WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2023/3354 E.  ,  2024/3946 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/458 E., 2022/590 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Ret-Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde bedel istekli davadan dolayı İlk Derece Mahkemesince asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, kararın asıl davada davalı/birleştirilen davada dahili davacı ... vekili ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dahili davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, dahili davacı ...’ın başvurusunun süreden reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davalı birleştirilen davada dahili davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairenin 24.03.2022 tarih, 2021/10430 Esas, 2022/2384 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş, karar asıl davada davacı/birleştirilen davada davalı ... ve asıl davada dahili davalı/birleştirilen davada dahili davacı ... vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı/birleştirilen davada davalı ...; 8 parsel sayılı taşınmazdaki 9 numaralı taşınmazı satın aldığını, eski malik olan davalıların tahliye ihtarnamesine rağmen taşınmazı boşaltmadıklarını ileri sürerek davalıların haksız müdahalesinin önlenmesi ile taşınmazın boş olarak teslimine karar verilmesini istemiş; birleştirilen dava yönünden ise kendisinin taşınmazı davacı ...’ten satın almadığını, davacının muhatabının satış işlemini vekil olarak yapan oğlu olduğunu, davacının iradesinin fesada uğratılmadığını belirterek birleştirilen davanın reddini istemiştir.

II. DAVALI
Asıl davada davalı/birleştirilen davada davacı ...; dava konusu 8 parsel sayılı taşınmazdaki 2387/4608 payı üzerine üç katlı bina yaptığını ve kullandığını, kredi kullanabilmesi ve taşınmaza ipotek tesis ettirebilmesi için oğlu ...’ı vekil tayin ettiğini ancak oğlunun taşınmazı davalı ...’a temlik ettiğini, onun da kısa süre sonra taşınmazı kardeşi ...’a temlik ettiğini, bu durumu asıl dava ile öğrendiğini, 73 yaşında olduğunu, vekaletnamenin gerçek iradesini yansıtmadığını, vekaletname için doktor raporu alınmadığını, satış yetkisi vermediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde bedele karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları ... ve ... davaya devam etmişlerdir.

Birleştirilen davada davalı ...; iddiann doğru olmadığı belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2019 tarih, 2009/751 Esas, 2019/537 Karar sayılı kararı ile; asıl davanın HMK’nın 150 inci maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, birleştirilen davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacı ... mirasçıları ... ve ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarihli 2021/1012 Esas ve 2021/1166 Karar sayılı kararı ile; vekil ...'ın vekaleti davacıdan hile ve hatasından yararlanmak suretiyle aldığına dair dosyada olgu olmadığı, davacı ...'ın süresinden sonra sunduğu istinaf dilekçesindeki beyanından da vekaletnamenin iradi olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, uyuşmazlık konusu işlemin resmi memur huzurunda yapıldığı, davalıların davacıya karşı dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla yapılan ceza yargılaması sonucunda da davalıların beraat ettikleri, buna göre davacının irade sakatlığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı, birleştirilen davanın reddine dair karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle birleştirilen davada dahili davacı ... vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, birleştirilen davada dahili davacı ...’ın istinaf başvurusunun ise süreden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda dahili davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Bozma Kararı
Dairenin 24.03.2022 tarih, 2021/10430 Esas, 2022/2384 Karar sayılı kararı ile; mirasbırakan Adalet’in terekesinin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, mirasçılardan birinin temyizinin diğer mirasçılarına da sirayet edeceği, birleştirilen davanın davalılarının dolandırıcılık suçundan beraatlarına karar verilmişse de, tefecilik suçundan davalı ...’ın mahkûmiyetine, davalı ... yönünden ise zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verildiği davaya konu taşınmazların ...’ın borcu için davalılara devredildiği, davacı ...’in davalılara herhangi bir borcu bulunmadığı hususunun ceza dosyası ve eldeki dosya kapsamı ile sabit olduğu, davacı ...’in vekilin borcu için taşınmazının davalılara temlik edilmesi yönünde bir iradesinin bulunmadığı, vekil tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı anlaşıldığından birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar
Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen davada davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde asıl davada dahili davalı/birleştirilen davada dahili davacı ... vekili ve asıl davada davacı/birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Asıl davada dahili davalı/birleştirilen davada dahili davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklı işlemin temelinde ...'nun da haksız eylemlerinin bulunduğunu, anılan davalı yönünden husumet yokluğundan ret karar verilmesinin doğru olmadığını, vekalet ücretinin ise “davalı ... Bayramoğlun'dan alınarak kendisini vekil ile temsil eden ...'a ödenmesi" şeklinde hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

Asıl davada davacı/birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden dava konusu taşınmazın halen asıl davada davalıların kullanımında olduğunu ve asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, birleştirilen davada davacının dava konusu devirden bir zararı var ise bu zararı oğlu ...’dan talep etmesi gerektiğini, taşınmazın 150.000 TL bedelle satın alındığını, davacı tarafın iddiasını kanıtlayamadığını, davalının iyiniyetli olduğunu ve iktisabının korunması gerektiğini, vekil ... ile diğer davalı ... arasında gerçekleşen işlemlerden davalı ...’ın sorumlu tutulamayacağını, kaldı ki davalının dolandırıcılık suçundan beraat ettiğini, vekil ...’ın daha önce taşınmazdaki 247/1152 payı dava dışı bir kişiye temlik ettiğini, bu durumda davacının vekaletname düzenlemesinin iradi olduğunun anlaşıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava el atmanın önlenmesi; birleştirilen dava vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı TBK'nın 74 üncü, 504/1 inci ve 506 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; birleştirilen davada davacı asıl davada davalı ...’in 17.12.2007 tarihinde 17493 yevmiye nolu, satış yetkisi içeren vekaletname ile oğlu ...’ı vekil tayin ettiği, ...’ın dava konusu 174 ada 8 parseldeki davacı ...’e ait 2387/4608 payın tamamını 26.12.2007 tarihinde birleştirilen davada davalı ...’a devrettiği, ayrıca anılan taşınmazdaki kendisi ve kardeşi ... adına kayıtlı payları da 14.01.2008 tarihinde davalı ...’a temlik ettiği, davalı ...’ın taşınmazdaki 35/384 payı tekrar davacı ...’e devrettiği, Adelet’in 06.02.2008 tarihinde 1647 yevmiye nolu vekaletname ile ...’ı 174 ada 8 parsele ilişkin satış vs. işlemlerin yapılması için tekrar vekil tayin ettiği, ...’ın anılan vekaletname ile taşınmazdaki 35/384 payı davalı ...’a devrettiği, sonuç olarak ...’ın taşınmazdaki payının 905/1152 (3620/4608) olduğu ve bu payın tamamını 12.02.2008 tarihinde asıl davada davacı birleştirilen davada davalı olan kardeşi ...’a temlik ettiği, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/148 Esas ve 2012/53 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı, müştekiler Adalet ve ...’a yönelik eylemin sanıklar ..., ... ve ... tarafından yürütülen tefecilik suçunun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile birleştirilen davada davalı ... ve asıl davada davacı birleştirilen davada davalı ...’ın dolandırıcılık suçundan beraâtlarine, tefecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08.01.2014 tarih, 2013/15890 Esas, 2014/21 Karar sayılı kararı ile tefecilik suçu yönünden kararın doğru olduğu ancak zincirleme suça ilişkin TCK’nın 43 üncü maddesinin uygulanmamasının hatalı olduğu gerekçesi ile bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ... yönünden hakkındaki yakalama kararı infaz edilemediğinden dosyanın tefrikine; ... yönünden tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.10.2021 tarih, 2020/9093 Esas, 2021/ 15342 Karar sayılı kararı ile onandığı, ... yönünden tefrik edilen davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, bu hükmün de Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 31.05.2022 tarih, 2021/22948 Esas, 2022/8222 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.

2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Hemen belirtmek gerekir ki; el atmanın önlenmesi istekli asıl dava, davacı ... tarafından açılmış ve İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2019 tarihli kararı ile asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu karar asıl davada davacı ... tarafından istinaf edilmemiş olup asıl davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kesinleştiği gözetildiğinde asıl davada davacı ... vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazı yerinde değildir.

4. Asıl davada davacı/birleştirilen davada davalı ...’ın birleştirilen davaya yönelik temyiz itirazına gelince;

Birleştirilen dava, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası ile ... ve ...’a husumet yöneltilerek davacı ... tarafından açılmış ve dava konusu 174 ada 8 parselde davacı ... adına kayıtlı payın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi talep edilmiş olup İlk Derece Mahkemesince vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ancak iptal tescile karar verilirken, dava konusu edilmediği halde dahili davacılar ... ve ... adına kayıtlı olup ... tarafından 14.01.2008 tarihinde davalı ...’a temlik edilen toplam 274/1024 payın da hatalı olarak dahili davacılar adına tesciline karar verilmiştir.

5. Asıl davada dahili davalı/birleştirilen davada dahili davacı ...’in temyiz itirazlarına gelince;
Yukarıda açıklandığı üzere davalılar ... ve ... ile dava dışı babaları ...’un sanık olarak yer aldıkları ceza davasında, eldeki davaya konu olay yönünden tefecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği; her ne kadar davalı ... yönünden yakalama kararı infaz edilemediğinden daha sonra zamanaşımından düşme kararı verilmiş ise de ceza dosyasındaki saptanan olgular ile eldeki davadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, davalılar ... ve ...’ın el ve işbirliği içerisinde davacıyı zararlandırdıkları açık olup davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken husumetten ret kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı ...’in ölümü üzerine mirasçıları olan ... ve ... davaya dahil olmuşlar ve dahili davacılardan sadece ... kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olmasına rağmen bu husus göz ardı edilerek birleştirilen davada davacı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin tüm davacılara ödenmesine karar verilmesi de doğru değildir.

6. Hal böyle olunca, birleştirilen davada davacı ... adına olup vekaleten temlik edilen dava konusu taşınmazdaki 2387/4608 pay yönünden iptal-tescile ve davalı ... yönünden de birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi, birleştirilen davada sadece dahili davacı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazının reddine,

2. Asıl davada davacı/birleştirilen davada davalı ... ile asıl davada dahili davalı/birleştirilen davada dahili davacı ... vekillerinin birleştirilen davaya yönelik temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.