1. Hukuk Dairesi 2023/3822 E. , 2024/3073 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/311 E., 2022/70 K.
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki kadastro çalışmalarında tespit harici bırakılan taşınmazın tapuya tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ..., ... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında yol olarak haritasında gösterilmek suretiyle tespit harici bırakılan taşınmazın aslında yol ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu kısmı eşinin Bünyamin Demir’den satın aldığını, eşinin ölümü üzerine de taşınmazın mirasçılara geçtiğini, mirasçılar arası yapılan taksim sonucu da kendisine verildiğini, bu kısım üzerinde 100 yılı aşkın süredir zilyetliğin devam ettiğini ileri sürerek, belirtilen bölümün adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Maliye Hazinesi vekili, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanıma elverişli olmadığını, yasanın aradığı şartların oluşup oluşmadığı için gerekli araştırmanın yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Avanos Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.05.2013 tarihli, 2012/283 Esas, 2013/141 Karar sayılı kararıyla, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro çalışmalarının 2003 yılında tamamlanıp 2004 yılında kesinleştiği, dava tarihine kadar geçen süre içinde hak arama yoluna başvurulmadığı, böylece dava makul sürede açılmadığı gibi tespit tarihinden itibaren 20 yıllık iktisap süresinin de dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.11.2014 tarihli ve 2014/10164 Esas, 2014/13159 Karar sayılı kararıyla; “... Ayni haklar yasal kısıtlama yok ise nitelikleri gereği her zaman ve herkese karşı ileri sürülebilir. Yasalarımızda hakkında tutanak düzenlenmeyen yerler hakkında kadastro öncesi nedenlere dayanarak dava açılmasını süre yönünden kısıtlayan bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacı da kadastrodan önceki nedene dayanarak dava açmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık sınırlama da, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlara ilişkindir. Hâl böyle olunca mahkemece davanın esasına girilip iddia ve savunma doğrultusunda inceleme ve araştırma yaparak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemesince Birinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Avanos Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli ve 2015/90 E. 2016/457 K. sayılı kararıyla; iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda kırmızı nokta ve (A) harfi ile gösterilen 204,50 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2019/2150 Esas, 2021/4694 Karar sayılı kararıyla; “...TMK'nın 713/4 üncü ve 5 inci fıkralarında davanın konusunun Mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunacağı, son ilândan başlayarak üç ay içinde zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkimin tescile karar vereceği düzenlenmiş olup, dosya kapsamından gereken yasal ilanların yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece anılan yasal düzenlemeler uyarınca yasal ilanlar yapılarak, üç aylık yasal ilan süresinin dolması beklenilmeli, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Avanos Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/311 E. 2022 / 70 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın 1977 yılından beri davacının mirasbırakanı ve varisleri tarafından kullanıldığı, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre taşınmazın bir bütün olarak kullanıldığı, belirtilen çıkmaz yolun oluşmadığı, dava tarihi itibariyle davacı yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.12.2015 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde kırmızı nokta ve (A) harfi ile gösterilen toplam 204,50 m2 ‘lik alanın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bozma gereklerinin yerine getirlmediğini, yargılama giderlerinden harcın Hazine’ye yükletilmesinin hatalı olduğunu, Hazine davada yasal hasım olduğundan aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro sırasında tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri.
HMK’nın 297 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.2003 yılında Nevşehir ili, Avanos ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz bölümü yol olarak tescil harici bırakılmıştır.
2.Temyizen incelenen karar, hükmüne uyulan bozma kararına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davanın açıklanan niteliği itibariyle davalılar yasal hasım konumunda olduğundan aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmesi hukuken mümkün olmadığı gözetilerek Mahkemece, yargılama gideri davacı üzerinde bırakılarak davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, yargılama giderinden yasal hasım konumunda bulunan davalıların sorumlu tutulması ve yasal hasım aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Ancak hükmün sadece davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda diğer davalının hükmü temyiz etmemesinin davacı yönünden usuli kazanılmış hak teşkil edeceği açık olup, bu durumun gözetilmesi gerekmektedir.
Kabule göre de, hükmün 5 inci bendinde her ne kadar davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği belirtilmiş ise de, hükmedilen vekalet ücretinin miktarı belirtilmemiş olup, bu durumda zaten bu yönden hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığı da anlaşılmaktadır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 4 üncü bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine 4 üncü bent olarak “ Davacı tarafça yapılan toplam 2.180,25 TL yargılama giderinin davalı ... Muhtarlığından alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün 5 inci bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun(HUMK) 438/7 inci maddesi gereğince hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin j bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Avonos Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!