WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2023/3465 E.  ,  2024/4181 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2258 E., 2023/246 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/230 E., 2021/464 K.

Taraflar arasında görülen tapu iptali tescil ve bedel istekli davada İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalılar vekili tarafından adli yardım istekli temyiz edilmekle; adli yardım isteği kabul edilerek kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davacının mirasbırakanı ...'nın eski 517 ve 995 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/2'şer payını davalılardan ...'ye, eski 470 ve 1381 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/2'şer payını da davalı ...'e mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek taşınmazların güncel tapu kayıtlarının iptali ile davacının miras payı oranında adına tesciline, dava dışı üçüncü kişilere devredilen taşınmazların bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, aşamada ıslah dilekçesi ile 85.237,50 TL’nin davalı ...’den, 192.729,80 TL’nin davalı ...’den satış tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davalıların ilkokulu bitirdikten sonra oto tamir işinde çalışmaya başladıklarını, sonrasında davalı ...'nin oto tamirciliği, davalı ...'in ise tır şöforlüğüne başladığını, davalıların elde ettikleri tüm kazançlarını aynı çatı altında yaşadıkları mirasbırakanlarına teslim ettiklerini, bu durumun anne ve babaları ölene edene kadar devam ettiğini, mirasbırakanın tüm sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının davalılar tarafından karşılandığını, mirasbırakanın belirli bir işinin ve sabit gelirinin bulunmadığını, taşınmazların devrinin bedelsiz olmadığını, malın bedelinin mutlaka para olmasının şart olmayıp belirli bir hizmet veya bir emek olabileceğinin kabul edildiğini, mirasbırakanın terekesinde çok sayıda taşınmaz olduğunu, davacının yıllar sonra dava açmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; mirasbırakanın dava konusu taşınmazları devretmesini gerektirir bir ihtiyacı olmadığı halde taşınmazlarını 5 çocuğundan erkek olan iki davalıya devrettiği, bu işlemin gerçekte bağışlama kastıyla yapıldığı, davacı ve dava dışı kız çocuklarından mal kaçırma kastıyla hareket ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davalılar adına kayıtlı (eski 1642 parsel) yeni 120 ada 22, (eski 1644 parsel) yeni 120 ada 24, (eski 995 parsel) yeni 114 ada 34 ve (eski 1381 parsel) yeni 114 ada 35 parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptal tescile; 1640, 117 ada 70, 117 ada 71 ve 117 ada 72 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacıların miras paylarına isabet eden değerin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazların bakım karşılığı devredildiği yönündeki savunmaları yönünden olumlu veya olumsuz değerlendirme yapılmadığını, kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, beyanları üstün tutulan davacı tanıklarının davacının iki oğlu ve eşi olduğu, bu tanıklardan davacının oğlu ...’nın devir yapıldığı tarihte 9 yaşında, diğer tanık oğlu ...’nın ise 6 yaşında olduğunu, devir yapıldığı tarihte mirasbırakanın 69 yaşında olduğunu, kendisi ve felçli olması nedeniyle devamlı bakıma ihtiyacı olan eşinin bakımıyla yakıdan ilgilenip kazançlarını babalarına veren, evlenmelerine rağmen aynı evde yaşamaya devam edip eşleriyle aynı bakımı devam ettiren davalılara bu hizmetleri karşılığında devir yapıldığını, mirasbırakanın 60 yaşından sonra çalışmadığı, 96 yaşında öldüğü, çalışmadığı yaklaşık 30 yıl boyunca eşi ve kendisinin geçiminin davalıların çalışmasıyla sağlandığı, 1981 yılında davacının miras payına mahsuben davacının eşi ...’ya 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazın devredildiğini ve davacının eşinin de bu taşınmazı 2011 yılında sattığını, bilirkişi raporunun emsal araştırması yapılmadan düzenlendiğini, gerekçeli kararda harç, mahkeme masrafları ve giderler yönünden her bir davalı ve payı yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılmadığını, ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; mirasbırakanın hayatta olduğu dönemde taşınmaz mallarını elinden çıkarmasını gerektirir bir ihtiyacı olmadığı, 3 kız ve 2 oğlunun bulunduğu, pamuk çavuşluğu yaptığı, davalıların ölene kadar mirasbırakan ile birlikte kaldıkları, davalıların tamircilik ve tır şoförlüğü yaptıkları, çalıştıkları, annenin bakıma ihtiyacı olduğu iddia edilmiş ise de ahlaki vazife dışında zahmet gerektirecek ağır hastalığının olmadığı, davacı ve diğer mirasçılara devredilen taşınmaz olmadığı, geride kalan 1/2 paylı tek taşınmazın devredilenlere göre düşük değerli olduğu, intikal eden taşınmazın davalılara devredilmesinin muvazaayı etkilemeyeceği, mirasbırakanın taşınmazlarını 5 çocuğundan erkek olan iki davalıya devrettiği, mirasbırakanın davacı ve dava dışı kız çocuklarından mal kaçırma kastıyla hareket ettiği gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali tescil ve bedel istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı; Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706 ncı, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237 nci ve Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddeleri,

24.05.2019 tarihli, 2017/8 Esas, 2019/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı

3. Değerlendirme
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’nın 09.02.2014 tarihinde öldüğü, geride 2017 yılında ölen eşi Sıdıka ile çocukları olan davacı ..., davalılar ... ve ... ile dava dışı ... ve ...’nin mirasçı olarak kaldığı, mirasbırakanın dava konusu 470 parseldeki 1/2 payının tamamını ve 1381 parsel sayılı taşınmazın tamamını davalı ...’e; 517 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payının ve 995 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payının tamamını davalı ...’ye 11.11.1993 tarihinde temlik ettiği, 470 parsel sayılı taşınmazın 10.10.2016 tarihinde ifraz edildiği ve ifraz sonucu 1640, 1644 ve 1642 parsellerin davalı ... adına tescil edildiği, 1640 parselin dava tarihinden önce davalı ... tarafından dava dışı 3. kişiye devredildiği, 517 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından 07.10.2010 tarihinde dava dışı 3. kişiye devredildiği, devirden sonra taşınmazın ifraz edilerek 117 ada 70, 117 ada 71 ve 117 ada 72 parsel sayılı taşınmazlara gittiği anlaşılmaktadır.

2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Hemen belirtmek gerekir ki, temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 24.05.2019 tarih, 2017/8 Esas, 2019/3 Karar sayılı kararı uyarınca dava dilekçesinde istenmiş olması şartıyla ıslah dilekçesinde arttırılan miktar bakımından ayrıca faiz talep edilmese dahi faize hükmedilmesi gerektiği belirtildiğinden dava konusu 1640, 117 ada 70, 117 ada 71 ve 117 ada 72 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacıların miras paylarına isabet eden değerin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalılar vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazı yerinde değildir.

4. Davalılar vekilinin hükmün ferilerine yönelik temyiz itirazına gelince;
Somut olayda; davalı ...’e devredilen taşınmazların keşfen saptanan dava tarihindeki değeri üzerinden davacının 1/5 olan miras payına isabet eden değerin 712.282,50 TL; davalı ...’ye devredilen taşınmazların keşfen saptanan dava tarihindeki değeri üzerinden davacının 1/5 olan miras payına isabet eden değerin 304.054,80 TL olduğu, pay oranında açılan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davada, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğuna göre her bir davalının kendisine temlik edilen taşınmazın değeri dikkate alınarak harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden ayrı ayrı sorumlu tutulması gerekirken, anılan kalemlerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru değildir.

Öte yandan harç kamu düzenine ilişkin olup temyiz edenin sıfatına bağlı olmaksızın Yargıtay tarafından re'sen incelenir. Eldeki davada her iki davalıya devredilen taşınmazların dava tarihindeki toplam değeri üzerinden davacının payına isabet eden değer 1.016.337,30 TL olmasına rağmen 960.475,00 TL üzerinden eksik harca hükmedilmesi de doğru değildir.

Ne var ki, anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekilinin hükmün esasına yönelik temyiz itirazının reddine,

2. Davalılar vekilinin hükmün ferilerine yönelik temyiz itirazının kabulüyle ve harç yönünden resen yapılan inceleme sonucunda; temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının 7. bendi hükümden tamamen çıkarılarak yerine 7. bent olarak "Karar tarihi itibariyle 712.282,50 TL dava değeri üzerinden alınması gereken 48.656,01 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 12.247,11 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 36.408,89 TL harcın davalı ...’den alınarak Hazine'ye irat kaydına ve 304.054,80 TL dava değeri üzerinden alınması gereken 20.769,98 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 5.209,98 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 15.560,00 TL harcın davalı ...’den alınarak Hazine'ye irat kaydına", hüküm fıkrasının 8. bendi hükümden tamamen çıkarılarak yerine 8. bent olarak "Davacı tarafından yapılan 3.439,60 TL yargılama gideri ile 17.457,09 TL peşin harçtan ibaret toplam 20.896,69 TL yargılama giderinin 14.645,08 TL’sinin davalı ...’den, 6.251,60 TL’sinin davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine," ve hükmün 9. bendi hükümden tamamen çıkarılarak yerine 9. bent olarak “Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı vekili için 45.605,81 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...’den, 19.467,93 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine,” cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.