1. Hukuk Dairesi 2023/3385 E. , 2024/2047 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/647 E., 2022/243 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde bulunan ekli krokide gösterilen 100.000 m2'lik taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında taşlık ve tarıma uygunsuzluk sebebiyle tescil harici bırakıldığını, oysa taşınmaza emek ve masraf sarf ederek imar ihya edip 25 yılı aşkın zamandır kullandığını ileri sürerek taşınmazın adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Viranşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.12.2013 tarihli ve 2011/383 E. 2013/772 K. sayılı kararıyla; zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 100.000 m2 taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.09.2014 tarihli ve 2014/10209 E. 2014/10661 K. sayılı kararıyla: “...... ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesini davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre verilmeli, taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de komşu taşınmazların tespitine esas dayanak ve kayıtlar getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünü ne okuduğu saptanmadan, davacı kendi adına tescil talep ettiğine ve keşifte alınan beyanlarda davacı ve ailesinin zilyetliğinden bahsedildiğine göre, çekişmeli taşınmazın ailesinden davacıya ne şekilde intikal ettiği araştırılıp davacının aktif dava ehliyeti olup olmadığı netleştirilmeden hüküm kurulması da isabetsiz olduğu...” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Viranşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/1057 E. 2016/385 K. sayılı kararıyla; zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişi Hüseyin Uyanık’ın raporunda (A) harfi ile 100.000,00 m2 taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/10208 E. 2021/1258 K. sayılı kararıyla; "... yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Bir arazinin kullanım süresini, niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olup çekişmeli taşınmazların niteliğinin belirlenmesi amacıyla dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş en az 3 adet hava fotoğrafı üzerinde uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi eliyle inceleme yapılması gerekirken, harita mühendisi bilirkişisi tarafından tek hava fotoğrafı üzerinde ve taşınmazın niteliğine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, taşınmazların hava fotoğrafında işaretlenmesi ile sınırlı bir inceleme yapılmış ve Mahkemece bu şekilde yapılan inceleme neticesi hazırlanan rapor esas alınarak hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulamaz...." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, fen bilirkişisinin 14.12.2021 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 100.000 m2'lik kısmının davalı Hazine adına kayıtlı 97 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tesciline, diğer davalılar ... ve Şanlıurfa Belediyesi yönünden ise husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılıp yargılama sırasında ihdasen Hazine adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tapuya tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz bölümünün taşlık olarak tespit harici bırakıldığı, yargılama sırasında çekişmeli taşınmaz bölümünü de kapsayan 97 parsel sayılı taşınmazın 28.08.2014 tarihinde ham toprak vasfıyla Hazine adına ihdasen tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Mahkemece zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; bozma sonrası alınan kök jeodezi bilirkişi raporunda taşınmazın imar ihya işlemlerine 1984 yılında başlanıp 1992 yılında tamamlandığı bildirildiği halde, davacının itirazı üzerine aldırılan ek raporda hiçbir somut gerekçe içermeden 100 dönümlük taşınmazın imar ihya işlemlerine 1984 yılında başlanıp aynı yıl tamamlandığının belirtilmiş olması karşısında raporlar arasında da çelişkinin bulunduğu, diğer yandan bir kısım hava fotoğrafının rapora koyu siyah ya da bulanık şekilde kopyalandığından denetlenemediği, denetlenebilen hava fotoğraflarına ise çıplak gözle bakıldığında dahi taşınmazın bir kısmında imar-ihya olmadığının gözlemlendiği, yine ziraat mühendisi bilirkişi kurulu raporunun da somut verilere dayalı açıklama içermediği, Mahkemece yetersiz ve soyut bilirkişi raporlarıyla yetinilerek karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, mahallinde yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile daha önceki bilirkişilerden farklı seçilecek jeodezi-fotogrametri mühendisi bilirkişi, üç ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, ne şekilde imar-ihya edildiği ve hangi tarihte tamamlandığı hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı,
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmaz bölümünün evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, imar-ihya gerektiren yerlerden olması nedeniyle imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz bölümleri ile çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip üzerine taşınmaz bölümlerinin sınırlarının işaretlenilmesi istenilmeli,
Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle hava fotoğraflarının ait oldukları yıllara göre taşınmaz bölümünün niteliğini, imar-ihyaya ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirten, hava fotoğraflarının net ve denetlenebilir şekilde rapora taranması ve yıl yıl değerlendirilmesi suretiyle ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemesi istenilmeli,
Fen bilirkişisinden keşfi takibe ve denetlemeye elverişli, dava konusu taşınmaz bölümünü, komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor alınmalı, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!