1. Hukuk Dairesi 2023/3437 E. , 2024/1502 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/197 E., 2023/59 K.
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasında görülen kadastro harici bırakılan yerin tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Elazığ ili ... ilçesi ... Köyü hudutları dahilinde yaklaşık 4.250 m2 lik alan ve yine aynı yer ve mevkide tespit harici araziyle çevrili bulunan ve yaklaşık 15.403 m2 lik alanın kadastro esnasında tespit harici bırakıldığını, kimsenin adına tespit ve tescil görmediğini, bu taşınmazlara davacı müvekkilin 30 yıldan fazla bir süredir nizasız ve fasılasız sıfatı ile malik sıfatıyla malik olduğunu, taşınmazlar üzerinde yıllardan beridir tarım yaptığını ve bağ yetiştirdiğini öne sürerek adına tespit ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.12.2015 tarih ve 2011/185 Esas, 2015/283 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan ) 16. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2019 tarih ve 2016/7051 Esas 2019/1295 karar sayılı kararıyla; ''... dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait 3 ayrı dönemde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalı, daha sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, 1 jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişisi, 1 fen bilirkişisinin ve 1 jeoloji mühendisinin katılımı ile mahallinde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan; dava konusu taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar- ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; çekişmeli taşınmaz ve çevresinin yakın plan panoramik fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz sınırları kabaca işaretlettirilmeli, jeolog bilirkişiden dava konusu bölümlerinin dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı ve halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınmalı, komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazın bölümlerinin yönünü ne okuduğu belirlenmeli; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmaz bölümlerinin toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz bölümleri üzerindeki bitki örtüsünü ve taşınmaz bölümlerinin değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve niteliğini, taşınmazlarda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; teknik bilirkişiye ise keşfi takibe elverişli, dava konusu taşınmaz bölümlerini komşularıyla birlikte gösterir şekilde krokili rapor düzenlettirilmeli; zilyetlikle kazanma şartlarının davacılar lehine oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir...'' gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TMK'nın 713 üncü maddesine göre davacının davaya konu yerleri olağanüstü zamanaşımı ile kazandığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile ... ili Merkez ... Köyü ... mevkiinde bulunan fen bilirkişisi ..., Harita bilirkişisi ... ve Jeodezi Bilirkişisi ...'ın 01.11.2021 havele tarihli müşterek raporunun krokisinde (A) harfi ile gösterilen 16086.16 metrekarelik ve (B) harfi ile gösterilen 2726.44 metrekarelik yerlerin (A) harfi ile gösterilen taşınmazın tarla vasfı ile (B) harfi ile gösterilen taşınmazın bağ vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; 19.9.2011 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın 8-10 yıldır işlendiğinin belirtildiğini, 06.12.2014 tarihli ziraat bilirkişisi raporunda dava konusu arazinin %10-15 eğime sahip olduğunu, etrafının tespit dışı Hazine arazileriyle çevrili olduğunu ve üzerindeki bitki örtüsü itibarıyla 4-5 yaşlarında 1500 adet badem ağacının bulunduğunu, her şeyden önce ziraatçı bilirkişi raporundaki ifadelerin kendi içinde çelişik olduğunu belirtip davanın kabulüne karar verilmesinin hukuki dayanaktan, nesnel gerçeklikten açıkça uzak bir karar olduğunu öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro harici bırakılan yerin tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Davacı; Elazığ, Merkez, ... Köyü, tescil harici bırakılan taşınmaz bölümleri hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır.
2. Mahkemece kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği için aranan şartların bulunduğu gerekçesiyle kabule karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; taşınmazın imar kapsamında alınıp alınmadığı sorulmamış, bunun yanında davacı adına senesizden tespit edilen taşınmazlara ilişkin araştırma usulüne uygun şekilde yapılmamış, öte yandan bozma öncesi ve bozma sonrasında alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları çelişmekte olup bozma öncesinde dinlenen mahalli bilirkişiler davacının uzun zamandır kullandığını, bozma sonrasında ise davacıya babasından kaldığını beyan ettikleri, halde çekişmeli taşınmazların davacıya nasıl kaldığı tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmemiştir.
3. O halde Mahkemece, öncelikle taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığının Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ilgili İlçe Belediye Başkanlığından sorulmalı, daha sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ile tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler ile tarafların tanıkları ayrı ayrı dinlenilip bu şahıslardan taşınmazların evveliyatında kime ait olduğu, kime nasıl intikal ettiği, davacının mirasçılarına ait olması halinde mirasçıları tarafından usulüne uygun şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise kime isabet ettiği, diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve diğer mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, taşınmazların kim tarafından ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki oluştuğu taktirde yöntemine uygun şekilde giderilmeye çalışılmalı,
4. Bunun yanında, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların mirasbırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenerek, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı; toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin “j” bendi gereğince Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3. 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!