WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2023/3825 E.  ,  2024/1578 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/855 E., 2022/1024 K.
HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin12.02.2021 tarih ve 2017/5559 Esas 2021/1132 Karar sayılı kararı ile esastan bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 113 ada 2 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tespit ve tescil edildiğini bu tescilin hatalı olduğunu ileri sürerek irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili yargılama sırasında, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Çankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.02.2016 tarih ve 2014/489 Esas 2016/75 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz talebinde bulunmuştur.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.02.2021 tarih ve 2017/5559 Esas 2021/1132 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu açıklanarak tespit tarihinden tarihten 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile komşu parsellere ait tespit tutanakları ve dayanak belgelerin getirtilmesi, yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeolog bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, taşınmaz imar ve ihyaya konu edilecek yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususları ile tespit tarihine kadar davacı yararına 3402 sayılı Yasa uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerektiği belirtilerek..." karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın davacının babasından kaldığı, mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu davacıya düştüğü, öncesinde babası ekim yapılarak kullanıldığı, babasının vefatından sonra da davacı tarafından kullanılmaya devam ettiği, bu durumun hava fotoğrafları ve mahalli bilirkişi ile tanık anlatımlarıyla desteklendiği, kadastro çalışmaları yapıldığı tarih itibariyle hava fotoğraflarında kullanım olmadığı şeklinde rapor tazmin edilmiş ise de 1953 ve 1990 yılları arasındaki kullanım süresi dikkate alındığında 20 yıllık zilyetlik şartının sağlandığı, 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17 inci maddeleri ile TMK nın 713 üncü maddesindeki şartların kadastronun geçtiği tarihe kadar davacı yönünden gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

D. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz talebinde bulunmuştur.

E. Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Hazine adına tapuda kayıtlı bir taşınmazın zilyetlikle mülkiyetinin kazanılamayacağını, mahkemece yapılan araştırma ve uygulamanın yetersiz olduğunu belirterek ve resen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

F. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu 14, 16, 17 ve 18 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 713/1 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Kadastro sonucu, Korgun ilçesi Maruf köyü çalışma alanında bulunan 113 ada 2 parsel sayılı 1.009,98 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın uygulanacağı davalar yönünden HUMK’nın 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 27.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.