekişmeli taşınmazların davacıya nasıl kaldığı tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmemiş, TAKBİS parsel sorgulama sayfası üzerinden yapılan sorgulamada dava konusu 722 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma işlemi nedeniyle 145 ada 14 ve 17 parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığı ve 145 ada 17 parsel sayılı taşınmazın dava dışı şahıs adına kayıtlı olduğu anlaşılmış, ancak bu hususta araştırma yapılmadan karar verilmiştir.

3. O halde Mahkemece, mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ile tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler ile tarafların tanıkları ayrı ayrı dinlenilip bu şahıslardan taşınmazların evveliyatında kime ait olduğu, kime nasıl intikal ettiği, davacının mirasbırakana ait olması halinde mirasbırakanın sağlığında taşınmazların paylaştırıp paylaştırmadığı veya öldükten sonra mirasçıları tarafından usulüne uygun şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise kime isabet ettiği, diğer mirasçılara ne verildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki oluştuğu taktirde yöntemine uygun şekilde giderilmeye çalışılmalı; keşif sırasında dava konusu edilen yer tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmeli; uzman bilirkişiden rapor alınarak dava konusu edilen kısımların toplulaştırma sonucu hangi ada ve parsel içinde kaldığı belirlenerek bu yeni duruma göre tapu kaydı iptal edilen taşınmazın ada ve parsel numarası belirtilerek infaza elverişli bir hüküm kurulmalıdır.

4. Bunun yanında, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların mirasbırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenerek Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır.

5.Kabule göre de, eldeki davanın tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu ve davalı Hazine aleyhine açılan bu dava kısmen kabul edildiğine göre, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, dava tescil davası gibi değerlendirilip harcın davacı üzerinde bırakılması da doğru değildir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,

Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,26.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.